Zehra Çaldağ
Sırada kim var? Hangi işçi işten atılma listesinde yer alıyor? Bunu biz bilemeyiz. İşçiler de muhtemelen bilmiyor. Ama bizlere kadar gelen duyumlara göre Çankaya Belediyesi’nin 13-14 kişilik bir işten atma listesi hazırladığı bilgisi ulaştı. Kesin bir bilgi olmamasına rağmen, ‘umarız doğru değildir’ demekten kendimizi alamıyoruz.
Ama ya doğruysa!
Keza bu bilgi gerçekse eğer, Çankaya Belediyesi bu listeyi hayata geçirmek için Yasin Keskin’in direnişi devam ederken şimdilik işten atmayı göze almayacaktır, diye düşünüyoruz.
İşte tam da bundan dolayı Keyfi işten atmaların önüne geçebilmek için diyoruz ki: Mesele Yasin Keskin meselesi değil, sınıfsal tutum meselesidir.
Bu direnişte Çankaya Belediyesi işçileri -özellikle Çanpaş işçileri- eğer bir tutum alabilirlerse bu tutum sadece işten atmalara karşı değil, çürümüş sendikal anlayışa, sendika-patron işbirliğine, devletin baskı aygıtına karşı da sınıfsal bir tutum olacaktır.
Var olan korkuları ve çekinceleri aşabilirsek sınıfsal bilinçle, öz örgütlülük oluşturulabilirse, o şucu bucu gibi sistemin ve yönetenlerin işçi sınıfını bölüp, parçalamak için propagandasını yapıp yaygınlaştırdığı argümanları bertaraf edip birlik olunabilirse… Yoksa daha çok işçi atılır, sefalete daha fazla mahkum ediliriz. İlerleyen günlerin nasıl olacağı, neye evrileceği işçi sınıfının ve ezilen halkların kendi ellerinde ya kapitalist barbarlığa devam ya da “Yoksulluğa, işten çıkarmalara, sefalete, sömürüye, zamlara karşı” insanlığın ve işçi sınıfının kurtuluşu olan sosyalizme doğru mücadeleyi derinleştirmeye! Seçim işçi sınıfının kendi bilincinde ve nasırlı ellerinde..
Çankaya Belediyesi’nde işten atmalar ilk defa olmuyor. AMA ARTIK BUNA BİR DUR DEMEK gerekmiyor mu? En azından bundan sonra işten atma düşüncesi oluştuğunda öyle kolay kolay cesaret edememeli patronlar.
Bu, #Gecinemiyoruz #zamlarGeriAlinsin diye isyan ettiğimiz şu günlerde, özellikle işsiz bırakılan bir aileyi sefalete, yoksulluğa sürüklemektir. Yasin’in oğlunun gözlerini ve yaşadıklarını unutmayın ve kendiniz olsaydınız ne yapardınız?! Bu kıyaslamayı iyi yapmak lazım. Size sizden başka çözüm yok. Ancak sizin sahiplenmeniz ile Yasin ve ailesi başarabilir ki, bu sizin eseriniz olacaktır.
Birkaç örnek verelim:
“İşçiler birlik olsa yer yerinden oynar” #BirleşirsekKazanırız Bu öyle laf olsun diye sözlenmiş bir söz müdür? Buna yakından bakalım.
“Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan OYAK’a bağlı Ermaden A.Ş’nin taşeronu olan Çiftay Madencilik’te çalışan 600 madenci olarak maaş ve sosyal haklarımız için iş bırakma eylemi gerçekleştirdik. Üç gün süren birlik ve kahramanca direniş sonucu taleplerimizin bir kısmı kazanım hanesine yazıldı. Geçen yılın sonunda 2825 TL maaş alırken direniş sonucunda en düşük ücretimiz net 5250 TL, ortalama net ücretimiz 6200 TL oldu. Divriği işçisi yerelde oluşmuş sömürü ve tahakküm oligarşisi karşısında direndi.”
Uğur Tekstil işçileri; Direndik, inat ettik, inandık ve kazandık! 18 Kasım’da işten atılan doksan yedi #UğurTekstil işçisi işe geri alınacak. Boşta geçen sürelerin ücretleri ödenecek! Başta BİRTEK-SEN Genel Başkanı @mturkmenn27’e, Küresel Sendika’ya, Marka temsilcilerine ve destek olan herkese teşekkürler.
Şu bilinmelidir ki, @disktekstil’in bu zaferde hiçbir payı yoktur. Aksine işe alınmamamız için çalışmıştır. Bu mücadelede ve başarı hikâyesinde DİSK TEKSTİL’in adı işçilere yaptığı ihanetle anılacaktır. Biz işçiler yanımızda duranları da, ihanet edenleri de asla unutmayacağız.”
İzmir Aliağa Gemi Söküm işçileri, 22 patrona karşı kendi deyimleriyle ’25 yıllık ölü toprağını’ atarak direnişe geçen işçiler, direniş sürecinde tek tek patronların ücret artışına gitmeyi kabul etmesine rağmen birlikte hareket etmiş ve bir kısmı dışında talepleri kabul edilenler de direnişi sürdürmüştü.
“Tüm Türkiye kamuoyu gemi söküm patronlarının muazzam karları karşısında gemi söküm işçisinin çalıştığı zor koşulları gördü, kazanma yolunda örgütlenmenin-birlik olmanın büyük bir adım olduğunu tecrübe ettik, patronlar her istediklerini her an yapamayacaklarını gördü, yasal haklarımızı öğrendik.”
Migros’a bakalım: “Epik bir zaferin haklı gururu ve umudu ile konuşan Migros işçisi Sevda’nın sözleri muradımızı özetliyor: Bugün ya da yarın Türkiye’deki bütün işçilerin ayağa kalkacağını düşünüyorum. Sıra hepimizde. Biriz, birlik olmalıyız!”
Son 2 ayda hayata geçirilen direnişlerin ve grevlerin listesi şöyle: 108 grev
107 Fiili, 1 Yasal (BBC)
104 Özel Sektör, Dört Kamu İşçisi/Görevlisi
105 Mavi, Üç Beyaz Yakalı (BBC ve Kamu Sağlık Çalışanlarının 2. Grevi)
96’i Düşük Zamma Karşı
108 Grevin Ortalama Süresi: 3,1 Gün
54’ü Hiçbir Sendikanın Dahli Olmadan
26’sında Bağımsız Sendikalar
12’sinde DİSK’e Bağlı Sendikalar
18’inde Türk-İş’e bağlı sendikalar örgütleyici olarak ya da katkı sunarak yer aldı.
106 Grevde En Az 17 Bin Grevci (2 adet Kamu Sağlık Çalışanları Grevi hariç
En Az 49 Grevde Kazanım, 38’inde Kazanım Yok. Kalanı: Kazanım Sözü ( / Sürüyor (4) /Bilgi Yok (9)
Belirgin Gruplar:
32: Antep
21: Aliağa Gemi Söküm
17: İstanbul’da Çorapçı
7: Kurye
7: Metal
24: Diğer
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!