Zehra Çaldağ
Bartın-Amasra’da katledilen madenciler için Mamak-Tuzluçayır Feyzullah Çınar Parkı’nda yaptırılmayan anma etkinliğine saldırının sebebi korku, korku, korkuydu!
Devrimci kurumların (BDSP, AKA-DER, Alınteri, Ankara İşçi Meclisi, Birleşik İşçi Kurultayı, DAD, Devrimci Parti, HDP, Partizan ve TÖP) ortak olarak yapacakları etkinliğin günlerdir süren çağrı çalışmalarında bizim gördüklerimizi, hissettiklerimizi devlet de emniyet de biliyor, hissediyordu. Toplumda işçi katliamlarına, haksızlıklara, hak gasplarına, kadın katliamlarına karşı yükselen öfke ve tepki, duyarlılık mayalanıyor, sessiz çığlıklar birbiri üstüne birikiyor, eylem-etkinlik ve örgütlenme çalışmalarına sıcak bakma yönelimi ivmeleniyor.
Biz yaklaşık bir haftadır yaptığımız çalışmalarda bunu bire bir sohbetlerimizde yakından gözlemledik.
“Kaza değil cinayet!”, “Kader değil katliam!” şiarıyla gerçekleştirmek istediğimiz etkinliğin oldukça kitlesel olabileceğini yaptığımız çalışmalardaki gözlemlerimizden biliyorduk. Etkinlikte Bartın’da katledilen madencilerin isimlerinin haykırılması, onlar için şiirler okunması, müzik dinletisi yapılması, konuşmalarda örgütlü mücadeleyi yükseltme çağrısı yapılacak olması faşist devleti ve polisi harekete geçirdi.
Yaklaşık bir buçuk saat öncesinde Feyzullah Çınar Parkı ve Tuzluçayır polis tarafından adeta işgal edildi. Parkın her giriş-çıkışı çevik kuvvet polisleri tarafından ablukaya alınarak parktan geçmek isteyenler, zaman geçirmek için parka oturmaya gelen yaşlılar bile parka alınmadı. Feyzullah Çınar Parkı’na çıkan sokaklar çevik kuvvet otoları polisler ve sivil polisler tarafından işgal edildi.
Bizler kurum temsilcileri ve etkinlik katılımcıları olarak bu ablukaya, faşist işgale karşı saat 17:30’da Abidin Aktaş Sokak’ta bir araya gelerek parka doğru hem görüşme yapmak hem de durumu teşhir edeceğimiz açıklamayı sokakta yapmak için ilerlediğimizde -daha parkın yakınına gelmeden- önümüz sivil polis ordusuyla kesildi. Etkinliğin yaptırılmayacağı söylenerek fiziki arbede başlayınca teşhir konuşması yapıldı.
Hem konuşma yapan arkadaş hem de orada bulunanlar iteklendi, özellikle de kadınlar kollarından tutulup çekiştirildi, saldırı teşhir edildi. Polis saldırısına direnirken madenlerde İSİG önlemleri almayanların korunduğu, işçilerin katillerinin patronlar olduğu, hesap sorulacağı, sokakların, parkların halkın kamusal alanı olduğu, yasaklanamayacağı, yapılan ajitasyonlar ve sloganlarla teşhir edildi.
Sekiz kişi darp edilerek gözaltına alındık. Gözaltı sırasında BSDP’den arkadaşımız Hasan Akman’ın kaburgaları iki yerden kırıldı, gece hastaneye yatırıldı.
Ne saldırılarınız ne darplarınız ne faşist işgalleriniz bizleri yıldıramayacak! Örgütlenmeye, mücadeleyi yükseltmeye, işçileri emekçileri, kadınları, gençleri örgütlü mücadeleye çağırmaya devam edeceğiz!
Sokaklar, parklar, meydanlar, alanlar bizimdir. Sesimizi kısamayacak, mücadeleyi durduramayacaksınız. Korkularınızı büyütmek boynumuzun borcu, faşizmi, kapitalist sömürü düzeninizi tarihin çöplüğüne göndermek ise tarihsel, sınıfsal görevimizdir.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın birleşik mücadelemiz!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!