“Yeni Nesil Annelik” Mevzuu



Genç annelerin ebeveynliği geçmiş kuşaklardan açık biçimde ayrışıyor. Annelerin büyük çoğunluğu çocuğunu kendi ebeveynlerinden daha bilinçli yetiştirmek istediğini söylüyor; duygusal bağın disiplinden daha önemli görülmesi de bu dönüşümün yalnızca bilgi düzeyinde değil, ebeveynlik felsefesinde de yaşandığını ortaya koyuyor.


Kadınları dört duvar arasına sıkıştırıp her türlü bakım hizmetiyle köleliğe zorlayarak “makbul kadın” örneği yaratmaya çalıştıkları “ezilenlerin ezileni”, “kutsal” aile hapishanesinde durmaksızın daha çok sayıda çocuk doğurmaya teşvik ediliyor.

Faşist rejim ve sözcüleri “aile” diye ağızlarını her açtıklarında kadın cinayetlerinin her güne 3-5 düşecek şekilde geometrik artışı ve vahşet sınırlarına tırmanışı tavan yapıyor.

Susam Bülten’in sonuçlarını yorumladığı gibi, bugünün genç anneleri için annelik, yalnızca çocuğa bakım verme sorumluluğu değil; bilgi arama, karar alma, kendini geliştirme ve çevresel beklentilerle baş etme süreçlerini de içeren daha katmanlı bir deneyime dönüşüyor. Research İstanbul’un Marketing Türkiye işbirliğiyle gerçekleştirdiği Yeni Nesil Anneler Araştırması, 0-12 yaş aralığında çocuğu olan 18-40 yaş arası 300 genç annenin deneyimlerine odaklanıyor. Araştırma, yeni nesil anneliğin gündelik pratiklerini, karar alma süreçlerini ve anneliğe yüklenen misyonun önceki nesile göre değişimini anlamaya çalışıyor.

Geleneksel anne vs. Yeni nesil anne

Yeni nesil annelikte en belirgin kırılma, otorite ve disiplin anlayışının yerini açıklama, takdir ve duygusal temasın alması. Bugünün anneleri kendi çocukluklarında yaygın biçimde karşılaştıkları “tabağını bitirme” ısrarı, fiziksel ceza, konuşmama, odaya gönderme ya da üstü kirlendiğinde hemen müdahale etme gibi kontrol ve disiplin odaklı davranışlardan uzaklaşıyor. Buna karşılık çocuğa kuralların nedenini açıklamak, sevgisini gün içinde dile getirmek, başarılarını takdir etmek, kıyafet seçimi gibi küçük kararlarda söz hakkı tanımak ve düzenli oyun/aktiviteyle gelişimini desteklemek yeni kuşak anneliğin güçlü davranışları olarak öne çıkıyor. Tablo aslında anneliğin “çocuğu yönetme” ekseninden “çocuğu anlama, eşlik etme ve destekleme” eksenine kaydığını gösteriyor.

Ebeveynliğe dair yaklaşımlar

Genç annelerin ebeveynliği geçmiş kuşaklardan açık biçimde ayrıştırarak düşündüğünü söyleyebiliriz. Annelerin çok büyük çoğunluğu çocuğunu kendi ebeveynlerinden daha bilinçli yetiştirmek istediğini söylüyor; duygusal bağın disiplinden daha önemli görülmesi de bu dönüşümün yalnızca bilgi düzeyinde değil, ebeveynlik felsefesinde de yaşandığını ortaya koyuyor. Bilimsel bilgiye verilen önem, yeni nesil anneliğin sezgi ve gelenek kadar uzman bilgisiyle de şekillendiğini gösterirken ebeveynliğin geçmişe göre daha karmaşık bulunması bu bilgi bolluğunun aynı zamanda karar yükünü artırdığını düşündürüyor. Nitekim annelerin önemli bir bölümü önceki nesillere göre daha iyi bir anne olma baskısı hissettiğini ifade ediyor. Kısacası yeni nesil anneler daha bilinçli, duygusal bağ odaklı ve bilgiye daha açık olmakla birlikte performans baskısı da taşıyorlar.

Çocuğunuzla ilgili kararları en çok kim verir?

Çocukla ilgili kararlarda anneler hâlâ belirgin biçimde merkezde: Her iki anneden biri kararları çoğunlukla kendisinin verdiğini söylüyor. Eşit karar alma oranının yüzde 45’e ulaşması ise babaların da sürece dahil olduğunu, ancak ebeveynlik yükünün hâlâ dengelenmediğini gösteriyor.

Gelecekte ne olacak?

Annelerin yarısından fazlası, çocuklarının ileride kendilerinden farklı bir ebeveynlik yaklaşımı benimseyeceğini düşünüyor. Bu sonuç, anneliğin kuşaktan kuşağa değişen ve her nesilde yeniden tanımlanan bir deneyim olarak görüldüğünü gösteriyor.