Byung-Chul Han
Mutluluk dispozitifi insanları tekilleştirerek toplumun siyasi ve dayanışmacı yönlerini yitirmesine yol açar. Mutluluk herkesin kendi başına uğraşması gereken bir şeydir. Kişiye özel bir hale gelmiştir. Eziyet de kişinin kendi başarısızlığının sonucu olarak yorumlanır. Böylece devrimin yerini depresyon alır. Kendi ruhumuzu tedaviyle uğraşırken sosyal çarpıklıklara yol açan toplumsal ilişkileri gözden kaçırırız. Korku ve güvensizlikle boğuşurken bunun sorumlusunun toplum değil kendimiz olduğunu düşünürüz. Halbuki devrimin mayası birlikte hissedilen acıdır. Neoliberal mutluluk dispozitifi bunu daha doğmadan öldürür. Palyatif toplum acıyı tıbbileştirerek ve özelleştirerek siyasetten arındırır. Böylelikle acının toplumsal boyutu baskılanır ve bastırılır. Yorgunluk toplumunun patolojik dışavurumları olarak yorumlanabilecek kronik ağrılar hiçbir protestoya yol açmaz. Neoliberal performans toplumundaki yorgunluk bir ben-yorgunluğu olduğu ölçüde apolitiktir. Bitap düşmüş narsisist performans öznesinde görülen bir semptomdur. İnsanları biz olarak bir araya getirmek yerine tekilleştirir. Bir topluluğun oluşmasına yol açan biz-yorgunluğundan farklıdır. Devrime karşı en iyi tedbirdir ben-yorgunluğu.
Neoliberal mutluluk dispozitifi mutluluğu şeyleştirir. Mutluluk, daha yüksek performans vaat eden olumlu duyguların toplamından daha fazla bir şeydir. Optimize etme mantığına uymaz. Hazırda olmamasıdır en önemli niteliği. Bir olumsuzluk barındırır içinde. Gerçek mutluluk ancak kırılmış olarak mümkündür. Mutluluğu şeyleşmekten kurtaran bizzat acıdır. Ona süreklilik kazandırır. Acıdır mutluluğu taşıyan. Acılı mutluluk bir oksimoron değildir. Her yoğunluk acı vericidir. Tutku acı ve mutluluğu bir araya getirir. Derin mutluluğun içinde bir acı ânı vardır. Acı ve mutluluk, Nietzsche’nin deyişiyle “ikiz kardeşlerdir, birlikte büyüyen […] ya da birlikte güdük kalan.” Acı engellendiğinde mutluluk yavanlaşıp sıkıcı bir rahatlığa dönüşür. Acıya duyarlı olmayan insan derin mutluluğa kapısını kapatmıştır. “(In) türlerinin bolluğu sonsuz bir kar fırtınası gibi yağar böyle bir insanın üzerine, tıpkı acının en güçlü yıldırımlarının hedefi olduğu gibi. Ancak bu koşul altında, her an her yönüyle acıya en derinlerine kadar açık olmak suretiyle mutluluğun en yüksek türlerine açık olabilir.
[Palyatif Toplum, Byung-Chul Han, Türkçe çeviri: Haluk Barışcan, Haziran 2022, Metis Yayınları]
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!