Gezi Parkı eylemlerine ilişkin beraat kararının bozulmasının ardından Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu on yedi sanıklı dava, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlanmıştı. Çarşı davasında da beraat kararlarının bozulan Yargıtay iki dosyanın birleştirilmesine karar vermişti.
Davalar 30 Temmuz’da birleştirilmiş ve sanık sayısı elli ikiye çıkmıştı. Birleşme kararının ardından görülen üç duruşmada sanık Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.
Mütalaada, Kavala’nın Gezi eylemlerini yönettiği belirtilerek, “Gezi kalkışmasının başarısız olması akabinde ise sanık Mehmet Osman Kavala’nın sanık Henry Jack Barkey ile Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş hükümetini yıkmaya yönelik yasadışı faaliyetlerine devam ederek 15 Temmuz darbe girişimine zemin hazırladıkları tespit edilmiştir” denildi.
Taksim Dayanışması’ndan Mücella Yapıcı için de “bir plan ve senaryo dahilinde yürütülen kalkışma hareketinin başlaması ve tüm ülke sathına yayılarak derinleştirilmesi kapsamında faaliyetlerinin bulunduğu, kalkışma sürecinde yaptıkları provokatif paylaşımlar ve eylem çağrıları ile eylemcileri galeyana getirerek şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırlayan Taksim Dayanışması’nın sekreterliğini yaptığı ve bu paylaşımların yapıldığı “Taksim Dayanışması / @taksimdayanisma” isimli Twitter hesabının yönetilmesinden, basın açıklamalarının hazırlanmasından sorumlu olduğu tespit edilmiştir” ifadesi kullanıldı.
Mütalaada, Kavala hakkında daha önce tahliye olduğu suçlamalar ve yargılandığı davalar sıralanarak hakkındaki davanın, “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, Anayasal Düzeni Değiştirmeye Teşebbüs ve Siyasal veya Askeri Casusluk” suçlarından açıldığı anımsatıldı.
Mütalaada, “Gezi Kalkışması ve devam eden süreçteki eylemlerinin aynı suçun işlenmesi kapsamında gerçekleştirilen icra hareketleri olduğu, deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin nihai amacının Türkiye Cumhuriyetinin seçilmiş hükümetinin ortadan kaldırılması olduğu, bu haliyle sanığın eylemlerinin TCK’nun 312. Maddesinde düzenlenen Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçuna sebebiyet verdiği anlaşılmıştır” denildi.
Kavala’nın sadece bu suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Mütalaada, Yapıcı için de aynı suçtan aynı ceza talep edildi.
20’şer yıl hapis
İddianamede, Çarşı davası dosyasının bu dosyadan ayrıldığı anımsatıldı. Gezi davasının yurtdışında bulunan dokuz sanığı, Ayşe Pınar Alabora, Henry Jack Barkey, Can Dündar, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Memet Ali Alabora, Yiğit Aksakoğlu ve İnanç Ekmekçi hakkındaki dosyanın da ayrılması talep edildi.
Mütalaada, davanın diğer 6altı sanığı Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi’nin ise “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçunu yardım eden sıfatıyla işledikleri gerekçesiyle 20’şer yıl hapisle cezalandırılmaları istendi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!