TJA: Dilan’ın Sürecini Kolektif Sorumluluğa Dönüştüreceğiz



TJA, intihara sürüklenen Dilan Karaman için yaptığı son açıklamada “Bu kaybımızı kolektif sorumluluğa dönüştürerek” diye belirtip süreci 4 başlık altında takip edeceğini vurguladı


Tevgera Jinên Azad/ Özgür Kadın Hareketi (TJA), Diyarbakır’da intihar ederek yaşamına son veren Dilan Karaman’a ilişkin hazırlanan komisyon raporunun geri çekilmesinin ardından bir açıklama daha yaparak sürecin takipçisi olacağının altını çizdi. Açıklamada şiddet faili Mazlum Toprak’ın tutuklanması, sağlık personeli ihmallerinin soruşturulması ve maruz kaldığı mobbingin sorumlusu olan Milletvekili Saliha Aydeniz ile ilgili partinin disiplin sürecine sevk edilmesi için hukuki sürecin takipçisi olacakları belirtildi

TJA, raporu hazırlayan komisyonun gelen tepkiler ve talepler üzerine raporu geri çektiğini açıklamasının ardından da bir açıklama yapmış, raporun hem eleştirileri değerlendirmek hem de Dilan Karaman’ın ailesinin hassasiyetini gözetmek amacıyla geri çekildiğini duyurmuştu.

Dün akşamki bu açıklamanın ardından TJA bugün yeni bir açıklama daha yaparak sürecin mücadele geleneğine uygun bir şekilde takip edildiğini belirtti. TJA açıklamasında Dilan’ın yaşamına dair bu denli sınırlı bilgiye sahip olunması, yaşamına yeterince dokunamamış, maruz bırakıldığı şiddet sarmalından dayanışmayla çıkaramamış olmasının temel bir özeleştiri olduğu kaydedildi.

Bu kaybın kolektif sorumluluğa dönüştüreceği vurgulanan açıklamada takipçisi olunacak süreçler 4 başlık altında toplandı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

Mücadele geleneğimiz; kadın kırımına karşı özgür yaşamı inşa etme kararlılığımız kadar, mücadelemiz sürerken katledilen, kaybettirilen ve intihar adı altında ölüme sürüklenen kadınların hesabını sorma sorumluluğuna da dayanmaktadır. Erkeklerin ve devletin sorumluluğunu ortaya koyan, davaları takip eden, cezasızlığa karşı duran ve tüm kadınlar için sokakları dolduran tutumumuz bu geleneğin bir parçasıdır. Bizi kadınların toplumsal hareketi haline getiren de bu mücadele hattımız olmuştur. 2000’li yılların başından bugüne kadar TJA; kadın dernekleri ve merkezleri başta olmak üzere tüm bileşenleriyle kadın cinayetleri, şüpheli ölümler ve intihara sürüklenen kadınların davalarını sonuna kadar takip etmiş ve sahiplenmiştir.

‘Davanın tarafı olarak failin cezalandırılmasını sonuna kadar takip edeceğiz’

Mücadele arkadaşımız Dilan Karaman’ın yaşamını yitirmesi ve intihara sürüklendiği süreci de kadın yoldaşlığına yüklediğimiz anlam ve mücadele geleneğimize uygun bir şekilde takip ettiğimizi özellikle belirtmek isteriz. Dilan’ın hastaneye kaldırıldığı ilk günden itibaren TJA’lı hukukçular soruşturma sürecinin her aşamasını aktif biçimde takip etmiştir. Bugün de bu davanın tarafı olarak şiddet faili Mazlum Toprak’ın en ağır cezayı alması için sürdürdüğümüz hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

Şiddet sarmalını yalnızca bireysel değil; toplumsal, politik ve kurumsal boyutlarıyla ele almak gerekir

Aylar süren araştırmalar ve tanıklıkların dinlenmesi sonucunda Dilan’ın yaşamına dair bu denli sınırlı bilgiye ulaşabilmiş olmamız; yaşamına yeterince dokunamamış, maruz bırakıldığı şiddet sarmalından dayanışmayla çıkaramamış olmamız temel özeleştirimizdir. Kadın yoldaşlığının gerektirdiği dayanışmayı daha güçlü kuramamış olmamızın sorumluluğunu taşıyoruz. Ancak tespit edilen sorumlular karşısında etkili mücadele yürütmek, fail Mazlum Toprak’ın cezalandırılması için hukuki süreci sürdürmek ve maruz kaldığı şiddetin tüm boyutlarının açığa çıkarılması için mücadele etmek de bu özeleştirinin gereğidir. Kadınların maruz bırakıldığı şiddet sarmalını yalnızca bireysel değil; toplumsal, politik ve kurumsal boyutlarıyla ele almak gerektiğini biliyoruz.

Münferit bir olay değil

Her ne kadar ilgili rapor geri çekilmiş olsa da süreç boyunca yapılan çalışmalar ve ortaya konan tespitler, Dilan’ın ölümünün münferit bir olay olmadığını; erkek şiddeti, toplumsal cinsiyetçi roller, sistematik baskı ve kurumsal ihmallerle örülü bir şiddet sarmalı içinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu gerçeği görünür kılmak ve kadın kırımı zihniyetiyle mücadeleyi büyütme sorumluluğumuzu sürdüreceğiz.

Bu kaybımızı kolektif sorumluluğa dönüştürerek;

*Fail Mazlum Toprak hakkında yargı tarafından etkili bir soruşturma yürütülmesinin, tutuklanarak en ağır cezayı almasının,

*İntihar akabinde devletin sağlık bakanlığının ve personellerinin sorumluluklarını yerine getirmeyişinin hukuken hesabının sorulmasının,

*Mücadele tarihimiz boyunca taviz vermediğimiz ilkelerimiz gereğince; Dilan’ın maruz kaldığı mobbingin birincil sorumluları olan siyasi parti ve birlikte çalıştığı milletvekili Saliha Aydeniz’in, ilgili parti disiplin kurullarına sevk edilmesi ve gerekli yaptırımların uygulanmasının takipçisi olmaya devam edeceğiz..

*Dilan’ı ölüme götüren asıl sorumluları görünmez kılmak amacıyla Dilan’ı suçlayan, Dilan’ın hatırasını ve bıraktığı mücadele mirasını hedef alan bütün algılarla da mücadele edeceğimizi özellikle vurguluyoruz.