Faşist rejim tüm toplumsal kesimlere her fırsatta saldırıları tırmandıracağı, dışarıyı devasa bir açık cezaevine, içeriyi de muhalif kesimlerin doldurulduğu ölüm evlerine dönüştüreceği mesajları veriyor. Kutuplaştırıcı söylemlerini gerici ideolojik argümanlarla sentezleyerek en bayat halleriyle piyasaya süren rejim, yargıdaki kadrolaşmayla iç içe geçecek şekilde silahlı gücünü de büyütüp, tahkim edecek adımlarla bu mesajını açık tehdide dönüştürüyor.
HDP’ye yönelik Kobanê kumpas davası, Gezi kumpas davası, kadın derneklerine yönelik gerici-hedef gösterici söylemlerle açılan kapatma davaları, Kürt halkına dönük işgalci saldırganlık, söz söyleyen herkesin başına bir polis koyma dürtüsünü ifade eden saldırgan tutum iktidarın işçi ve emekçiler için nasıl bir gelecek hayali içinde olduğunun toplam ifadesidir.
32 yaşını geçmemiş 5 bin ve gerekirse daha fazla korucunun uzman çavuş rütbesi alacağının açıklanması ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 3 bin 250 yeni bekçi alımı için Resmi Gazete’de yayınlanan ilanı bu gerçeğin yeni tezahürü oldu.
Silahlı gücünü her açıdan büyüten, bu gücü halkın gündelik hayatının gözeneklerine kadar derinleştirmeyi esas alan bu yaklaşım, parlamenter hayaller yayarak halkın bilincini, direncini kötürümleştirmeyi ısrarla sürdürenler açısından bir anlam taşımayabilir, ama işçi ve emekçiler için cehennemi bir anlam taşıdığı apaçık ortada. Bu gidişatı durduracak esas faktörün işçi ve emekçilerin sokakta, üretim alanlarında, yaşam alanlarında kendi talepleri, çıkarları temelinde örgütlenmesidir.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!