10 Temmuz günü Mecliste kabul edilen yasa ile sermaye işçi sınıfının tatil hakkına göz dikti. Kabul edilen düzenlemeyle işçi ve emekçilere hayatta kalmak için dinlenmeden çalışma yasal olarak dayatılıyor.
“Dinlenmeden” kelimesi siyaha boyandı çünkü 10 Temmuz’da kabul edilen yasaya göre turizm sektöründe iş günleri artık “6 gün iş 1 gün tatil yerine 10 gün iş 1 gün tatil” biçiminde düzenlenebilecek.
AKP Hükümeti eliyle Türk tekelci burjuvazisi “torba kanun” denilen kanun tipi ile her kanunu değiştirebilir hale geldi. 10 Temmuz’da kabul edilen 7553 sayılı ve ismi de “Bazı kanunların ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılması hakkında kanun” ile turizm sektöründe çalışan işçilerin haftalık izinlerinin 10 günlük süre içinde kullanılabilmesine imkan sağlanmasının önü açılıyor.
Peki bu ne demek? Mevcut İş Kanunu’na göre çalışma süresi en fazla 6 gün ve 45 saattir. Bu süreler aşılamaz. Bu süreler aşıldığı takdirde ise kanuna göre fazla mesai ücreti verilmek zorundadır. Yine de kanuna göre işçinin haftada 1 gün dinlenme hakkı vardır. Üst üste dinlenme günü engellenemez.
Ancak bu kanuna göre turizm sektöründe haftalık çalışma günü 6 günden 10 güne çıkartılıyor. Türkiye’de çalışma sürelerinin günlük 8 saati aştığı, turizm sektörünün günlük çalışma saatlerinin daha da uzun olduğu düşünüldüğünde çalışma süresinin10 güne çıkarılmasındaki sömürü talebi kendisini açıkça gösteriyor. Daha da önemli olan ise başta inşaat olmak üzere diğer sektörlerin de haftalık çalışma süresinin 6 günden 10 güne çıkarılmasını istiyor olması. Bu kanunla saldırının ilk fişeği atılmış oldu.
Turizm sektöründe çalışma süresinin haftada 6 günden 10 güne çıkarılmasının iki büyük anlamı vardır. Kapitalizm mutlak artı-değeri işçinin çalışa süresinden elde eder. Yani bir işçi ne kadar uzun çalışırsa artı-değer de o kadar fazla olur. Hem dünyada hem de Türkiye’de kapitalizmin kâr oranlarında düşüsün giderek artması, artı değer elde etmedeki dönemsel, ağır ve çözülemeyen bu kriz ile tekelci burjuvaziye radikal bir adım atma zorunda kalmıştır. Bu yasanın ilk anlamıdır.
İkinci anlamı ise birincisi ile sıkı sıkıya bağlı olarak Türk tekelci burjuvazisi işçi sınıfının tarihsel kazanımlarından birisine karşı saldırıya geçmiş durumdadır. Çalışma süresinin 10 işgünü 1 gün tatil düzeyine çekilmesinin sadece turizm sektörü ile sınırlı kalmayıp başta inşaat sektörü olmak üzere diğer sektörlerin de talebi olması sektörel değil sınıfsal bir saldırı olduğunu gösterir.
Basında birkaç yerde çıkan ve sol cenahta da çok silik kalan çalışma süresinin uzatılmasına yönelik bu saldırının yakın bir süreçte işçi sınıfının önemli bir kavga alanı olacağını kestirmek güç değil. Sermayenin işaret fişeğini attığı bu saldırıya karşı işçi sınıfının da -16 saatlik sömürüye isyan eden Lyon dokuma işçilerinin 194 yıl önce yaptığı gibi- güçlü bir cevap vermek zorundadır.

Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!