Mevcut katmanlı krizi içerde de dışarda da savaş politikalarıyla yönetme niyetini gösteren burjuva iktidar bloku her fırsatta bunun altını çizerek adeta meydan okuyor. Meclis’in açılışını yaptıkları gün içerdeki saldırganlığı tırmandıracaklarının da beyanı olarak bekçilere ilişkin düzenlemeyi getirdiler. Arkasının barolar ve meslek örgütlerine ilişkin yapmak istedikleri ve istismar yasasıyla geleceğini biliyoruz.
Burjuva parlamentarizminin en geri biçimlerine mahsus kısıtlı işlevi bile tek adam diktatörlüğünün mantığına göre budanmış, varlığıyla bu tek adam rejiminin ayıplarını örtecek üzüm yaprağı dışında bir anlamı kalmamış Meclis’in bu hali bile rahatsız edici geliyor olmalı ki, yeni bir ayar verme siyasetine yöneldiler.
Bugün yapılan Meclis Genel Kurulu’nda kürsüden yargı kararlarını okuyarak CHP’li Enis Berberoğlu ile HDP’li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın milletvekilliğini düşürdüler.
Kılıçdaroğlu sadece “Berberoğlu” dedi
Dokunulmazlıkların kaldırılmasına “yanlış olduğunu bile bile evet” diyen, HDP’ye dönük onca saldırıyı ezeli Kürt düşmanlığı-korkusu kodlarıyla seyreden, pek çok gelişmeyi-düzenlemeyi “aman Kürtlerle bir arada gözükmeyelim” korkusuyla (!) objektif olarak onaylayan CHP, üç milletvekilinin vekilliklerinin düşürülmesini de sadece Enis Berberoğlu açısından okuyarak aynı yolda devam edeceğini gösterdi.
Kılıçdaroğlu karara ilişkin açıklamasında Güven ve Farisoğulları’nın adını zikretmeden “Enis Berberoğlu’nun Milletvekilliğinin düşürülmesi, içinde yaşadığımız 20 Temmuz Sivil Darbe sürecinin bir sonucudur, millet iradesinin yok sayılmasıdır. Adaleti, hakkı ve hukuku sağlamak için demokrasi mücadelesine devam edeceğiz” diyebildi mesela.
Zaten bu hamleyi yapanların da esas derdi kendileriyle olmayan ve “muhalefet” olarak kodladıkları tüm kesimleri istedikleri mindere çekmek, o minderde gerilettikçe geriletmek değil mi?
CHP’nin sınıf karakterine de uygun olarak başından beri sergilediği bu tutumunun vekilliklerin düşürülmesi karşısında da yinelemesinin, saldırılara kapıyı açmak dışında bir anlam taşımadığınıysa çok yakında hep birlikte göreceğiz.
Arkası başkanlık rejiminin mantığına uygun olarak gelecek
Bugün üç milletvekilinin vekilliklerini düşürerek “saldırıyı tırmandıracağım” mesajının altını bir kez daha çizenlerin, hasımlarının her gerileme tutumunu kendi alanlarını daha da genişletmek yönünde kullanacakları açık.
Üç ismin milletvekilliklerinin düşürülmesine yanıt, Kılıçdaroğlu’nun daha baştan koyduğu sınırlar içinden verilemez. Meclis’te slogan atarak, kürsülere vurarak da…
Başkanlık rejiminin alameti farikasının somut bir gerçekliğe dönüşmesi, yasama-yürütme-yargı ve tüm bir sivil toplum alanının Hitlerci faşizme mahsus bir merkezileşmeyle sıkıca kontrol edilmesi hamlelerinin görünürleştiği bu kesitte üç ismin milletvekilliklerinin düşürülmesinin arkası da Devlet Bahçeli’nin dillendirdiği başka düzenlemelerle gelecektir.
Bunun olmaması için “Berxwedan jiyan e” sloganıyla kararı karşılayan Leyla Güven’in bu tutumunu alanlara taşımak dışında bir seçenek de yoktur.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!