Geçtiğimiz gün “Allah yapmasın da İstanbul’da 31 Aralık 2016’dan beri tek bir patlama yok. 2.5 yıldır millet huzur ve güven içinde” diye açıklama yapan Soylu, bu sabah da IŞİD hareketliliğinden bahsederek, “Türkiye ile ilgili ciddi bir tehditle uğraşıyoruz” vurgusuyla adeta “cambaza bak cambaza” dedi. Belli ki 31 Mart seçimlerinde Kürt halkını hedefe çakarak, çektikleri “beka” nutukları işe yaramayınca bu sefer de “IŞİD”, “bombalar”, “güvenlik” ipine tutunarak, kendi varlıklarını istikrarın güvencesi olarak pazarlayacaklar.
Soylu’nun durup dururken hem de “ciddi bir iş üzerinde olduklarını” söyleyip o iş her neyse bilinçli bir deşifrasyona başvurmasının başka bir anlamı yoktur. Anlaşılan o ki bir kez daha IŞID ve bombalı saldırılar ile gözdağı verme yoluna gidecekler.
Ardı ardına yaptığı bu açıklamalar, yenilettikleri İstanbul seçimlerini almak için her yola başvuracaklarının, bu yollardan biri de IŞİD kozunun masaya sürülmesi olduğunun itirafıdır.
Öz çocukları olan İŞID’lıları üstümüze salacaklarının ve her yeri kan gölüne dönüştüreceklerinin üstü örtülü imasında bulunan Soylugiller, büyük rantların döndüğü İstanbul seçimlerinin kaybedilmesi durumunda neler olabileceğini/yapabileceklerini ifade ederek halkı bir kez daha tehdit etti. Her sıkıştıklarında IŞID kozunu masaya getiren devlet, Soylu’nun ağzından halkın sürekli korku ve panik içinde yaşamasını ve bu korkuyla ve istikrar beklentisiyle kendilerine oy vermesini garanti altına almaya çalışıyor.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu sabah yaptığı açıklamayla da bu gerçeğin altını bir kez daha çizmiş oldu. Türkiye’nin bir süredir başka bir tehditle uğraştığını, bu tehdidin ne olduğunu söyleyemeyeceğini belirterek “Türkiye ile ilgili ciddi bir tehditle uğraşıyoruz. Epey bir mesafe de aldık. Ciddi bir tehdit. Onun için herkes alarm vaziyetinde. 1-1,5 aydır IŞID’da ciddi bir haraketlilik var. Ve özellikle son zamanlarda bu daha da arttı” diyerek bu korkuyu da diri tutmaya çalışıyor
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!