Devlet Görmezden Gelmiş, Bebekler Katledilmiş!



Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yalanı, olayın yıllar öncesine dayandığını ve bizzat devlet tarafından görmezden gelindiğini, hortumlamanın sürdürüldüğünü gösteriyor


Çiçek Özgen

Yenidoğan çetesiyle ilgili haberler basına yansımaya devam ediyor. Ülkenin birçok yerinden gelen ihbarlar ve ailelerin şikayetleri olayın boyutlarını gözler önüne seriyor. Tahmin edildiği gibi ölümlerin on iki bebekle sınırlı olmadığı, bu sayının çok daha fazla olduğu görülüyor. Üstelik bu durumun sadece yenidoğanlarla sınırlı olmadığı SGK’dan para alabilmek için erişkin yoğun bakımda hastaların entübe edildiği, gereksiz tedavilerin uygulandığı ortaya çıktı.

Bu hastanelerin bir kısmının AKP milletvekilleri veya bakanlarına ait olması, devletin de olayı silikleştirme ya da münferit olaylar olarak gösterme çabasını dürtüklüyor. Bu hastane sahiplerinin olaydan haberleri olmadığı, çete üyelerinin devletle ilişkileri olmadığı iddia edilerek çetenin devlet ayağı karanlıkta bırakılmaya çalışılıyor. Ancak ne kadar uğraşılırsa uğraşılısn, haberler tersini ortaya koymakta. Bu hastane sahipleri ya da çete üyelerinin Sağlık Bakanı da dahil, devlet erkanıyla boy boy fotoğrafları defalarca basına yansıdı.

Ayrıca Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun durumdan haberdar olduklarını, kendilerine ilk ihbarın 2023’te yapıldığını belirtmesi, bebeklerin katledilmesine bugüne gelene kadar seyirci kalındığının, bir müdahalede bulunulmadığının bir itirafı niteliğinde. Üstelik soruşturma sürerken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun ‘yenidoğan çetesi’nin faaliyet gösterdiği ve kapatılan Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi’ne gidip başhekimi ile hatıra fotoğrafı çektirdiği ortaya çıktı. İşte Sağlık Bakanı’nın soruşturma ve operasyon hazırlığı bu şekilde yapılmış!

Yalancının mumu…

Ancak basına yansıyan haberlere göre Sağlık Bakanı’nın iddiasının aksine ilk ihbarların 2015 yılında yapıldığı ortaya çıktı. İstanbul Valiliği’ne e-posta ile yapılan ihbarda, SGK’dan para alabilmek için hasta sağlığıyla nasıl oynandığı, 112 ile hastaları nasıl pazarlaNdığı, bebeklerin bu can pazarı içinde hastanelere nasıl satıldığı, gereksiz girişimsel tetkik ve testlerle paraların nasıl katlandığı, özellikle yendioğan yoğun bakımda büyük paraların döndüğünü ortaya çıkıyor.

Sağlık Bakanı’nın yalanı, bu olayın yıllar öncesine dayandığını ve bizzat devlet tarafından görmezden gelindiğini, hortumlamanın sürdürüldüğünü gösteriyor.

Yanı sıra bu olayın sadece birkaç çete üyesi ile sınırlı olduğu, hastane sahiplerinin ya da yöneticilerinin haberdar olmadığı iddiaları ise gerçeği yansıtmıyor. Çünkü SGK paraları, kişisel hesaplara değil hastanelerin hesaplarına yatırır. Burada hesaba yatırıldığı ve sonra pay edildiği görülüyor. Bu da hastane yönetiminin bilgisi dahilinde olur. Yani hepsi bu işleyişin bir parçası.