On binlerce kişi, Trump ailesiyle bağlantılı lüks inşaat projesine karşı dün (22 Haziran) akşam büyük bir protesto düzenledi.
Arnavutluk’ta Trump ailesiyle bağlantılı lüks tatil köyü projesine karşı başlayan halk direnişi büyüyerek devam ediyor. Dün düzenlenen gösterilerde on binlerce kişi sokaklara çıkarak hem projeyi hem de hükümetin sermaye yanlısı politikalarını protesto etti. Göstericiler, “Arnavutluk satılık değil!”, “Rama defol!“ sloganıyla ülkenin kıyılarının, doğal yaşam alanlarının ve zenginliklerinin uluslararası sermayenin kâr hırsına teslim edilmesine karşı öfkesini dile getirdi. Avlonya (Vlonya) şehrinde bulunan Zvernec bölgesinde ise inşaat için gelen konteynerleri bariyerleri aşarak uçurumdan aşağı attılar.
Mayıs ayından bu yana her akşam düzenlenen protestolar giderek kapitalist yağma politikalarına karşı gelişen toplumsal bir itiraz niteliğine daha fazla bürünüyor. Trump ailesiyle bağlantılı şirketlerin, koruma altındaki doğal alanlarda lüks turizm tesisleri inşa etme girişimi halk tarafından ülkenin doğal ve toplumsal kaynaklarının küresel sermayeye peşkeş çekilmesinin yeni bir örneği olarak görülüyor.
📍Arnavutluk
⬇️Hükümet Trump’ın damadı Jared Kushner’in turizm projesi için ülkenin kıyılarını sermayeye peşkeş çekti. Kakome Sahili’ndeki özelleştirme girişimine karşı halk harekete geçti, özel şirketlere ait şantiyeleri yıktı direnişi büyüttü, hükümetin istifasını istiyor pic.twitter.com/S2WITtdnHc
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) June 22, 2026
Göstericiler, Başbakan Edi Rama hükümetini büyük sermayenin çıkarlarını halkın ve doğanın çıkarlarının önüne koymakla suçluyor. Hükümet projeyi “ekonomik kalkınma” ve “yatırım” söylemleriyle savunurken halk bu söylemlerin arkasında rant, yolsuzluk ve kamusal alanların özelleştirilmesinin bulunduğunu vurguluyor. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Arnavutluk’ta da “kalkınma” adı altında yürütülen projelerin bedelini emekçiler, yerel halk ve ekosistem ödüyor diyen göstericilere Almanya başta olmak üzere yurtdışında yaşayan Arnavutlar da katılmaya başladı.
Protestoların giderek kitleselleşmesi ve daha militan biçimler alması üzerine devlet soruşturma ve baskı yöntemlerini artırdı. Kâr uğruna doğanın ve yaşam alanlarının tahrip edilmesine karşı çıkanlar “kamusal düzeni bozuyorlar“ denilerek kriminalize edilirken, emperyalist tekellere sunulan Sazan Adası ile çevresindeki koruma altındaki kıyı bölgelerini kapsayan milyarlarca dolarlık proje kamu yararı demagojisi altında savunuluyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!