Kapitalist sömürünün derinleştirilmesi için uygulanan birikim politikalarının temel özelliklerinden biri çocuk işçiliğin MESEM’ler, stajyerler, çıraklar gibi modeller üzerinden yaygınlaştırılması. Çocukların örgün eğitimi bırakarak sömürü çarklarının dişlilerinin arasına fırlatılması! 22 bin liralık asgari ücrete mahkum edilen ailelerin neredeyse tüm bireyleriyle güvencesiz işlerde çalışmak durumunda kalması!
Bu böyle olunca denetlenmeyen, gerekli işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmayan, tanımlı bir işte değil her işe koşturulan çocuk işçilik büyüyor, büyüdükçe ölümler de yaygınlaşıyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi bu gerçeği 2025’te en az 91 çocuk işçinin çalışırken öldüğü tespitiyle önümüze koyuyor.
Son can veren çocuk ise 17 yaşındaki Afgan çocuk işçi Zehra oldu. Göçmen işçiler açısından güvencesizliğin, kuralsızlığın misliyle katlandığı bu sömürü cehenneminde Zehra da Karaman OSB’de bulunan Yıldızbaş Soğuk Hava Deposu’nda çalışırken başörtüsünü makineye kaptırması sonucu hayatını kaybetti.
Önceki gün de Denizli 3. Oto Sanayi’de kaporta dükkanında çalışan 13 yaşındaki çocuk işçi Tunahan Yiğit Özcan tinerin alev alması sonucu yanarak ağır yaralanmıştı. Tunahan İzmir’de, yanık ünitesi yoğun bakımda, hala entübe…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!