‘İş beğenmiyorlar’ı daha çok söyleyeceksiniz!



Çalışma çağındaki 64,5 milyon kişiden sadece 21,4 milyonunun kayıtlı ve tam zamanlı çalışabildiği, iş bulmaktan umudunu kesenler ya da geçici işlerde çalışanların sayısının (geniş tanımlı işsizlik)  8 milyonu bulduğu, genç işsizliğin oransal olarak yüzde 32,5’e dayandığı, sadece kayıtlı işsiz sayısının bile 4 milyona dayandığı bu koşullarda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir kez daha emekçileri işsizliklerinden …


Çalışma çağındaki 64,5 milyon kişiden sadece 21,4 milyonunun kayıtlı ve tam zamanlı çalışabildiği, iş bulmaktan umudunu kesenler ya da geçici işlerde çalışanların sayısının (geniş tanımlı işsizlik)  8 milyonu bulduğu, genç işsizliğin oransal olarak yüzde 32,5’e dayandığı, sadece kayıtlı işsiz sayısının bile 4 milyona dayandığı bu koşullarda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir kez daha emekçileri işsizliklerinden sorumu tutarak, “Bir de utanmadan sıkılmadan ‘işsizlik var’ diyorlar. Ne işsizliği ya… Yeter ki iş istesin vatandaş iş. Ama ‘benim istediğim gibi iş yok…’ diyor” diyebildi.

Paçalarına kadar pisliğe bulanmış bir iktidarın tepesindeki kişi bunu söylüyor. En tepesinden en uçtakine kadar hemen her bileşeninin kolay yoldan çok para kazanma yollarında yani rüşvette-dalaverede ve diğer kirli akçeli işlerde uzmanlaştığı sadece şu son 2 günde ortalığa dökülen pisliklerle bir kez daha burnumuzun direğini sızlatmışken…

Emekçileri parya gibi gören bir akıl için bu sözler pek normal tabi. Kendilerinin her türlü yolla para kazanmaları da…

Erdoğan’ın “iş beğenmiyorlar” dediği günden kısa süre önce çalışmak zorunda kaldığı inşaatta yaşanan iş cinayetiyle hayatını kaybeden 15 yaşındaki Ali Koç duruyor karşımızda. 15 yaşındaki bir çocuğun bile hem de en tehlikeli-ağır bir işte çalışmak zorunda kaldığı ve 3 kuruşluk önlemler alınmadığı için hayatını kaybettiği bir ülkedir Erdoğan’ın hayali.

Nitekim büyük bir gürültüyle açıkladıkları ekonomi programları sermayeye bunu vadetmiyor mu? Liranın değersizleştirilmesi operasyonları, krizi, buraları uluslararası sermaye için köle pazarı haline getirip bölgesel bir lojistik merkezine dönüştürmenin fırsatına dönüştürme çabalamaları bunun için değil mi?

Sendikalaşan işçinin tepesine çöküldüğü, emeğin Asya ülkeleriyle yarışacak bir hızla ucuzladığı bu ülkede onlar örgütsüz, güvencesiz, karın tokluğuna gündelik işlere amenna diyecek bir köleler ordusu hayal ediyor. Nitekim bu orduyu büyük oranda yarattılar da. Düşünsenize çalışma çağındaki 64,5 milyon kişiden sadece 21,4 milyonunun kayıtlı ve tam zamanlı çalıştığı bir ülke burası. Hayalleriyse tümünü o hale getirmek. Emek piyasasını patronlar için istedikleri şekli verebilecekleri bir oyun hamuruna dönüştürmek.

Ama yağma yok! İşçi sınıfı bu kölelik dayatmalarına, yıllar içinde paramparça edilmiş bir örgütsüzlük cehennemine mahkum edilmeye daha doğru bir sınıf olmanın reflekslerinden uzaklaştırılmaya karşı her yerde patlak veren-devam eden direnişlerle kendisini yeniden örgütlüyor/örgütleyecek. O zaman Erdoğangiller daha fazla “iş beğenmiyorlar” tekerlemesi yineleyecek!