Kadın Cinayetleri Hız Kesmiyor, Çünkü…



Ankara, Diyarbakır, Edirne, Denizli, Mersin… Son zamanlarda işlenen kadın cinayetleri ya da cinayet teşebbüsleri bir gerçeği bir kez daha haykırıyor: Cezasızlık politikaları devam ettikçe, en üst devlet katlarından kadınlara buyruklar ağdırılıp sınırlar çizildikçe kadın cinayetleri de hız kesmeden devam edecek


Kadın cinayetleri ya da bir bütün olarak kadın düşmanlığı cezasızlık politikaları devam ettikçe ve iktidarın tepesindekiler aile temelli söylemlerle hayatları üzerinde karar veren kadınları hedefe çaktıkça tırmanarak devam ediyor. Son birkaç günde olup bitenler erkeklerin kadınlara yönelik saldırılarındaki hoyratlığın nedenlerinin anlaşılması açısından çarpıcıdır..

3 yıl önce boşanıp birleşmeyi reddeden B.R.’ye 13 kurşun sıktı, ama serbest!

Bunlardan biri “iş insanı” olduğu belirtilen Muhammed Ali Ülgener’in 3 yıl önce boşandığı B.R.’ye 13 kurşun sıkarak saldırmasına rağmen “öldürme kastı yok” denilerek serbest bırakılması oldu. Ülgener’den ayrılan B.R. evlilikleri boyunca şiddet görmüş, ayrıldıktan sonra devam eden birleşme teklifini reddetmişti. Ülgener’in saldırısından araçla kaçan B.R. kurşunların kafasına nişan alınarak sıkıldığını belirtmiş ve öldürme kastı olduğu apaçık olan bu saldırıda iki kurşun da bedenine isabet etmişti.

Ancak buna rağmen polise teslim olan Ülgener, ifadesinde suçunu kabul ederek “öldürme kastının olmadığını” iddia etti. Eski eşinin oğlunu yurtdışına kaçıracağından şüphelendiğini, bu nedenle panikle silahını alıp ateş ettiğini öne sürdü ve “Yaklaşık 13 el ateş ettim ama sadece korkutmak istedim” dedi.

Kadının anlattıkları değil, Ülgener’in bu sözleri dikkate alınarak hareket eden yargı onu adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.

“Erkek ne derse odur” kanunların geçerli olduğu bir dünyada yaşadığımızı hatırlatırcasına…

Helin Eren’in katili İlayda Alkaş cinayetinden gözaltına alınıp bırakıldı!

Yine Diyarbakır’da 9 gün arayla öldürülen İlayda Alkaş ve 3 aylık hamile Helin Eren’in katillerinin yakın arkadaş olduğu açığa çıktı. 15 Temmuz’da dini nikahla birlikte yaşadığı İlayda Alkaş’ı tabancayla vurarak katleden Cemal Alpaslan’ı yakalama çalışmaları sürerken, bu cinayetten 9 gün sonra Helin Eren’i katleden Siyabend Şeker’in İlayda Alkaş’ın öldürüldüğü gece de gözaltına alınıp serbest bırakıldığı açığa çıktı.

Cemal Alpaslan ve Siyabent Şeker silahlarla bol bol poz veren kriminal kişiler. İki kadını da birlikte planlayarak katlettikleri anlaşılıyor. Ancak İlayda Alkaş’ın katledildiği gece gözaltına alınan Siyabent Şeker doğru düzgün bir inceleme yapılmadığı ya da bu kişiler “derin” ilişkilere sahip oldukları için aynı gece serbest bırakılabiliyor. Serbest bırakıldıktan 9 gün sonra da dini nikahla birlikte yaşayıp ayrıldığı ve 3 aylık hamile olan Helin’i öldürebiliyor.

Şimdi bu cinayetlerin sorumlusu sadece tetiği çekenlerdir denilebilir mi? Cezasızlığın, erkekleri koruyan yargı ve polisin alenen icra ettikleri pratikler katilleri cesaretlendirmiyor mu?

Kadın cinayetleri hız kesmiyor

Bu iki örnek bile kadın cinayetlerinin hız kesmeden devam etmesinin nedenlerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. “Hız kesmeden” öylesine kullanılan bir kavram değil. Helin ve İlayda cinayetlerine en azından basına yansıdığı kadarıyla şu cinayet ve yaralamalar izliyor. Birkaç gün içinde olup bitmiş hepsi…

*Hatay’ın Samandağ ilçesinde S.B., evde evli olduğu F.B. tarafından 7 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı. Kadının yoğun bakındaki tedavisi devam ediyor. devam ederken, F.B. ise tutuklandı.

*Denizli’nin Serinhisar ilçesinde Nurcan Özkul (40), birlikte olduğu Ali Özelmiş Ali Özelmiş (60) tarafından defalarca bıçaklanarak öldürüldü.

*Edirne’nin Havsa ilçesinde tarlada ölü bulunan 33 yaşındaki S.Ç.’nin katledildiği belirlendi. Silahla başından vurduğu kadını tarlaya atan Z.D., teknik takip sonucu Osmaniye’de yakalandı. İfadesinde cinayeti itiraf eden fail tutuklandı.

*Mersin’in Mut ilçesinde Belkıs Durmuş oğlu Ali Durmuş tarafından katledilirken, Akdeniz ilçesinde ise Ömer Çınar, yengesi Aygül Çınar ile annesi Türkan Söylemez’i katletti.

Mersin Kadın Platformu, yaptığı eylem çağrısında “Kadın katliamlarının, şiddet sarmalının ortasında hayatlarımız, haklarımız için direniyoruz. Yasta değil isyandayız! Katledilen kadınların isyanını yükseltiyoruz” diye açıklama yaptı.