İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Artvin Hopa Cankurtaran’da ormanlarına yağmacıları sokmak istemedikleri için katledilen Reşit Kibar ve bu mücadelede tutuklanan, baskıya uğrayan arkadaşlarına adadığı Eylül 2024 iş cinayetleri raporunu açıkladı.
Fernas Madencilik, Polonez Gıda, Akcanlar Tekstil, As Plastik, Elba Bant, Eker Süt, Befesa Silvermet, Mersen, Özel Sektör Öğretmenleri, Belediye İşçileri, TELUS İnternational, Bekaert, Tarkett Zemin Kaplama, Yemeksepeti, UNTD İnşaat, MKB Rondo, Yolbulan Metal, Tolsa, Lezita, Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanları ve Türkiye’nin dört bir yanında isimleri sayılamayan işçi direnişlerinin selamlanmasıyla başlayan raporun girişinde kritik aşamada bulunan Polonez ve Fernas direnişlerinin tarihsel anlamına dikkat çekildi.
Fernas ve Polonez…
Raporda Fernas ve Polonez direnişlerine dair şunlar ifade edildi:
İkisinde de işyeri önünden TBMM’ye, Kaymakamlık’tan tedarikçilere uzanan yelpazede yapılan eylemler polis veya jandarma şiddetiyle karşılaştı. Belli bir süreç geçti ama işçiler ilk günkü gibi kararlı duruşlarından vazgeçmedi. Bu iki direnişte de temel talepler belli: Sendikal örgütlenmenin tanınması, ücretlerin insanca yaşanılabilir bir düzeye yükseltilmesi ve İSİG önlemlerinin alınması. Bizlere düşen görev de bu direnişlerin sesini yükseltmek. Unutmayalım, Fernas ve Polonez’de kazanırsak diğer direnişleri de kazanırız, Türkiye işçi sınıfı kazanır…
2023 yılı SGK iş kazası istatistikleri açıklandı
SGK’nın 10 yıl sonra 4 Eylül’de iş cinayetlerine ilişkin veriler açıkladığı hatırlatılan raporda, bu verilere göre 2023 yılında 1972 işçi hayatını kaybettiğinin kaydedildiğine işaret edildi. İSİG’in ölen işçi sayısını şişirdiğini söyleyenlere gönderme yapılan raporda SGK verilerinin İSİG’in açıkladığı verilerden daha yüksek bir rakama tekabül ettiği vurgulandı:
2023 yılı için açıkladığımız 1932 iş cinayetinin üzerinde bir işçi ölüm sayısı açıkladı. Yıllardır İSİG Meclisi olarak açıkladığımız iş cinayeti raporlarında ölen işçi sayısının “şişirme” olduğunu iddia edenler bakalım şimdi ne diyecek?
Diğer yandan raporumuzda “en az” ibaresini kullanıyorduk. Zira açıkladığımız ölümler elimizdeki kısıtlı imkanlarla ulaşabildiklerimiz. Fabrikalardaki ve inşaatlardaki ölümlerde eksik kaldığımızı, ölüm bilgilerine ulaşamadığımızı belirtiyorduk. SGK istatistiklerine baktığımızda bu tespitimizin doğru olduğunu ve özellikle sanayi işkollarında çok daha fazla ölüm meydana geldiğini gördük. Diğer yandan SGK istatistiklerinde çocuk, kadın, göçmen işçi ölümlerinin daha az olduğunu, 6 ölüm dışında kendi nam ve hesabına çalışanların (çiftçi ve esnaf) yer almadığını ve zaten kayıtdışı ölümlere yer verilmediğini de gördük.
Bu değerlendirmeleri 9 Ekim Çarşamba günü saat 19.00’da İstanbul Tabip Odası ve TMMOB İstanbul İKK ile birlikte yapacağımız etkinlikte değerlendireceğiz. Benzer etkinlikleri Ankara, Kocaeli, Gebze gibi birçok bölgede yapacağız.
Oba Makarna’daki patlamaya dair sorular
15 Eylül’de Sakarya Hendek’te kurulu Oba Makarna fabrikasında değirmen bölümünde meydana gelen patlamada 27 yaşındaki işçi Mesut Şimay hayatını kaybetti, 6’sı ağır 30 işçi yaralandı. İSİG Meclisi raporunda patlamanın olası bir toz (buğday unu) patlaması olduğu belirtilerek şu sorular yöneltildi:
• “Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik” yükümlülüklerini yerine getirmiş midir?
• Haziran ayında ‘kanlık denetimlerinde bu patlamaya sebep olabilecek eksiklikler tespit edilebilmiş midir?
• Eğer edildiyse işletmenin faaliyetleri neden durdurulmamıştır?
• Oba Makarna’da neden tam zamanlı bir iş güvenliği uzmanı istihdam edilmemiş, bunun yerine bir ortak sağlık ve güvenlik biriminden (OSGB) yarı zamanlı hizmet alımına gidilmiştir?
