Kadın işsizliği, yüksek eğitim alanlar arasında yükselişte



Çiçek Özgen Yapılan araştırmalar ekonomik krizin kadınlar üzerinde daha yakıcı sonuçlar ortaya çıkardığını gösteriyor. Birçok sektörde krizle birlikte, işten çıkartılanların ya da iş bulamayanların büyük kesimini kadınlar oluşturuyor. Yaşanan ücret eşitsizliği, gerek işyerinde gerek aile ortamında yaşanan baskılarla birlikte kadınlar -tam da rejimin istediği gibi- evlere hapsolmaya, işgücünden çekilmeye mecbur bırakılıyor. Kadın işsizliği söz konusu …


Çiçek Özgen

Yapılan araştırmalar ekonomik krizin kadınlar üzerinde daha yakıcı sonuçlar ortaya çıkardığını gösteriyor. Birçok sektörde krizle birlikte, işten çıkartılanların ya da iş bulamayanların büyük kesimini kadınlar oluşturuyor. Yaşanan ücret eşitsizliği, gerek işyerinde gerek aile ortamında yaşanan baskılarla birlikte kadınlar -tam da rejimin istediği gibi- evlere hapsolmaya, işgücünden çekilmeye mecbur bırakılıyor.

Kadın işsizliği söz konusu olduğunda, pandeminin kadın ağırlıklı işkollarındaki etkisinin de son derece büyük boyutlarda olduğunu söyleyebiliriz.

Eğitim oranı artıkça işsizlik oranın da arttığı ise bir diğer önemli veri. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan “İstanbul İşgücü Piyasası Yapısal Özellikler ve Sorunlar” araştırmasına göre, kadınların eğitim oranı arttıkça, işsizler ordusu içerisindeki payları da artıyor. Araştırmaya göre yüksek öğretim mezunu kadınlarda işsizlik oranı yüzde 42,8 erkeklerde bu oran ise yüzde 20,7.

İŞKUR tarafından 2021 İşgücü Piyasası Araştırmaları İstanbul İli sonuç raporunda ise, 2021 yılı itibariyle 440.277 olduğu tespit edilen İŞKUR’a kayıtlı işsizlik oranları arasında kadınların genel işsizlik oranı yüzde 48,8 olarak açıklanmış. Her iki rapor da kadınlarda işsizlik oranlarının yükseldiğini gösterirken bunlar arasında özellikle yüksek eğitimli kadınların iş bulmakta zorlandıkları görülüyor. Sadece 2018 yılından bu yana İstanbul’da 200 bin kadın işgücü kaybı yaşandı.

Bunun en önemli nedeni, her yere pıtrak gibi kondurulan “Apartman üniversiteler” ve buralardan mezun olan kadınların hızla işsizlik girdabına yuvarlanmalarıdır. “Apartman üniversiteler” diplomalı sayısını arttırıyor ve okul bittiğinde kadınların diploma sahibi oldukları alanlarda belirgin bir diplomalı enflasyonu yaşanıyor.

Kadınların ekonomik özgürlüklerini elde etme konusunda gittikçe artan bir bilince sahip oldukları biliniyor. Bu da onların eğitime daha fazla yönelmelerine neden oluyor. Toplum içinde eğitim oranlarına baktığımızda yüksek eğitim almış kadın sayısının fazla olduğunu görüyoruz. Kadınlar belli bir bilinç açıklığı kazandıkça eğitime daha fazla önem veriyor ve daha başarılı oluyorlar. Bu nedenle toplum içerisinde yüksek eğitim gören kadın oranları da yüksek.

Ancak ucuz iş gücü olarak sömürülen kadınların, eğitimli olanları artıkça eşit ücret talepleri de, kendi başlarına ayakta kalabileceklerine dair inançları da artıyor. Dolayısıyla, bu bir yanıyla patron için bir tehdit demek. Çünkü kadın bilinci uzunca bir süredir yeniden şekilleniyor ve -eskisi gibi- ‘her şeye amenna’ diyen kadın sayısı giderek azalıyor.

Ayrıca toplumda kadına biçilmeye çalışılan ev kadınlığı-annelik rolü, kadın istihdamının önünün bilinçli bir şekilde kapatılmasına, rejimin bu yönlü adımlar atışına hız vermesine de neden oluyor.

Patronların kriz dönemlerinde kadın emeğini hızla gözden çıkarmalarını da kadın işsizliğinin nedenleri arasında saymak gerekir.