Almanya’nın üç farklı şehrinde ya da dünyanın herhangi bir şehrinde bronz kadın heykellerine yakından baktığınızda, yıllar içinde hep aynı yerlerin aşındığına ve parladığına siz de denk gelmiş olabilirsiniz. TERRE DES FEMMES’in ödüllü “Unsilence the Violence” kampanyası, tam da görmeye ve kanıksamaya o kadar alıştığımız bu kamusal normu, önemli bir mesajı daha fazla insana ulaştırmak için masaya yatırıyor.
Kampanyanın yaratıcı içgörüsü yıllardır bu kadın heykellerinin şans, gelenek ya da sadece “eğlence” amacıyla dokunmaktan aşınan göğüs bölgelerine dayanıyor.
Yani metal bile bu rızasız temasları, sınır ihlalini unutmuyor, hafızasında saklıyor.

Peki bu verinin Türkiye karşılığı ne?
Tam bir sayı vermek mümkün değil.
Çünkü Almanya’da TERRE DES FEMMES gibi kuruluşlar yaşam boyu geniş tanımlı cinsel taciz deneyimini (sözlü tacizden fiziksel temasa kadar) ölçerken, Türkiye’de 2014’e kadar yapılan kapsamlı araştırmalar büyük ölçüde “aile içi/partner kaynaklı” şiddet odaklı.
Ancak resmi bir sayıya ihtiyacımız var mı?
Elimizdeki en sarsıcı veri, kendimizin ve çevremizdeki kadınların bizzat tecrübe ettiği o ortak yaşanmışlık. Üstelik TÜİK’e göre Türkiye’de cinsel tacize uğrayan kadınların yüzde 89’u yaşadığı mağduriyeti resmi mercilere bildirmiyor. Resmi raporlarda göremediğimiz o boşluğu, aslında kadınların maruz kaldığı bu zorunlu sessizlik açıklıyor.
Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılıkla mücadele eden Alman kadın hakları örgütü TERRE DES FEMMES ödüllü “Unsilence the Violence” kampanyasında sarsıcı bir gerçeği görünür kılmak için sıradışı bir nesne seçti:
Şehir meydanlarındaki bronz heykeller.
SEXUAL HARASSMENT LEAVES ITS MARK (Cinsel Taciz İz Bırakır)
Bronz heykellerin üzerinde gördüğümüz o parlak, aşınmış izler; aslında her gün aramızda yürüyen, otobüse binen, ofiste çalışan kadınların üzerinde kalan ama toplumun görmeyi reddettiği derin, görünmez izlerin ta kendisi. Sınır ihlalinin “küçüğü”, tacizin “masumu” olamaz. Her temas iz bırakır. Görünür ya da görünmez.
[www.unsilence-the-violence.de #UnsilenceTheViolence TERRE DES FEMMES]
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!