• Geçen sene TMO’nun buğday silolarında meydana gelen patlama sonrasında benzer riskleri taşıyan işletmeler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından titizlikle incelense ve eksiklikleri giderene kadar faaliyetlerine izin verilmese bu patlama meydana gelir miydi?
Çocuk işçiliğe karşı mücadeleye
Türkiye sanayisinin dünya pazarlarında, özellikle AB pazarında, var olmasının yegâne yolunun ucuz (hatta MESEM ile bedava) işgücü ihracı olduğu, bu nedenle “kullan-at işçilik” halini alan çocuk işçiliğin varlığının elzem olduğu kaydedilen raporda çocuk işçi ölümlerine dair şunlar belirtildi:
2023-2024 eğitim öğretim döneminde en az 66 çocuk işçi hayatını kaybetti. Gördüğümüz en temel değişim çocuk işçi ölümlerinde ağırlığın kırlardan kentlere doğru kaymasıdır. Kırsal yoksulluğun devam etmesine rağmen çocuk işçi ölümlerinin kentlere kaymasının bazı nedenleri var. Zira kırsal yoksulluk bitmediği gibi derinleşerek devam ediyor. Ne var ki, kentsel yoksulluğun derinleşmesi, özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçilik ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşımış durumda.
Tarım işçisi çocuklar tamamen sosyal hayattan dışlandığı ve yerleşim merkezleri dışında hem yaşadıkları hem çalıştıkları alanda çevrelendiklerinden ötürü ölümleri devlet ve sermaye tarafından “görünmez” kılınıyordu. Oysa çocuk işçiler artık her yerde, kentlerin merkezinde, AVM’lerde, sokakta, şantiyelerde, sanayide ve OSB’lerde. Her ailede veya sülalede bir çocuk çalışıyor, her sokakta tanıdık bir çalışan çocuk var. Üretimden gelen bu gerçeklik çocuk işçiliği “görünür” kılıyor ancak çocuk işçilik; eğitim, öğrenim, yetişecek eleman argümanlarıyla “meşrulaştırılmaya çalışılıyor” ve ölümler maskeleniyor.
Eylül ayında en az 152 iş cinayeti
Yüzde 80’ini ulusal basından; yüzde 20’sini ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrenilen bilgilere dayanılarak tespit edildiği kadarıyla Eylül ayında en az 152, yılın ilk dokuz ayında en az 1371 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
2024 yılının ilk dokuz ayında iş cinayetlerinin aylara göre (güncellenmiş) dağılımı şöyle:
Ocak ayında en az 161 işçi,
Şubat ayında en az 149 işçi,
Mart ayında en az 124 işçi,
Nisan ayında en az 165 işçi,
Mayıs ayında en az 142 işçi,
Haziran ayında en az 138 işçi,
Temmuz ayında en az 148 işçi,
Ağustos ayında en az 192 işçi,
Eylül ayında en az 152 işçi hayatını kaybetti…
Eylül ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
İnşaat, Yol işkolunda 42 işçi; Tarım, Orman işkolunda 33 emekçi (18 işçi ve 15 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 23 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 8 işçi; Madencilik işkolunda 7 işçi; Metal işkolunda 7 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 6 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 6 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 4 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 4 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 2 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 2 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 6 işçi hayatını kaybetti…
• İş cinayetlerine sektörel olarak bakarsak sanayide 45 işçi, inşaatta 42 işçi, tarımda 33 işçi ve hizmette 32 işçi hayatını kaybetti…
• Ölümlerin temel nedeni güvencesiz çalıştırmanın yatay olarak bütün işkollarını kesmesi. Diğer yandan ölen işçilerden tespit edebildiğimiz kadarıyla 2’si sendika üyesi, 150’si sendika üyesi değil.
Eylül ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 35 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 30 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 26 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 15 işçi; Şiddet nedeniyle 12 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 7 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 4 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 4 işçi; İntihar nedeniyle 4 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 2 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 1 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 12 işçi hayatını kaybetti…
• Taşımacılıkta temel ölüm nedeni trafik kazası. Bu ay tarım işçilerinin de servis kazalarını ekleyince trafik ve servis kazaları nedenli ölümler ilk sırada.
• Ezilme ve göçükler en fazla inşaat, tarım ve metal işkollarında meydana geldi.
• Yüksekten düşmelerin yüzde 85’i inşaatlarda diğer ölümler sanayide meydana geldi.
Eylül ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:
14 yaş ve altı 1 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 2 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 29 işçi,
30-49 yaş arası 65 işçi,
50-64 yaş arası 40 işçi,
65 yaş ve üstü 8 işçi,
Yaşını bilmeyen 7 işçi hayatını kaybetti…
• Eylül ayında üç çocuk işçinin ölümüyle beraber bu yılın ilk dokuz ayında ölen çocuk işçi sayısı 57’ye ulaştı.
• Emekli maaşlarının yetmemesi, EYT ve emeklilikte adalet tartışmaları devam ederken 50 yaş ve üstü ölen işçilerin sayısı en az 61. Yani Eylül ayında ölen her üç işçiden biri emekli/emeklilik çağında/yaşlı.
Raporun tamamına BURADAN ulaşabilirsiniz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!