Konya’da Bir Kadın Ölmemek İçin Öldürdü: “Bu kez ailemi öldürmekle tehdit etti, ciddiydi”



Konya’da 10 gün önce cezaevinden çıkan ve sayısız suç dosyası bulunan Ömer Çeliktaş eşi Şerife Çeliktaş tarafından öldürüldü. Şerife Çeliktaş; eşinin kendisini sürekli tehdit ettiğini belirterek, “Bu kez ailemi öldürmekle tehdit etti, ciddiydi” dedi


Bugün, ölmemek için kendisine sistematik şiddet uygulayan eşi Yasin Avcı’yı öldürmek zorunda kalan Serap Avcı’nın yargılandığı davanın 2’inci duruşması var. Serap, 7 yıldır evli olduğu Yasin Avcı tarafından şiddete maruz kalıyordu. 18 Nisan 2024’te sabaha karşı eve gelen Avcı onu uykusundan uyandırıp dövmeye başlamıştı. Serap 5 yaşındaki çocuğunu korumaya çalışırken Yasin Avcı, “buradan sağ çıkamayacaksın” diyerek tehdit ediyordu ve Serap canını kurtarmak için onu öldürmek zorunda kalmıştı. Geçen Kasım ayında ilk duruşması görülen Serap’a mahkeme “madem böyleydi neden şikayet etmedin, neden ayrılmadın?” diye sordu. Sanki bu o kadar kolaymış gibi.

Serap’nın yargılandığı davanın 2’inci duruşmasının görüleceği bugün Konya’da da Şerife Çeliktaş kendisinin ve ailesinin katledileceği tehdidine karşı eşi Ömer Çeliktaş’ı öldürmek zorunda kaldı.

Ömer Çeliktaş 10 gün önce serbest bırakılmış bir galerici, daha doğrusu kriminal dosyası hayli kabarık bir erkek. Dosyasında yok yok. Cinayet, uyuşturucu, yaralama… Dün gece eve alkollü gelerek Şerife Çeliktaş’la tartıştı. Cezaevindeyken de salıverildiği 10 gün boyunca da kedisine ağır psikolojik şiddet uyguladığını, son tartışmada da ailesini katledeceğini söylediğini, bunu defalarca dile getirdiğini ama bu sefer ciddi olduğunu anladığını söylediği Ömer Çeliktaş’ı öldürmek zorunda kalan Şerife Çeliktaş tutuklandı.

Mahkemeler muhtemelen ona da “neden şikayette bulunmadın ya da ayrılmadın?” diye soracaktır. Şerife’yi öz savunma hakkını kullandığı için yazılı olmayan yasalar gereği cezalandırmak için kırk dereden su getirecekti.

Oysa Ömer Çeliktaş’ın suç dosyasına bakmak bile Şerife’ye nasıl bir cehennem yaşatmış olabileceği konusunda yeterince fikir veriyor. Ömer Çeliktaş, 22 Temmuz 2015’te işlenen bir cinayette şüphelisinin yanında bulunup olaya karıştığı için 1 yıl cezaevinde yatmış. Sonraki süreçte ise yaralama ve uyuşturucu kullanma gibi suçlardan cezaevine girmiş ve 10 gün önce tahliye edilmiş.

Ne diyelim, burası Türkiye! Toplum ve kadın düşmanları için insan öldürmenin bile talere edildiği bir coğrafya. Düşünsenize birkaç kuruş para için şebeke kurup yeni doğan çocukları ölüme gönderenlerin bile tahliye edilebileceği bile coğrafya. Hak, özgürlük, örgütlenme, adalet diyenin zindana tıkıldığı…

Mesela, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen bir sendikanın yapması gereken doğal görevlerini hakkıyla yerine getirdiği için tutuklandı. Son olarak gazeteciler, sanatçılar, çeşitli siyasi parti ve kurum temsilcilerinden oluşan 54 kişi gözaltına alındı, 30’u tutuklandı. Hepsi görevlerini yaptıkları, işlerini icra ettikleri için tutuklandı. Sırf HDK’yı kriminalize etmek, demokratik söz, eylem ve örgütlenme hakkını hedefe çakmak için… Daha sayısız örnek verebiliriz.

Bu böyleyken cinayetten tutuklanan, uyuşturucu ve yaralamadan cezaevine giren, birkaç kuruş için yeni doğan çocukların canına kıyabilen ve bu kabarık şecereye rağmen dışarıya salınan kadın-toplum düşmanı gerçek suçlular içimizde. Dışarı salınanlardan biri olup eşini, çocuklarını ölümle tehdit eden, şiddetin çeşitli biçimlerini uygulayan Ömer Çeliktaş bunlardan sadece biri.