Kararlı Direniş ve Dayanışmanın Zaferi: İnşaat İşçileri Kazandı!



1 Mayıs’a giderken bu zafer, mücadele edenlerin yalnız olmadığını, gerçek dayanışmanın kavga alanlarında ve sokakta kurulduğunu kanıtladı. İşçilerin iradesi, gençliğin soluğu ve sendikaların kararlılığı aynı direnişte buluştu


Sakarya Şehir Hastanesi inşaatında çalışan inşaat işçileri, aylardır ödenmeyen ücretlerine alabilmek için başlattıkları direnişi kazandı. Urfa’dan İstanbul’a uzanan bu mücadele, sadece hak arayışı değil aynı zamanda sınıf onurunun, fiili meşru mücadelenin ve dayanışmanın da ifadesi oldu.

Yüklenici firma ATR Yapı’nın İstanbul’daki genel merkezi önünde 10 gün boyunca sürdürülen kararlı direnişin sonunda taleplerini kabul ettiren işçiler zaferlerini ilan etti. Betonun, soğuğun ve yokluğun ortasında ısrarla sürdürülen bu mücadele, inşaat işçilerinin örgütlü gücünü ve dayanışmanın somut etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

1 Mayıs’a Giderken İstanbul Sokaklarında Direnişin Ayak İzi

Bu direniş yalnızca ATR Yapı’nın önünde değil üniversiteler başta olmak üzere İstanbul’un dört bir yanında yankı buldu. İşçiler ve onlarla omuz omuza yürüyen dayanışma güçleri, Pendik’ten Kadıköy’e sokaklarını sınıfın farklı bölüklerinin ve gençliğin ortak adresine çevirdiler. Her barikat her pankart her slogan fiili meşru mücadelenin sadece mümkün değil aynı zamanda etkili olduğunu gösterdi.

1 Mayıs’a giderken bu zafer, mücadele edenlerin yalnız olmadığını, gerçek dayanışmanın kavga alanlarında ve sokakta kurulduğunu kanıtladı. İşçilerin iradesi, gençliğin soluğu ve sendikaların kararlılığı aynı direnişte buluştu.

Gençliğe Armağan

İnşaat İşçileri Sendikası Örgütlenme Sorumlusu Yunus Özgür, “10 gündür mücadele verdik ve kazandık” diyerek dayanışma gösteren tüm kesimlere teşekkür etti. Üniversite gençliğinin direnişe verdiği desteğe özel vurgu yapan Özgür, zaferi “özgürlük çığlıkları hapishanelerde boğulmaya çalışılan genç dostlarımıza” armağan ettiklerini açıkladı.

Açıklamada şunlar öne çıktı:

“Geleceklerinin çalınmasına karşı sokakları isyan rengine boyayan genç dostlarımızın o güçlü soluğunun nasıl bir payı olduğunu çok iyi biliyoruz. Tam da bu nedenle zaferimizi sokaklarımızı terk etmeyen, özgürlük çığlıkları boğulmak istenen genç dostlarımıza ithaf ediyoruz.”

Sınıf Yoldaşlığının Hesapsız Kitapsız Tercümesi

Direniş boyunca işçilere destek olan Limter-İş ve DGD-Sen için “sınıf yoldaşlığının hesapsız, kitapsız tercümesi oldular” denildi. Bu söz, sendikacılığın salt masa başında değil fiilen sokakta, barikatta ve yoldaşça omuz omuza kurulduğunu hatırlattı.

“Biz Kazanacağız” Dediler ve Kazandılar

“Biz kazanacağız” diyerek yola çıkan inşaat işçileri, 10 günün sonunda “Biz kazandık” diyerek alanlardan ayrıldı. Ama bu vedalaşma bir son değil. ATR Yapı önünde kazandıkları zaferle heybelerine sınıf yoldaşlığının hikâyelerini dolduran işçiler, yeni mücadelelere esin ve moral kaynağı olup “yola devam” dediler.

Sakarya Şehir Hastanesi işçileri sadece alacaklarını değil sınıfın mücadele tarihine kazınacak bir irade ve örgütlü direniş deneyimini de geride bıraktılar. Şimdi bu zaferin yankısı İstanbul’un sokaklarından Urfa’nın emekçi mahallerine kadar uzanıyor.

Çünkü bu sadece bir ücret mücadelesi değil bir sınıf mücadelesiydi. Ve bu kez sınıf kazandı.