Cengiz bu sefer de Mazıdağı’nda eşkıyalık yapıyor!



Her taşın altından çıkan, yağmacı ve tanlancı politikalarla semirdikçe semiren Cengiz bu sefer de devletin gücünü arkasına alarak Mardin Mazıdağ’da halkın ekili tarlalarına iş makineleriyle girdi


Her taşın altından çıkan, yağmacı ve talancı politikalarla şiştikçe şişen Cengiz Holding, Karadeniz yaylalarından sonra şimdi de Kürdistan’daki köyleri, doğayı yağmalamaya girişiyor. Arkasına AKP’li devletin yargısını-polis ve asker gücünü alan bu asalaklar güruhu, dün sabah erken saatlerde Eti Bakır Maden İşletmeleri’ne ait iş makineleriyle Mardin’in Mazıdağı ilçesindeki 7 mahallede ekili topraklara girdi!

Bu eşkıyalığa tepki gösteren Kocakent (Tezne) köylüleri, arazileri hakkında verilen kamulaştırma kararının Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi’nden yürütmeyi durdurma kararı olduğunu belirterek, kanunsuz işlemin durdurulmasını istedi. Köylülerin tepkisi üzerine Eti Bakır yetkilileri, bölgeye jandarma ekiplerini çağırdı.

Jandarma Cengiz’in çağrısına anında yanıt vererek köylülerin karşısına çıktı, diğer yerlerde olduğu gibi… Havaya ateş edip, köylülere gaz bombalarıyla saldırdı, dört köylüyü döverek gözaltına aldı.

Gerginliğin akşam saatlerine kadar devam ettiği bölgede bekleyişlerini sürdüren köylüler, maruz kaldıkları uygulamayı “eşkıyalık” olarak nitelendirdi.

Kadınlar da ellerine aldıkları sopalarla yaşananlar karşısında tepkilerini gösterdi.

‘Nereye gideceğiz’

MA’dan Ahmet Kanbal‘ın konuştuğu köylülerden elinde tapusuyla çalışma yapılan alanın kendisine ait olduğunu gösteren Hacı Erdem, “Vatandaş tarlasına, ekinine sahip çıkmaya çalışıyor. Ne vatandaşın parasını veriyorlar, ne de tarlasından çıkıyorlar. Sürekli asker baskısı, silahlarla bizleri tehdit ediyorlar. Devlet nezdinde kamulaştırma yaptıklarını söylüyorlar ama sahte kamulaştırma. Devlet kamulaştırma yaptı ise, vatandaşın parasını yatırsın” diye belirtti.

Eti Bakır’ın 1978 yılında usulsüz bir şekilde bölgedeki alanını genişlettiğini kaydeden Erdem, çalışma yapılan alanların tarım arazileri olduğunu belirtti. Erdem, ekinle 700 dönüme yakın ekili alanın tahrip edilmek istendiğini söyledi.

Köylerinde 600 hanenin bulunduğunu söyleyen Ferhat Men ise, “Nereye gideceğiz? Küçük bir köy değil ki. Ne yaparlarsa yapsınlar gitmiyoruz” dedi. Men, “Buranın dumanı yüzünden evimizden dışarı çıkamıyoruz. Akşamları çatılarımızda yatamıyoruz. Kokusu pistir. Klimaları açamıyoruz. Hem içerde hem de dışarıda zarar görüyoruz” diye yaşadıklarını aktardı.

‘Terör estiriyorlar’

Buğday ekili arazisine iş makinesiyle girilmesine tepki gösteren köylülerden Abdurrahim Men, yaşananları “eşkıyalık” diye nitelendirdi. Men, “Eti Bakır burada resmen terör estiriyor. Malımızı perişan ediyorlar. Hangi devlette böyle bir şey var. Batıda olsa böyle yapabilecekler miydi? Hakkımızı arıyoruz diye karakoldan gelip bizi götürüyorlar. Çocuklarımız yevmiye ile gidip çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Bugün burayı yapıp yolu da kapatacaklar. Daha sonrasında ise, sıra köyümüze gelecek” diye belirtti.

Biz tarlamızı, toprağımızı vermiyoruz. Zulümle almaya çalışıyorlar” diyen Salih Balci de şirkete ait tesislerden yükselen dumanı göstererek, “Bu zulüm değil midir” diye sordu.

‘Çocuklarımız babalarını tanımadan büyüyor’

Şirketin tarlalarından çıkmasını isteyen Süreyya Balci adlı yurttaş ise, tepkisini şöyle dile getirdi: “Kendi elimizle ektiğimiz tarlalarımıza girmelerini kabul etmiyoruz. Çocuklarımız babalarını göremez duruma geldiler. Yurt dışına, Ankara’ya, İstanbul’a çalışmaya gitmeye zorlanıyorlar. Çocuklarımız babalarını tanımadan büyüyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bu Ramazan günü bizi ne hale düşürdüler. Hiç mi Allah’tan korkuları yok.”

Azize Öter ise, “Bu tarlaları bu hale getirirken Allah’tan da korkmuyorlar mı? Bize de yazıktır. Biz de insanız” dedi.