Zehra Çaldağ
Bir şeyin adını değiştirmeye çalışınca gerçeklerin üzerini örtebileceklerine sanıyorlar. Ülkede o kadar can yakıcı ekonomik-siyasi sorunlar varken son aylarda devlet eliyle hortlatılan ve sokak köpeklerine karşı adeta bir savaş ilan edilip “uyutma” adı altında katliam yasasını Meclis’e getirme telaşındalar.
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, Temmuz’da Meclis tatile girmeden sunulması beklenen kanun teklifiyle ilgili CNN Türk yayınında konuya ilişkin açıklamada şunları söyledi: “Uyutulma olmak zorunda. 5996 sayılı veterinerlik hizmetleri kanunu ile toplumsal risk taşıyan, kuduz riski taşıyan, hastalıklı ve sahiplendirilme imkanı olmayan, beslenme zorluğu çeken hayvanlarımız var. Dolayısıyla barınaktaki diğer hayvanların da sağlığını korumak zorundasınız.” Güler, “öldürme” seçeneğinin yasada “ötenazi” olarak geçeceğini söyledi.
Bu açıklamayı yaparken toplumun çeşitli kesimleriyle iletişim halinde olduklarını ve sanki toplumun böyle bir talebi varmış gibi bir algıyla kendilerini haklı çıkarmaya çalıştı. Ancak kendilerinin iletişim halinde olduğu ya da sokak köpeklerinin katledilmesini isteyenlerin halk olduğunu söylemeye çalışıyor. Gerçek böyle değil!
Üzerlerine düşen yasal görev ve sorumluluğu yerine getirmedikleri için 5199 Sayılı Kanun’un 6. Maddesi’ni hiç telaffuz etmiyorlar ki. Oysa 6. Madde “AŞILA, KISIRLAŞTIR, YERİNDE YAŞAT” der ve belediyelerin görev ve sorumluluğundadır. Devlet ve kamu kurumları ise bunun denetlenmesiyle yükümlüdür. Hayvan hakları savunucularının sürekli dile getirdikleri, 2004 yılından beri 5199’un 6. Maddesi’nin gereklerinin yerine getirilmesinin bırakıldığıdır!
Köpek ticaretinin alıp başını gittiği, kısırlaştırma ve aşılamanın yapılmadığı, üremenin durdurulmadığı ve merdiven altı birçok yerin bu işle uğraştığı da beslemenin yetersiz olduğu da herkesçe bilinmektedir.
Geçenlerde Urfa’da kuduz salgını var denilerek çığırtkanlık yapanlar karantina bile uygulamadılar, hayvanseverler gidip kendi gözleriyle gördüler. Kuduz öyle durup dururken olabilecek bir şey de değil. Çünkü sokak köpeklerinin belli dönemlerde belediyeler tarafından kuduz riskine karşı aşılama yapılması gerekmektedir. Kendi sorumluluklarınızı yerine getirmeyip bütün sorumluluğu ağzı, dili olmayan sokak köpeklerine yükleyemezsiniz. Kuduz riski ihtimali ile hiç bir hayvanı öldüremezsiniz, ancak ve ancak aşılamak zorundasınız! Urfa’da kuduz riski ya da vakası var diye çığırtkanlık yaptınız ancak akabinde hayvan katliamının yoğun yaşandığı “Kurban Bayramı” hiç sorunsuz yaşandı!
Sokak köpeklerini katletmeyi sessiz sedasız yapmak isteyen katliamcı zihniyet bunu UYUTMA adı altında gerçekleştirmek istiyor. Kimse köpeklerin akıbetini, barınakların vahametini sormasın, sorgulamasın istiyorlar fakat nafile! Birçok ilde olduğu gibi Ankara-Sakarya Caddesi’nde de 27 gündür süren eylem ve direniş, bir gerçeği anlatma devam ediyor.
Katliamın adını “Uyutma” diye lanse edince gerçekler, katliam gerçekliği değişmiyor, değişmeyecek! Çünkü doğaya, insana, hayvana, LGBTİ+ bireylere, farklı etnik kimliklere, inanışlara, kültürlere düşman zihniyet sokak hayvanlarına ve özellikle sokak köpeklerine karşı başlattığı düşmanca savaşımda adına ne derse desin bir köpek kırımı, katliamı yapmayı hedeflediğinin üstünü örtemeyecek, buna izin verilmeyecek.
Bakan yaptığı açıklamada ‘bunun adı UYUTULMA olmalıdır’ derken öte yandan da yasada öldürmenin ÖTENAZİ olarak geçeceğini belirtiyor.
Ötenazi bireysel bir karardır, kişinin kendi talebidir; ötenazi sağlığı artık iyice bozulmuş ya da yaşamına belli sebeplerden kaynaklı son vermek isteyen kişilerin kendi isteğiyle uygulanan yaşamına son verme biçimidir.
Şimdi siz katliamın adını UYUTMA diye güzelleyeceksiniz, yasada da Ötenazi olarak geçireceksiniz. Türkiye’de Ötenazi uygulaması mı var?!. Demek insanlara uygulanması yasal olmayan ötenaziyi hayvanlara uygulamaya kalkışacaksınız. Peki hangi hayvan ötenazi istiyorum diye beyanda bulanabilir? Güldürmeyin insanı…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!