TÜİK aralık ayında enflasyonun yüzde 1,03 arttığını ve yıllık enflasyonun yüzde 44,38 olduğunu duyurdu. Ancak bu rakamlar hem bağımsız kuruluşların verileriyle hem de halkın pazarda ve markette yaşadığı gerçeklikle uyuşmuyor.
DİSK-AR, 2024 yılı boyunca 12 aylık ortalamalara göre enflasyonu yüzde 58,51 olarak hesapladı. Buna rağmen işçilere verilen asgari ücret zammı yalnızca yüzde 30’da kaldı. Bu milyonlarca işçinin ve ailesinin alım gücünün daha da düşmesi anlamına geliyor. Enflasyon oranının gerçek değerinden düşük açıklanması işçilerin hak ettikleri ücret artışını alamamalarına neden oldu. Açıklanan zam oranı işçilerin alması gereken yüzde 28,5’lik farkın gasp edilmesi anlamına geliyor.
Son 6 Aylık Enflasyon ve Emekli Zammı Adaletsizliği
Son 6 ayda TÜİK’in verilerine göre enflasyon yüzde 15,75 olarak açıklandı. Yasa gereği işçi ve Bağ-Kur emeklilerine uygulanacak zam oranı da aynı. Ancak bu artış gıda ve temel ihtiyaç maddelerindeki artışa oranla oldukça düşük. Daha da çarpıcı olan ise memur emeklilerine yapılan yüzde 11,54’lük zam! Enflasyonun altında kalan bu artış yıllarca emek veren milyonlarca emekliyi daha da yoksullaştıracak.
ENAG ve İTO Verileri: Gerçek Enflasyon Çok Daha Yüksek
Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), yıllık enflasyonu yüzde 83,40 olarak açıkladı. İstanbul Ticaret Odası’na (İTO) göre ise İstanbul’daki yıllık enflasyon yüzde 55,2. Bu oranlar TÜİK’in açıkladığı verilerle kıyaslandığında uçurum niteliğinde. TÜİK’in düşük gösterdiği veriler, halkın temel yaşam maliyetlerini yansıtmaktan uzak.
Ekonomik Krizin Bedeli: Yoksulluk ve Güvensizlik
TÜİK’in düşük enflasyon açıklamaları, hükümetin saldırgan ekonomik politikalarını yüzsüzce savunma amacına hizmet ediyor. Ancak bu durum halkın günlük yaşamını daha da çekilmez hale getirmekten öte bir anlam taşımıyor. Üretici ve tüketici fiyatları arasındaki uçurum büyüyor, piyasada gerçek enflasyon çok daha yüksek hissediliyor. İşçi, emekli ve düşük gelirli milyonlar, resmi rakamların aksine gerçek enflasyonun acısını derinden hissediyor.
Sistematik Bir Hak Gaspı!
Enflasyon oranlarının düşük gösterilmesi yalnızca ekonomik bir sorun değil aynı zamanda sistematik bir hak gaspıdır. Emekçilerin hak ettikleri zam oranlarını alamaması toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmenin yanında milyonları açlık sınırının altında yaşamaya itiyor. Halkın cebinden çalınan her kuruş kanemicilerin rant, savaş ve saldırı politikalarının manivelası yapılıyor.
Halk Gerçeği Biliyor!
Resmi enflasyon oranları ne kadar düşük gösterilirse gösterilsin halkın markette, pazarda, faturalarında hissettiği gerçek enflasyon değişmiyor. TÜİK’in verileri yalnızca iktidarın IMF’siz IMF politikalarını savunması için bir araç haline gelirken, milyonlarca işçi ve emeklinin yaşam koşulları daha da kötüleşiyor.
Bu tabloda işçilerin, emeklilerin, işsizlerin ve yoksul halkın payına düşen; yalnızca artan yoksulluk, küçülen sofralar ve büyüyen borç yükü. Ancak tarih sefaletin kader olmadığını ve hiçbir hakkın mücadelesiz kazanılmadığını bize defalarca göstermiştir.
Bugün her işçinin, emekçinin ve halkın örgütlü mücadelesiyle ayağa kalkma zamanı. Bu adaletsizliğe, sefalet politikalarına ve hak gasplarına karşı sesimizi yükseltmek, örgütlenmek ve emeğin hakkını savunmak tercih değil tarihsel bir zorunluluktur!
Emeğin ve onurun mücadelesi kazanana kadar devam edecek!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!