Kullanıcı adı “Raporlar” olan bir Twitter hesabından başka hiçbir kayıt düşülmeden, “Türkiye’de kaçak elektrik kullanma oranları” diye belirtilen bir harita paylaşıldı. Hangi verilerle oluşturulduğuna dair tek bir kelime edilmeden paylaşılan harita, hiç sorgulanmadan Akit’ten tutalım hemen tüm havuz medyada “Türkiye’nin kaçak elektrik haritası belli oldu, en çok kaçak kullanılan iller Doğu ve Güneydoğu’da” başlıklarıyla haberleştirildi. “Roporlar” hesabından yapılan paylaşım ya da bu çamur medyanın haberlerinin altına ırkçı, kafatasçı yüzlerce yorum düştü.
Verilerle temellendirilmeyen, nispi kıyaslamalar yapılarak derinleştirilmeden paylaşılan haritanın da ırkçı bir yaklaşımla hazırlandığı anlaşılıyor. Muhtemelen yaratacağı ırkçı hezeyan da öngörüldü. Nitekim sonuç da aynen öyle oldu. Ateşinin sönmemesi istenen ırkçılık ve şovenizm için her defasında bir fırsat yaratılmalı ne de olsa. Kürt halkı şu ya da bu gerekçeyle masaya yatırılmalı, didik didik edilmeli. “Terörist” yaftası yetmez aynı zamanda hırsızlık da dahil her türlü kötülüğü yapabileceği döne döne işlenmeli, önyargılar oluşturulmalı, olanlar diri tutulmalı.
Öyle ya, halkın geniş kesimlerini ortak bir noktada buluşturacak ve o nokta üzerinden Kürt halkına düşmanlaşmakta ruhsal bir birlik yakalayacak araçlardan biri de “ekonomik” konular değil mi? Nasıl ki bugün Suriyeli mülteciler işsizlik ve ücretlerin düşürülmesi, kiraların yükselmesinin baş sorumlusu olarak ilan edilip, ırkçı histerinin hedefi haline getiriliyorsa; aşağılanan Kürdün de belli bir ekonomik gelir düzeyinde olması ya da kaçak elektrik kullanarak kullanmayanların faturalarına yük bindirmesi bunun için bulunmaz fırsattır.
Her defasında bir fırsatı yaratılarak hiç sönmemesi istenen ırkçılığın-şovenizmin ateşi, bu sefer de bu harita üzerinden körüklenmeye çalışıldı. Kriz dönemlerinde bu etkinin çok daha yüksek olacağını öngörmemekse mümkün değildir.
“Raporlar” denilen hesaptan paylaşılan haritada en çok kaçak elektrik kullanan ilin yüzde 72,7’yle Mardin olduğu belirtilmiş. Onu sırasıyla o bölgedeki diğer iller izliyor. Ege en düşük kaçağın olduğu bölge olarak gösterilirken, İstanbul’da oran yüzde 11 olarak belirtilmiş.
Paylaşımın altına yapılan binden fazla yorumun çoğunluğu ırkçı olmasa da epey bir kısmı eşikte duran bu kesimleri ırkçılığa kışkırtacak düşmanlaştırıcı paylaşımlarda bulunuyor. Basit mantıki çıkarsamalarla ırkçılığa tutum alan yorumlar bile bu yaklaşımla hedefe çakılıyor. 15 milyon nüfusa sahip İstanbul’daki kaçak kullanımının 350 bin kişilik nüfusa sahip Hakkari’yle kıyaslandığında devede kulak kalacağı, esas kaçağın İstanbul’da yaşandığını anlatmaya çalışan yorumlar bile, İstanbul’daki kaçağın da asıl olarak Kürtler tarafından kullanıldığı şeklinde o derinleşmiş düşmanlığa konu olabiliyor.
Fabrikaların, devlet kurumlarının, sanayi bölgelerinin kullandığı kaçak elektriğin haddinin hesabının olmadığı, Kürt illerindeki kaçağın bunlarla kıyaslanamayacağını anlatmaya çalışan paylaşımlar da aynı düşmanlığın hışmına uğrayabiliyor.
Irkçılık mantığı da aklı da yok sayan o zehriyle belirleyici olabiliyor, mantığa davet edilmesine karşı da en az Kürt düşmanlığı kadar keskin bir düşmanlıkla tutum alabiliyor.
Mesela elektrik faturalarına bindirilen vergiler ve bu vergilerden elde edilen kazancın inşaat-maden-enerji patronlarına, asalak burjuvaziye, halkın geçemediği köprülerin parasının ödenmesine ya da “itibardan tasarruf” olmaz denilerek Saray’ın musluklarının bile altın varaklı olmasına harcanarak yapıldığını düşünmez bile…
Irkçılık ve şovenizm sadece aklı değil; hiçbir gelir kaynağı bulunmayan, o bindirilmiş faturaları ödeyecek durumu olmayan ve bu nedenle kaçak kullanmak zorunda kalan yoksul Kürt halkına karşı vicdanı da öldürür. Her gün ümüğü sıkılarak toplanan vergilerin “milletin a… koyarız” diyen Cengiz’lere aktarılmasına ya da bütün zenginlikleri elinde toplayan bir avuç asalağın haddi hesabı olmayacak düzeyde kaçak elektrik kullanmasına Kürt halkının gözlere batan kaçak kullanımına duyduğu öfkenin zerresini duymaz!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!