Alınteri Gazetesi’nin YouTube kanalında yayımlanan “#DoğruMuBu” program serisinin sekizinci bölümünde, Alınteri ve KöZ’ün devrimci odak yaratma çabalarının ortaklaştırılması ele alındı. Oya Açan’ın moderatörlüğünü üstlendiği programa, KöZ Temsilcisi Çetin Eren ile Alınteri ve Devrimci Proletarya yazarı H. Selim Açan konuk oldu.
Ortaklığa Yönelik Tepkiler ve Bağlam
“Alınteri ve KÖZ’ün odak inşası doğrultusunda attığı bu adım, genel olarak sempati uyandırsa da bazı çevrelerde şaşkınlıkla karşılandı. Sempatinin nedeni kitlelerin devrimcilerin bir araya gelme özlemleri olurken, şaşkınlık ise bu iki öznenin yan yana gelemeyeceği düşüncesinden kaynaklandı” şeklindeki ilk soru Çetin Eren’e soruldu.
Çetin Eren, bu ortaklaşmanın aslında daha önce gerçekleşmesi gerektiğini düşündüklerini belirterek, “Bu anlamda biz kendimiz bunun yeterince takipçisi olmadığımız için özeleştirisini veriyoruz” dedi.
Eren, bu kritik adımın atılması ihtiyacını yaratan üç temel etkenin altını çizdi:
Rejim Krizi: Rejimin ve hakim sınıfların, Cumhuriyet tarihinin en büyük krizi içinde olduğunu, bu durumun en basit gündelik sorunları dahi bir devrim sorununa dönüştürdüğünü vurguladı.
Solun Paralizasyonu: Devrimci güçlerin dışını da kapsayan sol hareketin güçlenmesine rağmen belirleyici oranda reformizmin etkisi altında olduğu ve felç olduğunu ifade etti.
Devrimci Hareketin Zayıflığı: Solun artan gücüne ve devrimci duruma rağmen, devrimci hareketin ’71-’72 kopuşundan bu yana en zayıf, dağınık ve etkisiz dönemini yaşadığını belirtti.
Bu koşullar altında, emekçilerin bağımsız bir sınıf hattını çizebilmesi ve saldırı politikalarına yanıt verebilmesi için devrimci odak ihtiyacının ortaya çıktığının altı çizdi.
Güç Birliğinin Amacı ve Parti Sorunu
H. Selim Açan bu başlangıcın geleneksel düşünce kalıplarından kaynaklanan bir refleks olarak örgütsel birlik veya ortak parti kurma yolunda bir adım olarak yorumlandığını belirtti. Açan, bu adımın şu an için bir güç birliği olduğunu ve Marksizm’i benimsemiş komünistler olarak amaçlarının sosyalist bir devrim ve sınıfsız komünist toplumu inşa etmek olduğunu ifade etti. Bu yolun duraklarından birinin proletaryanın militan öncü komünist partisinin inşası olduğu belirtti.
Açan, bu sürecin aynı zamanda teori, politika, siyaset üretimi, örgütlenme ve pratik ayakları üzerinde yükseltilip derinleştirilerek, birbirini tamamlayan diyalektik bir bütünlük ilişkisi içinde ilerleyecek bir yoldaşlaşma süreci olduğunu kaydetti. Teorik farklılıkların bir kopuş öğesi haline getirilmesi yerine daha gelişkin ortak sentezlere ulaşmanın hedeflendiğini dile getirdi.
Esas Alınan İlkeler: Sınıf İçinde Çalışma ve Devrimci Siyaset
Çetin Eren, güç birliğinden beklentilerinin işçi sınıfının çıkarlarını her şeyin üstünde tutarak esas itibarıyla sınıf içerisinde eylemli bir çalışma yürütülmesi olduğunu vurguladı. Açıklamalara ya da adet yerini bulsun diye yapılan dayanışma girişimlerine ek olarak, faaliyetin planlı bir şekilde yürütülmesi gerektiğine işaret etti.
Eren ayrıca, çalışmayı devrimci bir odağın faaliyeti haline getiren şeyin, komünist cephede siyasetin durması (devrimci siyasetin durması) olduğunu belirtti. “Bu, pratik çalışma yürüterek Türkiye’nin sorunlarının kökeninde iktidar sorununun ve sınıf mücadelesinin yer aldığını anlatmayı, şovenizme ve sosyal şovenizme karşı mücadele etmeyi içeriyor. Aynı zamanda, Ekim Devrimi’nin değerlerini sahiplenerek ve liberalizme karşı devrimci programatik temelleri savunarak liberalizme ve has Kemalizm’e karşı mücadele etmek de temel beklentiler arasında” dedi.
H. Selim Açan ise, sürecin karakterinin kritik olduğunu ve artık sadece Kadıköy’de basın açıklaması yaparak ya da protesto metinleri kaleme alarak yol alınamayacağını söyledi. Pratiği esas alacaklarını, işçi sınıfı ve emekçi yığınların beklentilerine yanıt veren devrimci bir faaliyeti merkeze koyacaklarını ifade etti.
Güncel Pratik ve Genişleme Hedefi
Açan, ortaklaşmanın somut bir örneği olarak yürütülen asgari ücret kampanyasına dikkat çekerek bu kampanyanın bilinçli olarak sanayi bölgelerinde ve işçi yoğun semtlerde (1 Mayıs Mahallesi, Gebze, İkitelli, Dolapdere, Hacı Ahmet) yürütüldüğünü ve çok olumlu tepkiler aldığını aktardı.
Her iki konuk da bu ortaklaşmanın sadece Alınteri ve KÖZ ile sınırlı kalmamasının, başka devrimci sosyalist güçlerin de bu yürüyüşe ortak olup büyütmeleri gerektiğini belirtti. Eren, kendileriyle bu kadar uyum içinde çalışamayacak güçlerle dahi esneklik göstererek günün devrimci görevleri temelinde ortaklaşmanın yollarını aramak gerektiğini ifade etti.
H. Selim Açan programı “Bu daha başlangıç” diyerek sonlandırdı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!