İdeolojik-siyasal-kültürel her açıdan kendisini örgütleyen, süreklileşmiş bir tahkimat içinde olan iktidar bir çeşit Şeyhülislam muamelesi yaptığı Diyanet Başkanlığı’na bu sefer de Kur’an meallerini denetleme, merkezi devlet dininin sınırları dışına çıkanları imha etme yetkisi verdi.
30 Mayıs 2025’te TBMM’den geçen yeni düzenlemeyle Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu, “sakıncalı bulduğu” Kur’an meallerini toplatma, imha etme yetkisine sahip olacak. Yayınların internet ortamında yapılması halinde ise erişim engeli ve içerikten çıkarma kararları alınabilecek. Kararlara iki hafta itiraz süresi bulunurken, itirazın ardından verilen kararlar kesin olacak.
AKP’nin dinde bile merkezileşmeye gitmesinin temel nedenlerinden biri, en güçlü ideoloji olan dinin etki gücünün bile yaşanan toplumsal değişim ve farklılaşma içinde çözülebilir olduğunun görülmesiyle ilgilidir. Diğeri de kendi iktidarları dönemindeki söylemle eylem arasındaki uçurumun bu çözülmeyi ciddi orada etkilediğinin anlaşılması olsa gerek. Yanı sıra birçok cemaat ve tarikatın oluşturduğu ilişkiler ağı iktidarın “sivil toplumunu” oluşturuyor. Ancak bu cemaat ve tarikatların belirlenen sınırların dışına çıkmaları durumunda başlarına gelenler de son olarak Süleymancılarla ilgili operasyonda görüldü.
İktidarın Türkiye’de dinin güçlü ideolojik etkisinin zayıflamaya başlamasından duyduğu kaygı biliniyor. Onun bu kaygısı son olarak KONDA tarafından yapılan araştırma sonuçlarıyla da dile geldi.
Konda’nın Ekim 2024’te yaptığı ‘Hayat Tarzları Araştırması’nın’ sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı ve epeyce tartışıldı. 6 bin 137 kişiyle yapılan araştırmaya göre, 2008 yılında yüzde 55 olan “dindar” oranı 2025 yılında yüzde 46’ya geriledi. “Ateist ve inançsız” olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 2’den yüzde 8’e yükseldi. “İnançlı” olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 31’den yüzde 34’e çıkarak küçük bir artış gösterdi. En dindar küme olan “sofular” ise değişmeyerek yüzde 12 oranında kaldı.
İktidarın ailedeki çözülme gibi dindeki çözülmeye de tek merkezden yönetilen, denetim ve kontrolden geçen meallerle kontrol edebileceğini sanmasıysa nafile.
Kur’an’ı güncel gerçeklerle ilişkilendirerek yorumlayan ilahiyatçılar karşısında alınan tutum da biliniyor. Bunlardan biri de ilahiyatçı İhsan Eliaçık’tır. Son düzenlemeyi “Diyanet’e engizisyon yasasını gece yarısı meclisten geçirdiler. Meal yasaklayan iktidar olarak tarihe geçtiler. Peki ne yapacağız? 30 olan kitaplarımın sayını 50’e çıkaracağım. Yasakladıkları mealleri kendi çocuklarının ellerinde görecekler, tarihin çöplüğüne gidecekler” ifadeleriyle teşhir eden Eliaçık’ın kitaplarına yönelik bu “enginizasyon yasa” daha önce uygulamaya konulmuştu. İlahiyatçının ‘Yaşayan Kur’an Türkçe Meal-Tesfir’i” isimli kitabına basım, dağıtım yasağı ve toplatma kararı verilmişti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!