Ankara İHD Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 238′ inci haftasında Sakarya Caddesi’nde gerçekleştirdiği basın açıklamasında tecride karşı yaşamlarına son veren Zülküf Gezen ve Ayten Beçet’e dikkat çekerek, yetkilileri yaşanan ölümlere son vermek için adım atmaya çağırdı.
- hafta basın açıklamasını İHD MYK’dan Nuray Çevirmen okudu.
Cezaevlerindeki hasta mahpusların tedavi imkanlarının ortadan kaldırıldığına, bunun telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açtığına işaret edilen açıklamada bu hafta Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nde bulunan Sinan Akbayır’ın durumu gündeme getirildi.
Akbayır’a, 9 Eylül 2004’de 245 gün boyunca sürdürdüğü ölüm orucu nedeniyle 4 ayrı sağlık kurumunun kurul kararlarıyla onayladığı bulgularla Wernicke Korsakoff tanısının konulduğu belirtildi. Bu tanı sonucunda Adli Tıp Kurumu’nun, ilkinde 399. Madde gereğince 6 aylık ceza ertelemesini uygun bulmuşken, ikincisinde de yine aynı bulgularını tanılayarak “hapishanede kalabilir“ raporu verdiği ifade edildi.
Hapishanede yaptığı 3. Rapor başvurusuna ise Adli Tıp Kurumu muayene etme gereği bile duymadan, sadece dosya üzerinden karar vererek tüm taleplerini reddettiği anlatılan açıklamada, “Rahatsızlıkları devam ettiği için sevk edildiği İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma hastanesi; sağlık sorunları nedeniyle tedavi olması gerektiğinden 03.02.2004 tarihinde hastanede tedavi olmasına karar vermiştir. 22.07.2005 tarihli Sağlık Kurulu raporunda “hiperlipidemi” tanısı ile diyet yapması uygun bulunmuş ancak diyet olarak verilen yemekler sağlığa uygun nitelikte olmadığından şikayetleri halen devam ediyor olmasına rağmen yeterli kalitede yemek hala verilmemektedir” bilgileri paylaşıldı.
Raporun devamında Sinan Akbayır’la ilgili şu bilgiler verilerek, hapishanedeki hasta mahpuslarla ilgili talepler yinelendi:
Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi raporlarında ciddi boyutta bel ve boyun fıtığı tanısı ve MR sonuçları bulunmaktadır. Yaşadıkları koşullarda, tek kova, tek leğen, kısa saplı fırça, çek-pas gibi sınırlamalar yüzünden rahatsızlığına uygun, malzeme temin etme olanağından yoksun kalmaktadır. 19.10.2017 tarihli sevk yazısında doktor tarafından “rahatsızlığına uygun temizlik malzemesi kullanması gerekmektedir” yazılmış olmasına rağmen durumunda bir değişiklik olmamıştır. Bunlara ek olarak (endoskopik muayene ile sabit) kronik gastrit, reflü, kronik bronşit, göz ve kulak rahatsızlıkları, diş rahatsızlıkları bulunmaktadır. Ayrıca kapalı mekanda aşırı biber gazına maruz kalmaktan kaynaklanan ciddi boyutlarda cilt kuruması ve hassasiyetleri de mevcuttur. 23 yıllık uzun süreli mahpusluk sonucu oluşan ve üçüncü kez ameliyat olmak üzere olduğu çift taraflı fistül rahatsızlığı bulunmakta ve kendisini zorlamaktadır. Gittikçe zorlaşmış olan hapishane koşullarında “sessiz ölüme” maruz kaldıklarını ifade etmektedir. Sinan Akbayır’ın tedavilerinin acil olarak gerektiği şekilde yapılması zorunludur.
Hapishanelerde tedavileri yapılmayan/yapılamayan “Hasta Mahpuslar” için taleplerimiz;
-Hasta mahpusların acil ve kalıcı tedavilerinin yapılması, hapishane koşullarında tedavisi yapılamayan hasta mahpusların da acilen infazlarının durdurulması gerekmektedir.
-Sağlık personeli sayısı arttırılmalı, ring araçları ile değil, ambulanslar ile hastanelere sevkleri sağlanmalıdır. Hastaların revire çıkarılmaları, hastaneye sevkleri hızlandırılmalıdır.
-Tam teşekküllü hastanelerde tedavilerinin yapılması gereken hastalar, bu hastanelerin bulunduğu illerdeki hapishanelere gönderilmeli, yaşamlarını başkalarının yardımı ile sürdüren mahpusların ya rehabilitasyon tipi hapishanelere sevk edilmesi ya da infazlarının ertelenmesi sağlanmalıdır.
-Kelepçeli muayene ve tedavi yöntemi uygulamasından vazgeçilmelidir. Bu uygulama nedeniyle birçok hasta mahpusun tedavisi yapılamıyor.
-Tek başına kalması yaşamsal risk taşıyan mahpusların “Ağırlaştırılmış” dahi olsalar hastalık durumları göz önüne alınarak daha kalabalık olan koğuşlarda kalması sağlanmalıdır.
Bizler; Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 238. Haftada, bu alanda Hasta Mahpusların durumlarını getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar dile getirmeye, taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!