15 Temmuz darbe girişimini “Allah’ın lütfu” olarak karşılayan rejimin 20 Temmuz’da ilan ettiği OHAL ve ardından giriştiği pratikler şimdi ‘OHAL’siz biçimde devam ediyor. Bu girişimlerin en önemlilerinden biri devletin yönetici konumunda ya da en alt birimdeki çalışanları ve çalışma rejimiyle yeniden örgütlenmesiydi. Yaklaşık 150 bin kamu emekçisi bu kapsamlı planın bir parçası olarak ihraç edilmişti.
Bu süreç ‘OHAL’in kaldırılmasından sonra gürültülü liste yayınlamalar biçiminde değil, sessiz sedasız biçimde devam ediyor. OHAL sürecinde açığa alınan iki Haber Sen şube başkanı ve bir sendika çalışanının ULAŞTIRMA VE ALT YAPI BAKANI ONAYI İLE Kurban Bayramı’nın arifesinde kamudan ihraç edilmiş olması bunun somut ifadesidir.
Haber Sen, açığa alınan İki yönetici ve bir çalışanının bayramın arifesinde ihraç edilmesiyle ilgili dün yaptığı açıklamada bu gerçeği teşhir etti.
Sendika tarafından yapılan açıklamada OHAL’in bittiği ve KHK zulmünün son bulduğunu iddia edenlerin yanıldığı belirtilerek, ihraç saldırısının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye (KHK) eklenen geçici madde ile KHK listesi yayımlanmadan devam ettiği vurgulandı.
Bu ek maddede, ”ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olan, bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılır” denilerek, “Kamu emekçilerinin ihraç edilmesi için önceden kılıf hazırlanmış ve hukuksuz bir şekilde hayata geçirilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
İhraç edilen emekçilerin Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler kapsamında gerçekleştirilen eylem, etkinlik ve basın açıklamalarının suç sayılmasıyla soruşturmaya uğradıkları ve haklarında dava açılacağı bile net değilken haksız-hukuksuz bir şekilde ihraç edildikleri kaydedildi.
Yaklaşık 3 yıldır açıkta bulunan emekçilerle ilgili soruşturma yürütenlerin hiçbir somut gerekçe ortaya koyamadıkları, cezai işlem başlatamamalarına rağmen ilgili bakanın onayı ile ihraç edildikleri vurgulanan açıklamada, bu durum “İdarenin ve ilgili bakanın kendilerini mahkeme yerine koymaları açıkça hukuk garabetidir. Hukuk devletinde ve demokrasinin egemen olduğu ülkelerde olmayacak uygulamalardır” şeklinde değerlendirildi.
“İktidar uzunca bir süredir kendine muhalif olan kesimlere yönelik başlattığı cadı avına devam etmektedir. Emekçilerin, anayasal ve demokratik bir hak olan çalışma hakkını elinden alarak, açlığa ve sefalete mahkûm etmeye çalışmaktadır” diye belirtilen açıklama şu şekilde sonlandırıldı:
İhraç edilen tüm üyelerimiz işlerine iade edilene kadar mücadelemizin süreceğinin bilinmesini istiyoruz.
Tüm bu baskılara karşın bu ülkenin onurlu ve mücadeleci kamu emekçileri olarak boyun eğmeyeceğiz….
OHAL, KHK rejimi ve sonrasında teftiş kurulu raporları ile ihraç ettiğiniz arkadaşlarımızın tamamı işe dönecek, biz kazanacağız, emek kazanacak, demokrasi ve özgürlükler kazanacak.
Tüm hukuksuzluklar bitecek, siz gideceksiniz.
Biz kazanacağız.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!