Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), görüşmeleri süren ve 600 bin kamu işçisini ilgilendiren, dolaylı olarak tüm emekli ve memur maaşlarında da çıta oluşturan toplu iş sözleşmelerinin çerçeve protokolüne yönelik hükümetin sunduğu sefalet teklifine karşı taleplerini dile getirmek üzere Anıtpark’tan Hazine ve Maliye Bakanlığı önüne yürüyerek miting gerçekleştirdi.
Yürüyüş kortejinin en önünde Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, konfederasyona bağlı sendikaların genel başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve şube başkanları yer aldı.
Türk-İş Üyesi Kamu İşçileri: Sadaka Değil Toplu Sözleşme!
🔹Türk-İş üyesi kamu işçileri hükümetin sefalet dayatmasına karşı Hazine ve Maliye Bakanlığı önüne yürüyüp fiili miting gerçekleştirdi. Bakanlık önüne tabut bırakıp baretlerini fırlattılar https://t.co/LSRJqsFUlt pic.twitter.com/lzLRLzT8Lw
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) June 18, 2025
Anıtpark’ta bir araya gelen emekçiler, “İş, ekmek yoksa barış da yok!”, “Birleşe birleşe kazanacağız!”, “Şimşek çakmaya geliyoruz!” sloganlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına yürüdü.
TÜİK binası önünden geçen işçiler “Sahtekâr TÜİK!” diye haykırıp Hazine ve Maiye Bakanlığı önüne tabut bırakarak baretlerini fırlattılar.
İşçiler öfkelerini sık sık haykırdıkları sloganlarla dile getirdiler.
Konuşma yapan Ergün Atalay bol bol hamaset yaparak sendika başkan ve yönetim kurulu üyelerinin bugün Ankara’da kalacağı ve önümüzdeki günlere ilişkin eylem planları çıkaracaklarını belirtti. Grev lafzı da yapmak zorunda kalan Atalay, “En geç temmuz başında grev kararı almak durumundayız” diye belirtti. Atalay ortalama ücretin 35 bin lira olduğunu belirterek bu enflasyon koşullarında bunu kabul edemeyeceklerini söyledi.
“Sadaka değil toplu sözleşme!” sloganları atan işçiler Şimşek programını da sık sık yuhalayıp “İş, ekmek yoksa barış da yok!” diye haykırdılar.
Atalay’ın milliyetçi hezeyanları da kışkırtıp işçileri vatan bekçisi ilan ettiği konuşmasına alandan da “Türk-İş işçisi vatan bekçisi” sloganlarıyla yanıt geldi.
Atalay artistik bir edayla madencilere “baretleri çıkarıp kapıya asın” çağrısı yaptı, fakat öfkeli işçiler baretleri fırlatınca da panikle “aman atmayın, asın, güvenlikçilere gelir” diye çağrıda bulundu.
İşçilerin öfkesi dinmedi. Atalay sık sık kürsüden anons yapmak zorunda kaldı. İşçiler öfkelerini “Şimşek isifa!”, “Hükümet istifa!” sloganlarıyla da dile getirdi.
Ne olmuştu?
Hükümeti temsil eden Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) işçileri temsil eden Türk-İş ve Hak-İş konfederasyonlarının 27 Şubat’ta sunduğu talep taslağına tam 107 gün sonra yanıt vererek ilk teklifini geçen cuma sundu. TÜHİS’in sunduğu teklif Şimşek Programı’nın esas felsefesini oluşturan “ücretlerin gerçek enflasyona göre değil, hedeflenen enflasyona göre arttırılması” yani esasında arttırılmaması hatta en alt sınıra çekilmesi yaklaşımına göre hazırlanmıştı.
Konfederasyonlar ücret ve sosyal hak ödemleriyle ortalama yüzde 90 düzeyinde artış talep ederken; iktidar 2025 yılının ilk 6 aylık dönemi için yüzde 16, yılın ikinci 6 ayında ise yüzde 8 oranında zam teklifiyle geldi. 2026 yılı için ise ücret zammı teklifi ilk 6 ay için yüzde 7 ikinci 6 aylık dönem için ise yüzde 5 oldu. Sosyal haklarda ise ücret zammı oranında artış teklif etti. Bu, yüzde 24- 25 gibi bir orana tekabül ediyor. Enflasyon karşısındaki erime düşünülünce aslında yüzde 0,92’lik bir artışa…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!