‘İnsanlık Nöbeti’nin 2’inci Gününü Alınteri Devraldı



İHD Ankara Şube’nin çağrısıyla İran, Suriye, Türkiye ve Ortadoğu’da ezilen halklar ve inançlara yapılan saldırılara karşı başlatılan bir haftalık İnsanlık Nöbeti’ni ikinci gününde Alınteri devraldı. Her gün 12:00-18:00 arasında Ankara İHD’de tutulan nöbet bugün Alevi halkına ithaf edildi


Hak ihlalleri iç mesele değil, insanlık meselesidir! Suriye, İran, Türkiye fark etmez” diyen İHD Ankara Şubesi’nin başlattığı “İnsanlık Nöbeti”ini bugün Alınteri devraldı. İran, Suriye, Türkiye ve Ortadoğu’da ezilen halklara ve inançlara yapılan saldırılara karşı başlayan bir haftalık nöbeti devralan Alınteri kısa bir açıklama gerçekleştirdi. Alevi halkına yönelik saldırılara ithafen tutulan bugünkü nöbet saat 12:00 ile 18:00 arasında devam edecek.

Bir haftalık nöbet, BDSP, Beraberiz Derneği, Devrimci Parti, DEM Parti Ankara İl, İHD Ankara Şube, SOLDEP’le devam edecek.

Alınteri nöbete şu açıklamayla başladı:

Emperyalist Kapitalist barbarlık dünyayı yeni bir felaketin eşiğine getirdi. Her yer savaş alanı. Her yer kan, her yer gözyaşı. Bir başka deyişle emperyalist kapitalist barbarlık kendi çıkışsızlığında dünyayı yeni felaketlere sürüklüyor.

Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya her yer savaş alanı. Dünyanın gözü önünde Gazze’de soykırım işleniyor. Filistin halkı bu soykırıma onuruyla direniyor. Lübnan’da yine dünyanın gözü önünde barbarca savaş suçları işlendi. İran’da faşist molla rejiminin baskıları emperyalist müdahaleye karşı halklar kendi geleceğini çizmek için direniyor. Afganistan ve Suriye’de başa getirilen cihatçı çeteler Kadınlara, LGBTİ+’lara, halklara yönelik baskı ve katliamlar gerçekleştiriyor. Kürt halkı ve Ortadoğu halklarının direne direne kazandığı haklar yok edilmeye çalışılıyor. Rojova’ya yönelik saldırılar devam ediyor. Emperyalizm ve bölge gericiliklerinin desteğiyle cihatçı çeteler halklara yönelik katliamlara girişiyor.

Baas Rejiminin çöküşü sonrasında cihatçı HTŞ kukla yönetimi iktidara getirildi. Bu yıllarca her türlü acı ve katliama maruz bırakılmış halklar için yeni bir felaket anlamına geliyordu. HTŞ ilk fırsatta bölge halklarına yönelik katliamlara girişti. Dürzilere saldırdı. Alevi halka yönelik sistematik bir katliam başlattı. Maraş’ta, Çorum’da Sivas’ta Gazi’de yaşadığımız vahşet korkunç boyutlarda Laskiye, Tartus gibi bölgelerde yaşanmaya başladı. Ev işaretlemeleriyle, kadınların kaçırılması, çocukların öldürülmesiyle başlayan katliamlar; dünyanın utanç verici suskunluğunda adeta bir soykırıma dönüştü. Evine ekmek götürmeye çalışan çocuklar, işine giden insanlar yol ortasında çevrilerek katledildi.

Özellikle mart ayında şiddetlenen katliamlar adeta bir soykırım şeklinde devam ediyor. Evler basılıp yağmalanıyor, kadın ve çocuklar katlediliyor, ölü bedenlere işkence yapılıyor. Bu vahşeti utanç verici bir suskunluk izliyor. Her suskunluk yeni katliamların önünü açıyor.

Bu katliamları durdurmanın tek yolu işçi sınıfının, dünya halklarının direnişidir. Her gün yanı başımızda devam eden katliamlara karşı ses çıkarmak bir onur meselesidir. Halkları yerinden yurdundan eden, ucuz işgücü olarak sömüren, denizleri mezarlığa çeviren, çıkışsızlığını aşabilmek için dünyayı cehenneme çeviren emperyalist-kapitalist barbarlığa karşı direnmekten başka çözüm yok. Filistin’deki vahşete karşı gemileri durduran, kent meydanlarını dolduran, direnen işçi sınıfının ve halkların pratiğini daha ileri taşımak tek çözüm. Üretimden gelen gücümüzle, direnme geleneğimizle, bilinçle bu vahşet cenderesinden çıkabiliriz ancak.

Çalınan geleceğimizi elimize almak, kendi geleceğimizi yaratmak ve onurlu bir yaşam için başka çözüm yok.

Tüm işçi ve emekçileri, halkları bu çürümüş düzene karşı mücadeleye çağırıyor, Iran’ da, Suriye’de, Türkiye’de ve Ortadoğu’da halklara yaşatılan katliamlara, yerinden yurdundan edilmeye karşı direnen halkların yanında olmaya, İHD Ankara Şube’nin çağrısıyla başlattığımız ve pazar gününe kadar devam edecek olan İnsanlık Nöbeti’ne katılmaya, her türlü saldırıya karşı direnen halklarla dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.