Fransa’nın güneyinde, Marsilya’da eğitimdeki kemer sıkma politikalarına ve artan militarizasyona karşı yüzlerce kişi dün yeniden sokaklara döküldü. Ancak kalabalığın belkemiğini oluşturan kesim, artık hareketin simgesi haline gelen lise öğrencileriydi.
Eylemciler, sembolik bir hedef olarak Milli Eğitim Müdürlüğü’nün (DSDEN 13) girişini bloke ederek, “austerité” (kemer sıkma) politikaları nedeniyle yüzlerce ders saatinin kesilmesine tepki gösterdi. Son haftalardaki gösterilerden farklı olarak, bugünkü blokaj eyleminin doğrudan idari bir binaya yönelmesi, hareketin sadece sokak gösterilerinden ibaret kalmadığını, daha organize ve kararlı bir yapıya büründüğünü gösteriyor.
“Sınıflar Boşalırken, Sokaklar Doluyor”
Gençlerin bu hareketi artık yalnızca bütçe kesintilerine karşı bir savunma refleksi olmaktan çıkmış durumda. “Militarizasyon” vurgusunun öne çıkması, gençlerin yalnızca eğitim hakkı değil, aynı zamanda toplumun gelecekteki çatışma eksenlerine dair de kaygılar taşıdığını ortaya koyuyor. Marsilya’daki bu kitlesel katılım, Fransa genelinde üniversiteler ve liseler arasında yayılan bir “kuşak dayanışmasının” parçası haline geldi.
Gençlerin idari binaları hedef alması, geleneksel sendikaların çağrılarından bağımsız, kendi kendine örgütlenen bir hareketin doğuşuna işaret ediyor. Yetkililerin, bu kadar geniş bir kesimin taleplerini “ara sıra görülen ergen taşkınlığı” olarak görmesi büyük bir yanılgı olur. Zira blokajlar ve kitlesel katılım, yeni öğretim yılına girerken eğitim camiasında derin bir güvensizlik ve öfke biriktiğini gözler önüne seriyor. Bugün Marsilya’da eğitim müdürlüğünün önünde toplanan gençler, aslında Fransa’nın geleceğine dair bir referandum yapıyor: Kaynakları kısılan, askerileştirilen bir ülkede mi yaşamak istiyorlar, yoksa özgürlükçü ve nitelikli bir eğitimle mi büyümek istediklerini haykırıyorlar. Görünen o ki, bu soruya yanıt alana kadar Marsilya sokakları sakinleşmeyecek.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!