Kadınların binlerce yıllık eşitlik ve özgürlük mücadeleleri olağanüstü toplumsal dönüşümlerin önemli dinamolarından biri oldu. Fakat buna rağmen kadınlar halen erkek egemen sistemin ve toplumsal değer yargılarının en uç biçimleriyle mücadele etmek zorundalar. Dünyanın hemen tüm ülkelerinde katlediliyor, şiddete uğruyor ya da cinsel saldırıya maruz kalabiliyorlar. Her 8 Mart öncesinde açıklanan veriler bu gerçeği bir kez daha hatırlatıyor ve kadın mücadelesinin o meşakkatli karakterini bir kez daha hatırlatıyor. Sorunun gerçek anlamda çözümünün hem kesintisiz bir mücadeleye ama hem de üretim ilişkileriyle birlikte toplumsal ilişkilerin de dönüşeceği güçlü bir toplumsal devrime bağlı olduğunu…
Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık her 10 kadından 4’ü fiziksel ya da cinsel şiddet görüyor. Dünya genelinde kadınların yüzde 35’i hayatlarının bir döneminde fiziksel ve cinsel şiddete ya da cinsel saldırıya maruz bırakılıyor.
Anadolu Ajansı’nın “sadece Türkiye’de yok bunlar” kafasıyla derlediği veriler, yaklaşık 650 milyon kadın ve kız çocuğunun 18 yaşından önce evlendiği ya da evlenmeye zorlandığını, çocuk yaşta evliliklerin ise aile içi şiddeti artırdığını gösteriyor. Raporda 120 milyon kız çocuğunun da zorla cinsel ilişkiye sürüklendiği belirtiliyor.
Kadınların yarısı destek isteyemiyor, resmi kurumlara başvurmuyor
Raporda taciz ya da tecavüz vakalarının kayda geçme oranının minimum düzeyde kaldığı, bu nedenle rakamların aslında daha yüksek olduğu kaydediliyor. Raporda cinsel istismar, taciz ya da tecavüz verilerinin bulunduğu ülkelerin çoğunda kadınların yüzde 40’ından azı yardım ya da destek isteyebiliyor. Kadınların çoğu aile ve arkadaşlarına yönelirken, yüzde 10’dan daha az bir kesim, polis gibi resmi kurum ya da mekanizmalara başvuruyor.
ABD’de her 92 saniyede bir kişi istismara maruz bırakılıyor
ABD’de cinsel taciz karşıtı çalışma yürüten örgütü RAINN’in verilerine göre, ülke genelinde her 92 saniyede bir kişi cinsel istismar ya da tacize maruz bırakılıyor. Veriler, her 6 kadından birinin tecavüze ya da tecavüz girişimine maruz bırakıldığını ve tecavüze maruz bırakılan 10 kişiden 9’unun kadın olduğunu ortaya koyuyor.
Cinsiyet eşitsizliğinin çok belirgin olduğu Hindistan, Pakistan ve Bangladeş gibi Asya ve özellikle Güney Asya ülkelerinde de cinsel taciz vakalarının oldukça yüksek olduğu görülüyor. Hindistan dünyada en fazla cinsel saldırının gerçekleştiği ülkelerden biri. Brezilya’da 2013 yılında yapılan bir çalışmada tecavüzlerden “salgın” olarak bahsediliyor ve her 11 dakikada bir kadının tecavüze uğradığı bilgisine yer veriliyor.
MeToo olumlu ama yaygın değil
#MeToo kampanyası dünya genelinde farkındalık yaratsa da bu hareketin ataerkilliğin Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da çok ses getirmediği görülüyor. Bu sessizliğin arkasında ise korku, utanma, şiddete maruz kalma, töre cinayeti, hatta kadınların tecavüz eden kişiyle evlenmeye zorlanma gibi birçok neden yatıyor.
“Tecavüze evlilik yoluyla af” yasası hala geçerli
Türkiye’de de yeniden gündemleştirilen son günlerde gündemde olan “Tecavüze evlilik yoluyla af” yasasını en son kaldıran ülke Ürdün olsa da bu yasa birçok Ortadoğu ülkesinde hala geçerliliğini koruyor.
BM Kadın Birimine göre Ortadoğu’da kadınlarının yüzde 37’si hayatları boyunca bir tür şiddete maruz kalıyor ama yüzdelerinin çok daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Kız çocuklarının yüzde 14’ü ise 18 yaşının altında evlendiriliyor.
200 milyon kadın genital sakatlamaya maruz bırakıldı
Afrika ve Ortadoğu’da kadın ve kız çocuklarının karşı karşıya olduğu sorunlardan biri de halk arasında “kadın sünneti” olarak bilinen genital sakatlama. Birleşmiş Milletler tarafından “insan hakları ihlali” olarak görülen bu uygulamaya maruz bırakılan kadın ve kız çocuklarının sayısı tam olarak bilinmese de yaklaşık 200 milyon kadın ve kız çocuğunun genital sakatlamaya maruz kaldığı tahmin ediliyor.
BM, genital sakatlamaya son verilmesi konusunda bir an önce harekete geçilmezse 2030 yılına kadar 68 milyon kız çocuğunun bu uygulamaya maruz bırakılacağı uyarısında bulunuyor. Yaklaşık 30 ülkede uygulanan genital sakatlama en çok Somali, Gine, Cibuti ve Mısır’da görülüyor.
Nijerya çocuk istismarında ilk sırada
Cinsel istismar, taciz ve tecavüzler Afrika’da da milyonlarca kadını etkiliyor. 2008-2009 yıllarında her yıl 15 binden fazla tecavüz vakasının yaşandığı Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Dünya Sağlık Örgütünün çalışmalarında bir dönem “tecavüz başkenti” olarak anıldı.
Nijerya ise BM Çocuklara Yardım Fonuna (UNICEF) göre çocuk yaşta evlilik oranının yüzde 43’le en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alıyor ve bu ülkede her 10 çocuktan 6’sının fiziksel ya da cinsel şiddete maruz bırakıldığı belirtiliyor.
Eurostat’ın verilerine göre, Avrupa Birliği’nde yaklaşık 80 bini tecavüz, 215 bin civarında cinsel suç 2015 yılında polis kayıtlarına geçti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!