Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), milyonlarca işçiyi aileleriyle birlikte doğrudan, tüm işçi ve emekçileriyse dolaylı olarak etkileyecek, Türkiye’de aslında temel ücret haline gelmiş, dört kişilik ailenin ihtiyaçlarına göre değil tek bir kişinin asgari ihtiyaçlarına göre belirlenen asgari ücret konusundaki yaklaşımlarını bugün düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
Genel İş Genel Merkezinde düzenlenen basın toplantısında DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından açıklanan yaklaşımda “4 kişilik bir ailenin asgari geçim şartlarını belirleyen yoksulluk sınırının Kasım 2021’de 10 bin 200 lirayı aştığı, aralıkta bunun daha da artacağını öngörerek, bir hanede 2 kişi çalıştığında en azından bir yoksulluk sınırı kadar gelir girebilmeli. Bu nedenle 2022 yılı asgari ücreti en az net 5200 lira olmalı diyoruz” denildi.
Çerkezoğlu, geçim derdinin emekçilerin en temel sorunu olduğuna dikkat çekti. Çerkezoğlu, “Gerek 2018’den bu yana devam eden ekonomik kriz gerek Kovid-19’un yaratmış olduğu iş ve gelir kayıpları, gerekse son aylarda giderek tırmanan fiyat artışları geniş emekçi kesimlerin alım gücünü düşürmüş ve pahalılığı en önemli toplumsal sorunlardan biri haline getirmiştir. Pahalılığın panzehiri ücretlerin ve emek gelirlerinin artırılmasıdır. Bu nedenle 2022 asgari ücreti için oldukça güçlü bir beklenti oluşmuştur. 10 bin TL’yi aşan yoksulluk sınırı ile asgari ücret arasında ise büyük bir uçurum vardır. TL’nin hızla değer kaybetmesi nedeniyle asgari ücret dolar cinsinden son 15 yılın en düşük düzeyine gerilemiştir. Böylece Türkiye işgücü maliyeti açısından tekrar bir ‘ucuz emek cenneti’ haline gelmiştir” diye konuştu.
“Türkiye asgari ücretliler toplumu haline geldi”
Asgari ücretin giderek ortalama ücret haline gelmeye başladığını belirten Çerkezoğlu, “Türkiye’nin bir asgari ücretliler toplumu haline gelmesinin temel sebebi sendikalaşmanın ve toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece düşük olması ve mevzuatta var olmasına rağmen işverenlerin istememesi nedeniyle teşmil sisteminin uygulanmamasıdır. Öte yandan AKP hükümetleri asgari ücretteki artış oranlarını memur maaşlarına, emekli aylıklarına ve kamu işçisinin ücretlerine yansıtmaktan kaçınmaktadır. Tüm bunların sonucunda Türkiye, giderek bir asgari ücretliler toplumu haline gelmektedir. Bu kadar geniş kesimleri kapsayan asgari ücret üzerinde oldukça ağır bir vergi ve kesinti yükü söz konusudur. 2021 yılında brüt asgari ücretten 750 TL’den fazla vergi ve kesinti yapılmaktadır. Emekçiler tarafından ödenen dolaylı vergilerle asgari ücretin net harcanabilir kısmı daha da azalmaktadır. Asgari ücret ülkemizde uluslararası standartların aksine işçinin ailesi hesaba katılmadan sadece kendisi için hesaplanmaktadır” dedi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!