Cemevlerine yapılan saldırılar sonrası dayanışmaya gelenler Cemevlerini sahiplendiklerini DAD Ana Fatma Cemevi’ne üye olarak gösterdiler. Saldırının hemen ertesi gün Ana Fatma Cemevi yoğun dayanışma ve ilgi odağı oldu. Birçok kişi üye oldu yaptı. Üye olanlar arasında gençler de vardı.
DAD Ana Fatma Cemevi’ne üye olan Nalan Temeltaş ve Mahmut Gülenay ile saldırılar ve üyelikleriyle ilgili konuştuk.
Eğitimci-yazar olan Nalan Temeltaş Cemevlerine yapılan saldırının hemen ardından Mamak Ana Fatma Cemevi’ne desteğe gelerek dayanışma içinde olduğunu ve bunu devam ettireceğini söyledi.
Nalan Temeltaş kendisinin Alevi olmadığını belirtirken ezilen inançların yanında olmak için illaki Alevi olmanın gerekmediğini, yok edilmeye, asimile edilmeye, baskı altına alınmaya çalışılan cemevlerinin insani olarak yanında ve dayanışma içinde olmak gerektiğini ifade etti.
Kendisinin DAD Ana Fatma Cemevi’ne üye olmasını sivil itaatsizlik olarak adlandıran Temeltaş üye olurken şunları ifade etti:
“Türkiye biliyorsunuz tüm dünyanın da içinde olduğu bir ekonomik krizi, kötü yönetilmesi ile biraz daha katmerli yaşıyor. Bu ekonomik kriz koşullarında en kolay ne yapabilirsiniz? Eğer organize bir şey yapmak istiyorsanız DNA kodlarına geri dönersiniz. Bu DNA kodları ise Türkiye için sınıfsal, kimliksel ya da dini inanç kökenli olur. Aleviler ile ilgili zaten ellerinde böyle bir kart var. Bunu neden şimdi kullanıyorlar, buna henüz o kadar vakıf değiliz.
Buraya şu an üye olmaya ‘sivil itaatsizlik’ eylemi de denilebilir, ama onların oynadıkları kartın boşa çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda da bir sivil itaatsizlik eylemi olarak üyeliğimi yapıyorum. Çeşitli şekillerde yapılacak etkinliklere zaten katılacağım. Yurttaş olarak bana düşen sorumluluğu yerine getirmiş olduğumu düşünüyorum.”
Temeltaş halka da çağrı yaptı:
“Herhangi bir şeyden korkmalarına gerek yok. Çünkü burası son derece sağlıklı ilerleyen, kendi inancını, felsefesini gayet güzel işleyen bir kurum. Ben özellikle Sünni ailelere çağrı yapayım. Lütfen buraya gelin ve üye olun. Alevi olmanız gerekmiyor.”
Eski Pir Sultan Yöneticisi Mahmut Gülenay da saldırı sonrası DAD Ana Fatma Cemevine üye olarak şunları ifade etti:
“Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde de aktif olarak çalıştım. Gönlümde Alevi kurumlarının birlik ve beraberlik içerisinde örgütlenip kurumsal bir yapıya dönüşmelerini diledim. Mevcut sistemin yapısı olan ‘Alevileri böl, parçala, yönet’ taktiğini kesinlikle kınıyorum. Muharrem ayında İçişleri Bakanı’nın 81 ile Muharrem ayı aktivitesi talimatı vermesi ve aynı zamanda Ağustos ayında dergahımız olan Hacı Bektaş Veli törenlerinin organize edilmesi tamamen bir asimilasyon politikasıdır. Bunları dolaylı olarak yaşam tarzımıza müdahale olarak görüyorum. Cemevlerinin statüsünün henüz kabul edilmediği, halen dernek boyutu ile göründüğü, Hacı Bektaş Veli dergahımızın halen müze olarak görüldüğü, Madımak Katliamı’nın henüz kabullenilmediği bir süreçte Madımak Oteli’nin utanç müzesi olması gerekirken Hacı Bektaşi Veli dergahımız müze yapılıyor.
Yani inancımız tamamen devlet politikasının böl-parçala yöntemleri ile karşı karşıya. Bugün birçok Cemevimize saldırı manidardır. Bunun bir anlamı var. Öyle sanıyorum ki artık ‘Aleviyim’ diyen, bu inançta yürümek isteyen, ‘yol bir sürek binbir’ itikatı ile yürüyen insanların yan yana gelmesi gerekiyor.
Tarihten bugüne kadar Maraş, Çorum, Malatya, Madımak Katliamları her ne kadar kendiliğinden gelişmiş bir olay gibi lanse edilmiş olsa da bu tamamen organize bir yapının vermiş olduğu bir durumdur. Dolayısıyla organize olmadan aynı anda 4 cemevine saldırının yapılması mümkün değildir.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!