Krizin ağır etkisi işçi ve emekçileri ekmek bulamayacak hale getirmişken, gıda maddelerine, kiralara, ulaşıma kısacası aklımıza gelebilecek tüm temel tüketim kalemlerine yapılan zamlar artık takip bile edilemezken AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sanki lütfedecekmiş gibi asgari ücrete duruma bakılarak yıl ortasında ikinci bir zam daha yapılabileceğini açıkladı.
Krizin derinliğini ve nasıl bir yıkım yaratacağını görerek işçi ve emekçileri geçici süreliğine de olsa yatıştırmak kafasıyla asgari ücrete belirlendiği aralık ayında 1 Ocak 2022’den itibaren geçerli olacak şekilde yüzde 50 oranında zam yapılmış ve 4 bin 250 TL’ye çıkarılmıştı. Aradan 3 ay bile geçmeden açlık sınırı 5 bin 738 liraya yükseldi ve yapılan zam hızla buhar olup uçtu. Kaldı ki patronlara birçok teşvik sağlanmasına rağmen bazı işyerlerinde asgari ücretin 4 bin 500 lira olması bahane edilerek işçi kıyımları yaşandı, işçilerin hesabına yatırılan 4 bin 500 liranın bir kısmı elden geri alındı.
Erdoğan şimdi yine durumun vahametinin işçi sınıfı cephesinde birikmiş hoşnutsuzluğu derinleştireceğini öngörerek, “Yapılacak görüşmeler neticesinde yıl ortasında değerlendirme gerektiğinde kesinlikle vatandaşımızdan, işçimizden böyle bir şeyi esirgemeyiz. Veren el alan elden hayırlıdır” diyerek yeni bir yatıştırma hamlesine hazırlanıyor. Hem de değil aylar bir güne bile tahammülün olmadığı bu koşullarda yıl ortasını zikrederek.
Bu arada işçi sınıfını temsilen asgari ücret tespit masasına oturan Türk-İş ağası Ergün Atalay, asgari ücrete artış yapılması taleplerine karşı kalkıp “olmaz öyle şey, asgari ücrete yıl sonunda yapılır zam” diyecek kadar kendisini kaybedebiliyor. Yani patrondan daha çok patroncu olan özünü boş bulunarak alenen ortaya koyabiliyor.
Sonuç itibariyle Erdoğan’ın yıl ortasında asgari ücrete bir zam daha yapılabileceğini zikretmesi birçok şeyin özetidir. Keza mevcut krizin daha büyük bir yıkım yaratabileceğini çok iyi biliyorlar. Bu durumun yaşanan işçi direnişlerinin daha demlenmiş ve örgütlenme arayışı daha güçlenmiş bir nitelikle yeniden sahne almasına neden olacağının öngörüsüdür onu konuşturan. İşçi ve emekçiler üzerindeki hegemonyalarının çözülmeye başladığı bu koşullarda asgari ücrete yapılacak zamla en azından bunu sürece yayamaya çalışmak istiyorlar. Fakat hayatın ritmi onların hesapladığı gibi akmıyor, sınıf içinde yükselen homurtular Erdoğan’n lütuf dağıtır gibi “Veren el alan elden hayırlıdır” demesine daha fazla sessiz kalmayacaktır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!