Türkiye Taliban’a yaranma çabalarını sürdürüyor



Türkiye, Taliban daha siyasi iktidarını resmileştirmemişken onu tanıyan ilk adres oldu. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu son olarak, “Şu ana kadar Taliban’ın verdiği mesajları olumlu karşıladığımızı söylemek isteriz” diye belirtti


ABD ve NATO’ya yaranma çabasının yanısıra bölgedeki stratejik konumuyla tuttuğu önemli yer, uyuşturucu trafiğindeki kilit konumu ve önemli maden kaynaklarıyla burjuvazinin bilumum kesimlerinin ve onların temsilcisi olan faşist iktidar blokunun ağzını sulandıran Afganistan’a demir atma düşüncesi hepten düşkünleşmiş bir politikayla hayata geçirilmeye çalışılıyor. Faşist iktidar bloku, Taliban daha siyasi iktidarını resmileştirmemişken fiilen onu tanıyan ilk adres oldu.

Kabil Havaalanı’nın güvenliği çatlağından girmeye çalışıyorken Afgan devleti denilen çürümüş yığın çil yavrusu gibi dağılıp Taliban ABD’nin de oluruyla deyim yerindeyse tek bir kurşun sıkmadan Kabil’e ulaşınca bu sefer de “Taliban’ın talep etmesi halinde teknik ve güvenlik desteği sağlamaya hazırız” demeye başladı.

Taliban dünyaya “şirinlik” mesajları salarken bu mesajlarını Türkiye’deki izdüşümleri (Taliban’ın Afganistan’da kontrolü ele geçirmesini öven Ayasofya Camii Eski Baş İmamı Mehmet Boynukalın gibi!) ilk elde kapıp, onun adına propagandaya dönüştürüyor zaten. Siyasi iktidar da onun kabulü için adeta yolu temizleyen bir misyonla hareket ediyor, bunu hedefleyen açıklamalarına devam ediyor.

Son olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ürdün’ün başkenti Amman’da mevkidaşı Eymen es-Safedi’yle düzenlediği ortak basın açıklamasında bu hizmetini daha ileri taşıdı.  “Afganistan’ın ekonomik kalkınmasını, istikrarını, barışını, huzurunu desteklemeye devam edeceğiz“, diye belirten Çavuşoğlu, “Şu ana kadar Taliban’ın verdiği mesajları olumlu karşıladığımızı söylemek isteriz” vurgusuyla Taliban için önden siper kazmaya çoktan başladıklarının da işaretini vermiş oldu.

Burjuvazinin yayılmacı hayalleri ve ihtiyaçlarını siyasetin diline taşıyan, bu hayalleri dünyadaki bu istikrarsızlık koşullarında oraya buraya demir atmakla pratiğe dönüştüren ve her defasında daha fazla bataklığa batmak ya da tasını tarağını toplamak zorunda kalan faşist iktidarın bu seferki hedefinin Afganistan olduğu ve bunun için Taliban’la her türlü yaltaklanma ilişkisi kurmaya hazır olduğu gün gibi ortada. Bu mide bulandırıcı siyasetin içerdeki izdüşümlerinden biri Taliban zulmünden kaçan Afgan göçmenlerin çok amaçlı bir kart olarak kullanılmasıysa, diğer yanını ise cihatçı mantık ve siyasetin biraz daha güçlenmesi, içerde de daha pervasızca meşrulaştırılması olacaktır. Her açıdan da düşkünlük, saldırganlık ve giderek bataklık…