Hidrodinamik Tersanesi’ndeki iş cinayetine karşı örgütlenme çağrısı!



Urfalı işçi İbrahim Dam’ın can yeleği olmaksızın çalıştığı dubadan denize düşerek hayatını kaybettiği Tuzla’daki Hidrodinamik Tersanesi önünde Limter-İş’in çağrısıyla eylem gerçekleştirildi. Tersanenin giriş kapısı değiştirilmesine rağmen işçiler dışarı çıkarak destek verdi. Eylemde birlikte mücadele ve örgütlenme çağrısı yapıldı


Patronların işçilere temin etmek zorunda olduğu işçi sağlığı ve iş güvenliği ekipmanlarını maliyet hesaplarıyla temin etmemesi nedeniyle yaşanan iş cinayetlerinden biri de Tuzla’daki Hidrodinamik Tersanesi’nde yaşandı. Önceki gün 20 yaşında Urfalı işçi İbrahim Dal, dubanın üstünde çalışırken denize düşerek hayatını kaybetti. İbrahim’in can yeleği yoktu ve ölümü 2 saat sonra farkedilmişti.

Patronların maliyet hesapları sonucu gerçekleşen bu cinayete karşı bugün sabah Hidrodinamik Tersanesi önünde Limter-İş çağrısıyla eylem gerçekleştirildi. Örgütlenme ve birlikte mücadele etme çağrısının yapıldığı eyleme İnşaat-İş, BİH ve Emek Partisi de katıldı. Eylemde, “Bir can daha eksildik. Patronlar öldürüyor, iktidar kolluyor, yargı aklıyor. Bu devran böyle sürmez” pankartı açıldı.

Etha’daki habere göre açıklama başlamadan önce işçilerin eyleme katılmasının önüne geçmek için giriş kapısı değiştirildi. Ancak işçiler pankartın arkasına geçmese de içeri girmeyerek açıklamayı izledi. Yoldan geçen araçlar da kornalarla eyleme destek verdi.

Eylemde sık sık, “İş kazası değil bu bir cinayet”, “İşçiler birleşin sömürüye son verin”, “Kaza, kader değil bu bir cinayet” sloganları atıldı.

İronik olansa tersanenin birçok noktasına “İş kazası riski var ise hiçbir iş acil değildir” ve “Önce iş güvenliği” ve alınması gereken önlemlerin anlatıldığı tabelaların asılması, ama işçiye bir can yeleğinin bile verilmemesiydi.

Basın metnini okuyan Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, “İstanbul Tuzla’da Hidrodinamik Tersanesinde bir iş cinayeti daha yaşandı. 20 yaşındaki Urfalı İşçi İbrahim Dam dubanın üstünde çalışırken denize düşerek yaşamını yitirdi. İbrahim, denize düştükten tam iki saat sonra denizden çıkarıldı. Cansız bedeni iki saat sonra sudan çıkarıldığında, üzerinde ne bir can yeleği vardı ne de denize düşmesini engellemek için herhangi bir önlem alınmıştı.  Yani küçücük bir önlem dahi alınsaydı, bugün arkadaşımız aramızda olacaktı” dedi.

Yalova Sefine Tersanesinde alınmayan önlemler sonucu çıkan yangında hayatını kaybeden İbrahim Çiftçi, geçen ay DESAN, PENDİK, ADA, DENTAŞ Tersanelerinde iş cinayetinde katledilen 4 işçiyi; bu senenin ilk dört ayında iş cinayetinde katledilen 585 işçiyi anan Saygılı, “İşçilerin hayatını ne yazık ki kar etmekten daha değersiz gören bir düzen içerisindeyiz. Bu düzenin normali patronların kazanması için işçilerin ölümüne çalıştırılmasıdır. Bu yüzden işçi ölümleri politiktir. Bu yüzden işçi ölümlerinin tamamı iş cinayetidir.  Sadece işçi ölümleri değil, işten kaynaklı meslek hastalıkları ve buna bağlı ölümler de iş cinayetidir” dedi.

Son 20 yılda 30 binden fazla işçinin iş cinayetinde katledildiğine dikkat çeken Saygılı, bunun savaş bilançosu olduğunu vurguladı. Savaş bilançosunun esas sorumlusunun karına kar katan patronlar, kuralsız ve çok yoğun saatler çalışılmayı, kural haline getiren taşeron sistemi, denetlemeyen hatta üstünü kapatan AKP iktidarı olduğunun altını çizen Saygılı, şu talepleri sıraladı:

🔹“Kuralsız çalışmanın diğer adı olan Taşeronluk sistemi kaldırılsın,

🔹Sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılsın, sendika düşmanlığına son verilsin,

🔹İşçi sağlığı ve iş güvenliği için, Üniversitelerden, Meslek Odalarından, Barodan, Sendikalardan ve öncü işçilerden oluşacak inceleme, araştırma ve yaptırım yetkisi bulunan bir komisyon kurulsun.”

Yetkililere seslenen Saygılı, şöyle devam etti: “İşçi sağlığı ve iş güvenliği meselesi patronların keyfine, her biri bir tersanenin ortağı olan siyasal iktidara veya siyasallaşmış, bağımsızlığını yitirmiş yargıya bırakılamaz. Bu ölümlere bir dur demenin zamanı geldi. Çözümü hemen yanı başımızdaki komşu ülkenin işçileri kulağımıza fısıldıyor. Geçen hafta Yunanistan’da Perama tersanesinde gerçekleşen iş cinayeti dolasıyla yüzlerce işçi greve çıktılar, iş bıraktılar, patronların kar hırsı için ölmek istemediklerini ifade ettiler. Bizim için de çözüm işçi kardeşlerimize kulak vermekten geçiyor. 2008 yılında yaptığımız gibi çözüm birlikte ve beraberce hareket etmekten geçiyor. Çözüm örgütlenmekte, çözüm birliktelikte hareket etmekte, çözüm eyleme geçmektedir. Bir can daha eksilmeyeceğiz, Bu devran böyle sürmeyecek.”