İzBB Emekçileri Toplu Sözleşme Hakları ve İnsanca Yaşayacak Ücret Talepleri İçin 3 Gündür Direnişte



İzBB’de çalışan emekçiler önceki sözleşmeden doğan haklarının gasbedilmesi ve şimdiki sözleşme görüşmelerinde sefalet dayatılmasına karşı başlattıkları eylemleri 3’üncü günde de sürdürüyor


İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İzBB) emekçi memurların toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde dayatılan sefaleti reddederek başlattıkları eylemler 3’üncü gününde devam ediyor. İzBB’nin henüz yeni bir sözleşme imzalanmadan önceki sözleşmeyi hiçe sayarak sosyal denge tazminatını 14 binden üst sınır olarak belirlenen 8 bin liraya çekmesine karşı başlayan direniş kapsamında önceki gün 2 saatlik iş bırakma eylemi yapılırken, dün de İzBB’de örgütlü tüm sendikaların katılımıyla gün boyu greve gidilmişti. Her iki günde de emekçilerin karşısına polis çıkarılmıştı.

Bu gelişmelerin ardından İzBB Başkanı Cemil Tugay’ın yaptığı saldırgan açıklamalar üzerine emekçiler bugün de belediyenin 1 Nolu Holü önünde toplanarak eylemlerini sürdürdüler. Açıklama yapacağını duyuran emekçiler, belediye binasına girerek sloganlarla holleri dolaştı, diğer çalışanları da eyleme çağırdılar.

Hollerde sloganlarla yürüyen emekçiler, üst katta Genel Sekreter Barış Karcı’nın odasının önüne geldiler. Barış Karcı TİS masasındaki muhatap olan KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen İzmir 1 Nolu Şube ve diğer sendikaların yöneticilerinden bir heyetle görüşme gerçekleştirdi.

Hollerde sloganlarla dolaşan emekçiler, Cemil Tugay’ın saldırgan açıklamasına karşı “bir grup memur” olmadıklarını işyerinde örgütlü diğer sendikalarla birlikte çektikleri halaylarla ifade ettiler.

“Cemil Tugay AKP diliyle konuşmakta”

Cemil Tugay’ın saldırgan açıklamasına karşı Tüm Bel-Sen bir açıklama yaparak Tugay’ın “AKP iktidarının antidemokratik yasalarının arkasına sığındığını” belirtti. Tüm Bel-Sen yapılan kesintinin hukuksuz olduğunu, yeni sözleşme yapılmadan önceki sözleşmenin hükümlerinin bağlayıcı olduğunu hatırlattı.

Tugay’ın ‘İş bırakarak eylemlere katılan emekçileri tespit ediyoruz. Haklarında gereken soruşturma ve işlemleri yapacağız’ sözlerine de değinen Tüm Bel-Sen, yine Tugay’ın ‘demokratik hak arayışı eylemlerine saygı duyuyorum’ sözleriyle çeliştiğini belirtti. Tüm Bel-Sen’in açıklaması şöyle:

Cemil Tugay, bir yandan partilerinin grevli toplu sözleşme mücadelesinin yanında olduğunu ifade etmekte bir yandan ise 4688 sayılı yasanın ve AKP iktidarının antidemokratik yasalarının arkasına sığınmakta, en hafif tabiriyle AKP diliyle konuşmaktadır.

Dünkü eylemlerden sonra yaşanan son gelişme ise bir önceki belediye başkanı Tunç Soyer ile sendikamız arasında imzalanan ve 01.01.2024 ile 31.03.2024 tarihleri arasındaki sözleşmede yer alan kazanılmış haklarımızı uygulamama adımı olmuştur. Bu adımla bayram öncesinde Cemil Tugay tarafından emekçilerin 7.000 TL dolayındaki ücretine haksız ve hukuksuz biçimde el konmuştur.

Oysa sözleşmemizin 6-b) hükmü “Yasalardan doğan haklara ek olarak, bu Toplu İş Sözleşmede yer alan hükümler, sözleşmeden yararlanan çalışanlar yönünden Sözleşmenin yürürlük süresinin başlangıcından itibaren, yeni bir Sözleşme yapılıncaya kadar hüküm doğurmaya devam eder.” ile 8-c) “Yeni sözleşme imzalanıncaya kadar, eski sözleşme hükümleri geçerlidir.” demektedir.

Esasen bu tutum; hukuka aykırı hareket etmek ve imzalı bir sözleşmeyi uygulamayarak suç işlemektir.

Dün yaşanan eylem için yaptığı değerlendirmede Tugay, binlerce kamu emekçisine ‘küçük bir fevri grup’ diyerek hem matematik bilmediğini hem de belediye çalışanlarını ve örgütlülüklerini ne kadar tanımadığını ortaya koymuştur.

Bu sözler ile binlerce emekçiyi kriminalize etmeye çalışarak, hem emekçilere hem de İzmir kamuoyuna yanlış bilgi vermiş ve antidemokratik tutumunu ortaya koymuştur.

Bu antidemokratik tutum, ‘İş bırakarak eylemlere katılan emekçileri tespit ediyoruz. Haklarında gereken soruşturma ve işlemleri yapacağız’ söylemi ile devam etmiştir. Bu söylem emekçilerin anayasal hak ve özgürlüklerinden bihaber olduğunu ortaya koymakta ve ‘demokratik hak arayışı eylemlerine saygı duyuyorum’ söylemini boşa düşürmektedir.

Buradan kendisini ve iş yerlerinde isim toplayarak suç işleyen bürokratlarını bir kez daha uyarıyoruz! Sakın ha sakın anayasal haklarımızı kullanan emekçiler hakkında soruşturma açarak ‘Anayasa suçu’ işlemeyin! Aksi halde hali hazırda zaten bozmuş olduğunuz iş barışını tamamen ortadan kaldırırsınız. Bu belediyede çalışacak kimseyi de bulamaz, bürokratlarınızla kafa kafaya verip biz ne yaptık diye kara kara düşünürsünüz!

Bir yandan işçilerin, kamu emekçilerinin ve emeklilerin açlık sınırı ve yoksulluk sınır altındaki ücretleri için AKP hükümetini ve Temmuz zamlarını işaret eden Tugay ve partisi CHP, öte yandan ise AKP diliyle bayram öncesi emekçilerin cebine el uzatmış emekçilerin hali hazırda enflasyon karşısında erimiş olan ücretlerine bir darbe de kendisi vurmuştur