Çarşamba, 22 Temmuz 2026

Bologna’da Abderrahim Fakir’in Ölümü İtalya’yı Ayağa Kaldırdı



İtalya’nın Bologna kentinde 42 yaşındaki Fas asıllı Abderrahim Fakir’in gözaltına alınırken polis şiddetiyle yaşamını yitirmesi ülkeyi ayağa kaldırdı


YAŞANACAK DÜNYA

İtalya’nın Bologna kentinde 42 yaşındaki Fas asıllı Abderrahim Fakir’in gözaltına alınırken polis şiddetiyle yaşamını yitirmesi ülkeyi ayağa kaldırdı.

Pazar günü Pilastro Mahallesi’nde meydana gelen olay Avrupa’da çığrından çıkan göçmenlere yönelik ırkçı ayrımcı uygulamaların son perdesi.

Çevre sakinlerinin araçlara zarar verildiği yönündeki ihbarı üzerine olay yerine gelen iki polis, Fakir’e biber gazı sıkarak onu yere yatırdı. Sosyal medyada yayılan görüntülerde, elleri arkadan kelepçelenen Fakir’in yüzüstü yerde tutulduğu sırada defalarca “Yardım edin! Yeter, yeter!” diye bağırdığı, ardından hareketsiz kaldığı görülüyor. Görüntüler, ABD’de George Floyd’un ölümünü hatırlattı. İsyan da peşisıra geldi.

Bologna’da ve birçok İtalyan kentinde binlerce kişi sokaklara çıkarak polis şiddetini ve göçmenlere yönelik ayrımcı uygulamaları protesto etti. İnsan hakları örgütleri olayın bağımsız biçimde soruşturulmasını talep ederken birçok hukukçu gözaltı sırasında uygulanan güç kullanımının uluslararası insan haklarına aykırı olduğu doğrultusunda sesini yükseltiyor.

Savcılık tepkiler üzerine soruşturma başlatırken, bütün dünyanın gördüğü ölümü; hala kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi, polislerin görevlerini kötüye kullanıp kullanmadığı ve müdahalenin ölümdeki rolü araştırılıyor diyebiliyor.

Avrupa ülkelerinin yoğun tepkilere rağmen polis yetkilerini genişletilmesi ve ölüm yetkisi vermesi ile bir göçmenin ölümünde neden aramaya gerek kalmıyor. Bu gidişat, faşizme ırkçılığa ve savaş politikalarına karşı dünya çapında yükseltilecek bir isyan dalgası ile durdurulabilir.

Kurumsallaşan ırkçılık ayrımcılık

Avrupa’da kurumsallaşan ırkçılık, devlet şiddeti ve savaş politikaları göçmenleri değil yerlisi ve göçmeni ile emekçilerin tamamını hedef alan faşizan gidişatın bir parçası oldu. Bu nedenle Abderrahim Fakir’in çığlığı, Bologna’nın ya da İtalya’nın sınırlarında yankılanmakla kalmamalıdır. Dünyanın dört bir yanında sömürüye, ırkçılığa, faşizme ve savaşa karşı mücadele eden milyonların ortak çığlığı olmak zorunda. İnsanlığı bir kara delik gibi içine çeken karanlık gidişat, sınırları aşan enternasyonal dayanışmanın büyütülmesi, işçilerin, emekçilerin, göçmenlerin ve halkların ortak mücadelesinin yükseltilmesiyle frenlenebilir, durdurulabilir.

Irkçılığa karşı sınıf dayanışmasını, savaş politikalarına karşı halkların kardeşliğini ve faşizme karşı uluslararası direnişi büyütmek, bugün bir tercih değil, insanlığın ortak geleceğini savunmanın en acil görev haline gelmiştir.