Diyanet’in kadınların giyimine şeriat kurallarına göre kurallar getirdiği, miras hakkını aynı kurallara göre sınırladığı hutbeler yayınlayarak kadınların kazanılmış haklarını hedefe çaktığı, bu yaklaşımın aynı zamanda devlet politikası haline geldiği koşullarda sokaklar, evler, aile kurumunun kendisinin, işyerlerinin hatta hastanelerin kadınlar için daha tehlikeli hale gelmesi kaçınılmaz. Kadınların hayatları üzerinde söz söylemesi, kapitalist sömürünün, bu sömürünün bekçiliğini yapan devletlerin hedefinde.
Dağılan, sürdürülemez hale gelen aile kurumunu korumaya alıp kadınları zorla o duvarların içine zincirlemek merkezi devlet politikası. Yaşlanan nüfusu çocuk doğurarak yenilemelerini buyurmak, miras, boşanma ve nafaka haklarına el koymaya yönelmek devlet politikası! Kadın katillerini ya da şiddet faillerini aklayıp sokaklara salmak devlet politikası.
Son yaşanan kadın cinayetlerinin hemen hepsinde kadınlar failler hakkında şikayetçi oldukları, koruma kararları aldırdıkları halde failler ürettikleri senaryolarla kendilerine mahkemelerde ikram edilen “haksız tahrik” bonusuna güvenerek planladıkları katliamlarına hız kesmeden devam ediyorlar. Fail onlar olsa da arkalarındaki güç ve gerekçeler esas failin kapitalist sömürü cehennemi denilen sistem ve onun bekçiliğini yapan devletler olduğunu ilan edercesine…
Sadece son birkaç günde basına yansıyan birkaç kadın cinayeti ve kadına yönelik şiddet olayı koşulların kadınlar açısından nasıl bir hal aldığını, nispi koruma sağlayan 6284’ün uygulanmamasının ya da kağıt üzerinde bırakılmasının bir politika olduğunu, erkeklerin de bunu bilerek daha da hoyratlaştıklarını gösteriyor.
Dahası bir yıldır dosyasına gizlilik kararı konulan, üzerinde tespit edilen 2 erkek DNA’sına ilişkin işlem bile başlatılmayan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in faillerinin bu denli aleni şekilde korunduğu bir yerde başka bir sonucun çıkması mucize olurdu!
Ama dün yaşanan iki olayda halkın faillere karşı aldığı tutum bu devranın böyle gidemeyeceğine dair bir umut olmaya devam ediyor. Çoğalması dileğiyle…
Ümraniye’de sokak ortasında satırla katletti!
Önceki gün İstanbul Ümraniye’nin Ihlamurluyu Mahallesi’nde IŞİD katliamlarından feyz alındığı anlaşılan bir kadın cinayeti yaşadı. Özbekistan uyruklu 32 yaşındaki Nıgına Sattarova, eskiden evli olduğu erkek Ümit S. tarafından satırla sokak ortasında öldürüldü. Olayda fail ve faile yardım eden kişi de gözaltına alındı.
Belli ki kadın cinayetleri savaşın, şiddetin, her türlü gericilik ve düşmanlığın kök saldığı bu iklimin de etkisiyle katlanıyor!
Kutsal Aile ocağında katledildi!
Manisa’nın Salihli ilçesinde 16 yaşındaki Hatice Fırtına, evinde defalarca bıçaklanarak öldürüldü. Cinayet zanlısı olarak ailenin bir akrabası gözaltına alındı.
Narin’in yıldönümünde bir şüpheli çocuk ölümü daha!
Mardin’in Derik ilçesinde kayalıklardan dere yatağına düştüğü iddia edilen 12 yaşındaki Zeynep Sut hayatını kaybetti. Çocuğun cansız bedeni otopsi için hastane morguna kaldırılırken jandarma soruşturma başlattı.
Narin ve sayısız çocuğun katledildiği, gerekli ya da ciddi-her türlü tarafgirlikten uzak soruşturmalar yürütülmediği için çocuk istismarları, cinayetleri, “şüpheli ölümleri” durmayacak. Halkın örgütlü tepkisi olmadıkça devam edecek!
Markette şiddet ve müdahale!
Önceki gün Yalova’nın Rüstempaşa Mahallesi’ndeki bir zincir market şubesinde çalışan kadın işçi işyerinde ayrıldığı erkek tarafından şiddete maruz kaldı. A.Y’yi engellemek isteyen market müşterisi de bıçaklandı. A.Y, adli kontrol şartıyla serbest bırakılabildi!
Çevredekilerin bu şiddete karşı tutum almaları devlet politikalarına, diyanet fetvalarına rağmen halkın belirli refleksler geliştirdiğini gösterdi.
Bağcılar’da halk kadına saldırana hak ettiği yanıtı verdi
Dün akşam saatlerinde Bağcılar’a bağlı Güneşli Mahallesi’nde aynı iş yerinde çalıştığı Z.S.’nin muhtemelen kendisini reddetmesi üzerine başlayan gerilim E.Y. isimli erkek sokağa taşıdı. Aynı işyerinde çalıştığı Z.S.’yi taciz ettiği anlaşılan E.Y.’yi patron işten çıkarınca E.Y, sokakta Z.S.’yi bıçakladı. Z.S.’nin hayati tehikesi devam ediyor.
Bağcılar halkı sokak ortasında kadın bıçaklayan faili meydan dayağına çekti. Polis saldırganı zor kurtardı.
Belli ki halk da artık kadın katillerinin “haksız tahrik” indirimleriyle salıverilmesine tahammül etmiyor!
Hastanede saldırdı
Tokat’da Zeki A. adlı erkek, boşanma aşamasında olduğu Elif A. ve hastane kantininde birlikte oturduğu Iraklı arkadaşı Maryam F. A.’ya silahla saldırarak kaçtı. İki kadın yaralanırken saldırgan kaçıp saklandığı yerde yakalandı.
Kim bilir hangi gerekçeyle serbest bırakılacak!
Kadınlar her yerde tehlikede!
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde taksiden inerken eşi Kemal Demir’in (29) silahlı saldırısına uğrayan Nazlı Demir (24) hayatını kaybetti. Seken kurşunlardan birinin de taksi şoförüne isabet ettiği olay sonrası tabancayla intihara kalkışan Kemal Demir ağır yaralandı.
Belli ki Kemal Demir de bir erkeklik krizi yaşıyordu ve takip edip tezgahlayarak saldırıyı gerçekleştirdi!
İşyerinde bıçakla saldırıp serbest bırakıldı!
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, Mülayip P. İsimli erkek bir şarküteride çalışan kadına bıçakla saldırıp yaraladığı halde adli kontrolle serbest bırakıldı.
Belli ki Mülayim P. De reddedilen erkeklerdendi ve savcılar onun incinen “onurunu” haksız tahrik gerekçesi yapmıştı!
Aydın’da polis boşanmak istediği eşini katletti
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Burcu D. Boşanma aşamasında olduğu polis H.D.’nin işyerine gidip şiddet uyguladı. Burcu D. gördüğü şiddet sonrasında aynı sokaktaki başka bir iş yerine sığındı. Peşinden iş yerine giden H.D. tabancayla ateş ederek Burcu’yu katletti.
Üniformalı katiller, yasaları, politikaları bilmenin ve üniformanın kendilerine sağladığı gücün de farkındalığıyla cinayetlerdeki kararlılıklarını her defasında gözler önüne seriyorlar!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!