Burjuva iktidar blokunun bilinçli olarak kaşıdığı darbe tartışmalarının vardığı noktalardan biri de TV programlarından ölüm listeleri açıklayıp, katliam kışkırtıcılığı yapmak oldu.
Varlığını toplumsal kutuplaşmaya dayandıran ve her sıkışma anında düşmanlar ya da gündemler üreterek bu kutuplaşmayı kaşıyan burjuva devletin şu anki güçleri, salgın krizinin üzerine binerek derinleştirdiği çok yönlü tıkanma ve krizin toplumsal bir krize dönüşme güçlü olasılığına karşı da aynı yöntemi kullanıyor.
Dün gece Ülke TV denilen tetikçi televizyonda Haber 7 yazarı Esra Elönü’nün sunduğu “Arafta sorular” programına katılan ne olduğu belirsiz Sevda Noyan’ın sarfettiği ve Elönü’nün epey bir eğlenmiş gibi görünerek onayladığı tehditler burjuva iktidar cephesinde neler olup bittiğinin de açık izahı oldu.
“İktidar yalakalığını en yüksek seviyede dile getirmeliyim ki yaranayım” refleksiyle hareket ettiği belli olan ne idüğü belirsiz Sevda Noyan, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili “15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık. Boş bulunduk… Yanlış anlaşılmasın, doğru anlaşılsın; bizim aile 50 kişiyi götürür. Bu konuda çok donanımlıyız maddi ve manevi olarak. Liderimizin yanındayız ve asla yedirmeyiz bu ülkede, onu söyleyeyim. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim sitede hâlâ 3-5 var, benim listem hazır” ifadelerini kullandı.
Bu ifadelere karşı ‘yalakalıkta geride kalmamalıyım’ refleksiyle hareket eden Elönü de gülümseyerek “‘Ayak’ az kalır bence, 4 ayaklarını denk alsınlar” ifadeleriyle destek verdi.
Belli ki iktidar içi tepişmeler keskinleşmiş ve bir yerleri açık olan herkes yağcılığın dozunu kaçırarak arada gitmemeye çalışıyor. Ya da bir tükenişe doğru gidildiğini hayvanlara has bir duyarlılıkla sezenler, iktidarın eteklerinde dolaşmanın kendilerine sunduğu kırıntıların elden gitme olasılıklarını hissederek baştan kılıç çekip, olası patlamalara daha şimdiden sınır çizme ihtiyacı duyuyor.
Nedeni her neyse veciz bir söz olarak tarihe de geçtiği gibi “Hiçbir şey yoksa bir şey var”.
İktidar nimetlerinden nemalanan bu güruhlar kendi içlerinde tepinirken bile olası bir toplumsal kalkışma karşısında birleşerek o saltanatlarını korumakta kararlı olduklarını ilan etmiş olsalar da her şeyi satılık olanlarda böyle bir yüreğin de olmadığını bilmek için müneccim olmaya da gerek yok!
Her tehditlerini “FETÖ’yü kastettik” diyerek kabul edilebilir kılmaya çalışanların karın ağrısının çok daha katmanlı ve çapı çok daha büyük patlama korkusu olduğunu söylemek de öyle…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!