Kıyıma Başlanan Aroma’da İşçiler: Susmayacağız!



Bursa’daki Aroma Meyve Suları Fabrikası’nda işçiler, kendilerine sorulmadan hazırlanıp imzalanan sözleşmeye tutum almıştı. Konkordatoya giden fabrikada şimdi de bir işçinin haklarına çökülerek çıkışı verildi. İşçiler işten çıkarmalara ve kendilerine danışılmadan imzalanan TİS’e ilişkin basın açıklaması yaparak “Susturulmak istenen Aroma işçileri susmayacak” dedi.


Örgütlü oldukları Tek Gıda-İş’in kendilerine sormadan hazırlayıp altına imza attığı sefalet sözleşmesine karşı geçen hafta üretimden kaçınma haklarını kullanarak tepki gösteren, kayyım müfettişlerinin kitlesel kıyım tehditleri ve sendikanın fiilen patrondan yana tavır alması durumunu değerlendirerek eylemi sonlandıran ancak fabrika içinde yemek boykotu gibi biçimlerle tepkilerini sürdüren Aroma işçileri şimdi de işçi kıyımıyla karşı karşıya.

Aroma, borçlarını döndüremediğini bahane edip işçilerin haklarını gasp etmeyi birinci adım olarak hayata geçiren bir tutum içinde. Bu durumu konkordato uyanıklığıyla başka bir fırsata da dönüştürmeye yöneldi.

Tek Gıda-İş ise patronun her açıdan işçi düşmanı bu tutumuna karşı bir tavır geliştirmek yerine, işçilere sormadan hazırlayıp imzaladığı ve yüzde 30’luk ücret artışı yetmiyormuş gibi sosyal haklardan vazgeçmeyi içeren taslağı imzaladı. Sendika Başkanı Mustafa Türkel de yaptığı yazılı açıklamada işçileri işsizlikle tehdit edip “ya bu ya da siz bilirsiniz” demeye getirdi.

Patronun hem işçileri sefalete rıza göstermeye zorlayan hem de konkordatoyla faturadan sıyrılmaya çalışan bu çift yönlü tutumu, 10 yıldır fabrikada çalışan işçilerden İbrahim Gül’ü tazminatsız bir şekilde işten çıkarmak biçiminde sürüyor.

Gül’ün işten çıkarılmasının kendilerine yönelik bir gözdağı mesajı olduğunu ifade eden işçiler, yaşananlara ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamada konkordato ilan edildiğini yeni öğrendiklerini belirten işçiler Tek Gıda-İş’in tutumunu da eleştirerek, “Emeğimizi, onurumuzu ve geleceğimizi savunmak için dün olduğu gibi bugün de birlikteyiz. Tek bir arkadaşımızın dahi mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz. Aroma işçileri susturulamaz, tehdit edilemez, satılamaz!” ifadelerini kullandı.

Aroma işçilerinin yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Bizler, Aroma Meyve Suları Fabrikası işçileri olarak, yıllardır alınterimizle ayakta tuttuğumuz fabrikamızda derin bir krizle yüz yüzeyiz. Emekçiler olarak üretimden gelen gücümüzle bugüne kadar sessizce çalıştık, fedakârca görevlerimizi yerine getirdik. Ancak artık bu sessizliğin, bu tahammülün sınırına gelinmiştir.

Yönetimin uzun süredir yürüttüğü gizli kapaklı girişimler, işten çıkarmalar ve fabrikanın satışına yönelik temaslar, işçilere hiçbir açıklama yapılmadan yürütülmüş; bu süreçte biz emekçilerin ruh sağlığı ve iş güvencesi yok sayılmıştır.

Nihayetinde, şirketin konkordato ilan ettiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Bu ilanla birlikte, yönetimin beceriksizliğinin faturasının işçilere kesileceği bir sürece girilmiş; işyerindeki huzur ortamı tamamen ortadan kalkmıştır. Özellikle altını çizmek isteriz ki; şirketin yönetim kurulu başkanı Mahmut Atom Duruk’un 2018 yılında konkordato süreci hakkında sarf ettiği sözler, bugünkü tabloyu daha da vahim hale getirmektedir. Duruk’un kendi ifadeleriyle, ‘Konkordato fırsatçılıktır, ailelerin itibarı silinir’ sözleri hafızalardadır. Bugün o fırsatçılığı bizzat kendisi uygulamaya koymuştur.”

“Bu bir ihanettir!”

Bu süreçte gerçekleştirdikleri yemek boykotları ve sendikal toplanmaların ‘fabrikaya zarar verme’ olarak ele alındığını belirten işçiler, Tekgıda-İş Sendikası’nın, kendilerine danışmadan toplu iş sözleşmesi (TİS) imzaladığını duyurdu.

İşçiler, açıklamalarını şöyle sonlandırdı: “Bizler, bu fabrikanın gerçek sahipleri, emekçileri olarak işimizi, fabrikamızı ve geleceğimizi korumak için her türlü sorumluluğu bugüne kadar yerine getirdik. Ancak gelinen noktada, aylardır sürdürülen TİS sürecinde bizlerin iradesi bir kez daha yok sayılmış, masa başında, gizli kapılar ardında Tek Gıda-İş sendikası tarafından patronla yapılan pazarlıklarla kabul edilemez bir sözleşmeye imza atılmıştır.

Ne sendika temsilcilerimiz ne de biz işçiler, bu sözleşmeden haberdar edilmeden oldu-bittiye getirilen bu süreçte, Tek Gıda-İş’in bizim adımıza karar alması asla kabul edilemez. Bu bir ihanettir!

Konkordato komiseri emek düşmanlığı yapıyor

Bu gelişmelere tepki olarak başlattığımız yemek boykotları ve sendika temsilcilik ofisindeki toplanmalarımız, işimize ve geleceğimize sahip çıkma irademizin yansımasıdır. Bu süreçte hiçbir şekilde fabrikaya zarar verecek bir tutum sergilemedik. Ancak iyi niyetimiz, bir kez daha tehdit ve sindirme politikalarıyla karşılık bulmuştur. Konkordato komiserinin işçilere yönelik baskıları açıkça hukuka aykırıdır. Komiserin, işçilere tazminatsız işten çıkarma tehdidinde bulunması, işçilerin taleplerini “fabrika kapatılır” şantajıyla bastırmaya çalışması kabul edilemez. Bu yaklaşım, açıkça emek düşmanlığıdır.

Susmayacağız!

 Sendikanın ihaneti, komiserin tehdidi, patronun sömürüsüyle susturulmak istenen Aroma işçileri susmayacak! Haksız ve hukuksuz şekilde tazminatsız işten çıkarılan arkadaşımızın gasp edilen hakları derhal ödenmeli, işine iadesi derhal sağlanmalıdır! Keyfi cezalandırmalara boyun eğmeyeceğiz! İşten çıkarmalar durdurulmalı, keyfi tutumlara son verilmelidir!”