Cumartesi, 3 Ekim 2026

‘Grup Yorum’un talepleri kabul edilsin’



“Grup yorum ve Mustafa Gökçek’in talepleri talebimizdir” diyen kurumlar, parti ve dernekler İHD Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi


“Grup yorum ve Mustafa Gökçek’in talepleri talebimizdir” diyen kurumlar, parti ve dernekler  (AKA-DER , ALINTERI, ATO IHK, DAD, DEVRIMCI PARTİ,  DEVRIMCI 78’LILER FEDERASYONU, ESP, HDP, İHD ANKARA ŞUBE, KALDIRAÇ, KKP, PARTİZAN, PSAKD ) bugün saat 12:30’da İHD Genel Merkezi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi.  Basın toplantısını örgütleyen kurumlar dışında ÇHD Ankara Şube Üyesi Evin Konuk, ATO IHK’dan Dr. Benan Koyuncu, İHD Genel Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan da katıldı.

Basın toplantısında ortak açıklamayı IHD Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat yaptı. Kanat’ın açıklamasının ardından Öztürk Türkdoğan, Dr. Benan Koyuncu ve Avukat Evin Konuk konuya ilişkin görüşlerini ifade ederek, Grup Yorum üyelerinin ve Mustafa Koçak’ın taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Zorla müdahale insanlık suçudur.  Ölüm demektir. Kabul edilemez, derhal serbest bırakılmalıdırlar!” dediler.

İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise duruma ilişkin bazı girişimlerinin olduğunu ifade ederek, “Aydın ve sanatçılardan oluşan bir heyetimiz var” dedi.

“Bu ülkede insanlar bedenlerini açlığa yatırmışsa, iktidar bundan utanmalıdır” diyen Türkdoğan, sorunun insan hakları temelinde çözülebileceğini belirtti.

ÇHD Ankara Şube Sekreteri Evin Konuk ise “Zorla müdahale işkencedir” diye kaydetti.

Ortak basın açıklamasında şunlar ifade edildi:

GURUP YORUMUN TALEPLERI KABUL EDILSIN

Konser yasaklarının kalkması, üyeleri hakkındaki arama kararlarının iptali ve İdil Kültür Merkezi’ne yönelik baskınlara son verilmesi talepleriyle açlık grevine başlayan ve tahliye edildikten sonra da direnişlerini sürdürerek, ölüm orucuna dönüştüren Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek, polis zoruyla kaldıkları evden alınarak Ümraniye Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

 

Bölek ve Gökçek’in son derece demokratik ve bir o kadar da anlaşılır taleplerini anında karşılayabilecek siyasi iktidar, bunu yapmak yerine sorunu bir irade savaşına dönüştürme ısrarını sürdürdü, sürdürüyor.

 

Bu ısrar, 12 Mart tarihinde zorla tıbbi müdahale girişiminin tırmandırılmasıyla devam etti. Direnişin 270. gününde olan Bölek ve Gökçek’in refakatçileri ve avukatları odadan zorla çıkarıldı. Ardından ilk önce İbrahim Gökçek ardından da Helin Bölek, zorla tıbbi müdahalede bulunulabilecek şekilde yoğun bakım servisine kaldırıldı. Duruma itiraz eden Grup Yorum üyeleri Betül Varan, Seher Adıgüzel, Eren Erdem ve yanlarında bulunan Cemile Temizkalp ile Ulaş Baran Sevindi hastane koridorunda tartaklanarak gözaltına alındı.

 

Savunma yapmasına bile izin verilmeden “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası”yla cezalandırılan ve tek talebi adil “yargılanmak” olan Mustafa Koçak’ın koşulları da Bölek ve Gökçek’ten farklı değil. Yakınlarının Koçak’ın sesinin duyulması için yaptıkları eylemler karşısında polis zoru devreye girmekte, şiddet ve gözaltıyla bu ses bastırılmaya çalışılmaktadır.

 

Yine Çağdaş Hukukçular Derneği’nden 8 tutuklu avukatın da müvekillerinin talepleri için başladıkları açlık grevi 30 güne ulaştı.

 

Bu açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerinin öyle büyük siyasi talepleri yok, sadece ADALET ve asgari demokratik kurallar çerçevesinde hareket edilmesini istiyorlar.

 

Siyasi iktidarın istediği anda yerine getirebileceği bu talepler karşısında çözümü değil, şiddeti ve çözümsüzlüğü tırmandırmayı tercih etmesi nasıl bir düşmanlık ve kinle hareket edildiğinin açık ifadesidir.

 

Bizler Gerek Grup Yorum’un gerek Mustafa Koçak ve müvekkillerinin talepleri için açlık grevi yapan ÇHD’li avukatların taleplerinin bir an önce kabul edilmesini istiyoruz.

 

Zorla müdahalenin sakatlık ve ölüm dışında bir anlamının olmadığını belirtiyor, Bölek ve Gökçek’in başına gelebileceklerden zorla müdahaleyi yapan devletin yetkili kurumlarının sorumlu olacağını ifade ederek bunun bir cinayet olduğunu bir kez daha vurgularken Grup Yorum üyeleri, Mustafa Koçak ve avukatlarının bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz.