Irak’taki ekonomik-siyasi-kültürel ve toplam olarak toplumsal kriz son noktada Şiirler arasında bir iç savaşa dönüşme riskiyle karşı karşıya. Öncesinde tırmanan gerilim, Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın siyasetten tamamen çekileceğini açıklaması üzerine zembereğinden boşaldı. Havan topu gibi ağır silahların da kullanıldığı çatışmalarda en az 20 kişi hayatını kaybetti. Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ülkede Bağdat’ta başlayan çatışmalar hızla diğer Şii kentlerine de yayıldı. İran’a uçuşlar kaldırıldı, havalimanları kapatıldı. Çatışmaların Irak’ı aşıp bölgesel bir nitelik kazanmasıysa uzak bir ihtimal değil.
Ekim 2019’daki isyanın ruhu hızla aşındı
Emperyalistler ve bölge gericiliklerinin (İran, ABD, S. Arabistan, İsrail, BAE, Türkiye, Çin, Rusya ve AB üyesi ülkeler) kendi çıkarları temelinde müdahil olup içerdeki toplumsal saflaşmayı derinleştirdiği, rüşvetin-adam kayırmacılığın, halkın açlığına bigane kalmanın alıp başını gittiği, dış dinamiklerin de işin içine girerek on yıllara yayılan siyasi-toplumsal krizi daha da karmaşıklaştırdıkları Irak, Ekim 2019’daki yolsuzluk-yoksulluk isyanında yakaladığı toplumsal bütünlüğü derinleştiremedi. O isyanda Şiiler, Sünniler ve Irak’taki tüm etnik ve mezhepsel farklılıklar tarihsel önyargı ve kaygılara rağmen belli boyutlarıyla aşılmış ve Irak halkı açlık-yoksulluk-işsizlik-iktidar yozlaşması ve çürümeye karşı yekvücut olabilir beklentisi yaratmıştı.
Ardı ardına yapılan seçimler, kurulamayan hükümetlerle toplumsal talep ve beklentiler arasındaki açı farkı giderek mevcut etnik farklılıkların da kendi içinde bölünmesine dönüştü. Ekim 2021 seçimlerini şu anda siyasetten çekildiğini söylerken taraftarları örgütlü silahlı güçlerle çatışmaya giren Sadr kazandı, fakat sayısız kriz dinamiğinin olduğu bu koşullarda 9 aydır bir hükümet kurulamadı.
Sadr milletvekillerini çekti
Sadr rakibi ve hasmı Nuri Maliki’nin (İran’la yakınlığıyla bilinen) basına sızdırılan telefon konuşmalarından sonra 73 milletvekilini meclisten çekerek sine-i millete gitti. O konuşmada Maliki ve onun etrafında kümelenen beşli Şii Bloku, Sadr’ın bir politikacısının kesinlikle başbakan olmamasını istiyor ve bu uğurda elinden geleni yapacağını belirtiyordu.
73 milletvekilini geri çeken Sadr, sokaktaki taraftarlarını harekete geçirdi, “ilk hedefiniz parlamentodur” dedi.
Maksat, Maliki’nin yakın adamı Ahmed Şeyaa El Sudani’yi başbakan seçmek için toplanacak olan millet meclisini, bu oyundan ve tezgâhtan alıkoymaktı. Taraftarları meclisi bastı ve Maliki’nin bu planını bozdu.
Sadr sonrasında işler kontrolden çıkar korkusuyla taraftarlarını meclisten çıkarak dışında oturma eylemleri yapmaya çağırdı. O günden beri da eylem devam ediyor.
Hükümet, Sadr taraftarlarının oturma eylemini sonlandırmalarını istedi, Sadr’ın siyasetten tamamen çekildiğini açıklamasının ardındansa ona bağlı milis güçleri olarak bilinen Barış Tugayları’nın da işin içinde olduğu son çalışmalar başladı. Sadr yanlıları Yeşil Alan’daki parlamento ve Bakanlar Kurulu binalarını bastı, askerlerle çatıştı. Çatışmalar sokağa taştı ve ülkenin diğer Şii kentleri Basra, Necef, Nasıriye ve Hille’e de yayıldı.
Havan toplarının da kullanıldığı çatışmalarda şu ana kadar en az 20 kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor.
Ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Süresiz ilan edilen bu yasaktan sonra da gece boyunca çatışmalar devam etti. Bu gelişmeler yaşanırken Es-Sadr, ülkede şiddet durana dek açlık grevine gittiğini duyurdu.
Emperyalist dalaşın önemli üslerinden biri olan ve halkının çekmediği acının kalmadığı Irak’ın bundan sonrasını kestirmekse güç. Dahası sürecin bir bölgesel çatışmaya evrilmemesinin de hiçbir garantisi yok.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!