Ateş Çemberi



Bir itfaiye görevlisine “Ne yapabiliriz” diye sorunca durumun kontrolden çıktığını öğrendik: “Söndürme ekibi değilseniz, köyü terkedin! Çıkış yolu da kapanabilir.” Tam bir ateş çemberi içinde kalmıştık. Ve yapabileceğimiz bir şey yoktu


Afet gibi kriz anlarında her türden eğitim, deneyim, birikim sınandığı gibi bilişsel de bir sıçrama yaratıyor.

3 gündür Seferihisar yangınına bir şekilde müdahil olmaya çalışan, bir damla olmanın ötesine geçemeyen bir ekiptik. Dün gece yetkililerle yapılan son görüşmede bugün için durumun sakin olacağını beklediklerini, çoğunlukla soğutma çalışması olacağını, gönüllülere ihtiyaç kalmayacağını söylediler. Bu güzel haberle evlerimize 3 gündür olduğu gibi yine gece yarısından çok sonra döndük.

Gündüz, ekipten bir arkadaşın itfaiye araçlarında hareketlilik olduğunu haber vermesi üzerine yetkililere ulaştık ki bu sefer Çeşme’nin Ildırı Mahallesi’nde orman yangını başlamış. Ekip olarak sarı alarm (harekete geçmeye hazır ol) kararı aldık. Akşamüstü yangının yayıldığı ve büyüdüğü haberi gelince yine yetkililere ulaştık. Bu sefer “Ildırı’da tahliye oldu Germiyan tahliye edilebilir, yardıma ihtiyaç var” denilince kırmızı alarm (harekete geç) verdik.

İrtibatta olduğumuz diğer arama kurtarma ekiplerinden de benzer bilgiler alınca en hızlı biçimde organize olup gün batımına doğru yola koyulduk.

Hedef olarak verilen Germiyan Köyü’ne 15 kilometre kala dumanlar gökyüzünde kendisini göstermeye başlamıştı. Hızlıca yol alıp Germiyan Köyü’ne yaklaştığımızda yangının büyüklüğünü ve ekiplerin gündüzden beri devam eden müdahalelerini gördük. Ortalık kızılca kıyametti desek yanlış olmaz.

İrtibat halinde olduğumuz yetkiliye ulaştık. Durum o kadar vahim bir hal almış ki ekipler bir ara duman içinde kalmış, kendilerini zor kurtarmışlar. Henüz bir koordinasyon merkezi dahi kurulamamış. Yangın kendisini coşturan rüzgar nedeniyle o kadar hızlı ki ekiplerin dinlenmek amacıyla koordinasyon olabilecek geçici bir yer kurmaya fırsatları olmamış.

Yangın kuzeyden güneye doğru kelimenin tam anlamıyla akarken Germiyan Köyü’ne gitme kararı aldık. Geceyi aydınlatan alevlerin yanından geçerek köyün meydanına varırken önümüzde çıkan Jandarma ekibinin “köyü terkedin” anonsunu duyunca yardım teklif ettik. Onlar da kabul edince peşlerine takılıp tahliye ihtiyacı olanları aramaya koyulduk.

Köyü turlayıp özel bir şey çıkmayınca telefonları alıp uzaklaştık. Bu sırada önceki günlerden irtibata geçtiğimiz bir arama kurtarma ekibiyle karşılaşınca ekibin çoğunun bulunduğu yangının büyüdüğü bölgeye gittik.

Yüz yüze de tanıştıktan sonra ekip liderine aldığımız eğitimlerden kısaca bahsedip ne yapabileceğimizi konuştuk. Diğer arama kurtarma ekibiyle söndürme çalışmalarına dahil olduk. Bulunduğumuz bölgede kısmen kontrol sağlanınca ekipler olarak yol tarafına çıkmıştık ki batı tarafındaki yangın birdenbire büyüdü. Bu sırada diğer arama kurtarma ekibi kendi araçlarını almaya gitti. Ancak onları beklediğimiz zaman için yangın büyümekle kalmadı kontrolün zorlaşmaya başladığı bir durum aldı. Diğer ekip dönüp yangın alanına kendi söndürme araçları ile gidince bizim ekip diğer gönüllü ve söndürme ekipleriyle birlikte kaldı.

Bu arada arka tarafımızda belli belirsiz olan bir başka alev topu, rüzgârın yön değiştirmesiyle ciddi bir biçimde büyüyerek üzerimize gelmeye başladı. Ne yapabiliriz diye bir itfaiye ekibine sorunca durumun kontrolden çıktığını öğrendik: Söndürme ekibi değilseniz, köyü terkedin! Çıkış yolu da kapanabilir. Tam bir ateş çemberi içinde kalmıştık. Ve yapabileceğimiz bir şey yoktu.

Paniklemeden ancak endişeli biçimde, artık elektrikleri kesilmiş köyün içinden geçerek eski Çeşme yoluna ulaştık. Geriye dönüp baktığımızda dumanlar köyün arkasında büyüyordu. Çeşme’ye doğru bakılınca ise kızıl dışında renk yoktu. Bu sırada Germiyan Köyü’nün kuzey doğu kısmında yola yakın yerde alevler büyümeye başlamıştı. Yolun kapanma ihtimalini dikkate alarak biraz daha geriye doğru çekildik.

Haberlerden Çeşme yolunun da kapandığını öğrenince (neyse ki tahliyelerin tamamlanmasından sonra) yangına müdahale anlamında bizlerin bu gecelik yapacağı bir şey kalmadığını anlayarak yarın iyi haberlerin gelmesini umarak yeniden yangın bölgesine dönme kararıyla eve dönüş yoluna geçtik.

Dört gün önce “ertesi günü ihtiyaç olursa kuruması uzun sürebilir” diyerek yıkanmayan kıyafetler is kokusu dağılsın diye askıda bekler halde bizler de yarını beklemeye başladık.

Alınteri / İzmir