Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş’ın sağlık çalışanlarını salgının yayılmasında sorumlu tutan, küçümseyici ifadeler kullanan demeciyle ilgili “özür dilemelidir” vurgusunun da olduğu yazılı bir açıklama yaptı.
TTB açıklamasında bu sürecin yönetiliş biçimi konusundaki merkezi anlayışa da değinerek şunlar ifade edildi:
Zonguldak Valisi 567 Covıd-19 vakasının 137’sinin sağlık çalışanı olduğunu ve bu kişilerin kendilerini korumayarak salgınla mücadeleye zarar verdiklerini açıkladı!
Bu açıklamadan, ülkeyi yönetenlerin, Sağlık Bakanlığı’nın, illerdeki Vali ve Sağlık Müdürlerinin her konuda olduğu gibi Covıd-19 salgınında da hiçbir sorumluluğu olmadığını kabullenmemizi beklediklerini anlıyoruz. İşler iyi giderse “başarıyı” sahiplenen ve attıkları her adımın doğru olduğuna inanan yöneticilerin, herhangi bir aksama ya da olumsuz sonuç ortaya çıktığında kendileri dışında suç ve suçlu arama alışkanlıkları bıkkınlık vermeye başladı.
Zonguldak’ta ZAMANINDA; hasta verilerini açıklamayan, nitelikli ekipmanı ve uzman hekim desteğini sağlamayan, koordinasyonu iyi yapamayan, sağlıkçılara gerektiğinde yaygın test uygulamayanların hiçbir kabahati yok! Hastalanıp Covıd-19 tedavisi gören sağlık çalışanları suçlu, öyle mi?
Benzerine sıkça rastladığımız Zonguldak Valisi’nin bu açıklaması içeriğindeki aşağılayıcı “yurt verdik-yemek verdik” söylemleri bir yana, Covıd-19 salgınının ülkemizde nasıl yorumlanacağının da bir göstergesi niteliğinde. Anlaşılıyor ki, ülkemizde hasta ve vefat sayısı artarsa bu kendini koruyamayan, sokağa çıkan yurttaşların suçu, sağlık hizmetinde aksama olur ve yüksek sayıda sağlık çalışanı hastalanırsa hekim ve sağlık çalışanlarının beceriksizliği olarak açıklanacak. Bu konuda da gerekirse hekimler ve sağlık çalışanları “günah keçileri” olarak gösterilebilecek.
Dünya çapında yaygın ölümlere neden olan ve nasıl bir seyir izleyeceği de tam olarak belirlenememiş olan Covıd-19 salgını sürecine dair ülkemizde sık sık kendini hissettiren bu anlayışı reddettiğimizi açık olarak ifade etmek istiyoruz.
Sağlık çalışanları en önde salgınla mücadele ederken onları koruma sorumluluğu olanlar bunu bir yük olarak göremez. Zonguldak Valisini salgın mücadelesinde kabahatli aramayı bırakıp sağlık çalışanlarından özür dilemeye, Sağlık Bakanı ve Cumhurbaşkanını üzerlerine düşeni yapmaya davet ediyoruz.
Türk Tabipleri Birliği
Zonguldak Valisi ne demişti?
Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, dün yaptığı açıklamalarda “Her türlü tedbir alınmasına rağmen maalesef sağlıkçılarımız kendilerini koruyamadılar. Tüm arkadaşlarımızı uyardık. Bu bizim faturamızı ağırlaştıran olay oldu. Normalde sağlıkçılarımızın bize götürdüğü yük olmasaydı bugün belki de geri dönüşü konuşuyor olacaktık. Bu gerçekten zor oldu. Misafirhanede onları misafir ettik. Onlardan ücret almadık. Ama orada kendi aralarındaki ilişkilerinde yeteri kadar dikkatli olmadıkları için hem kendilerini sıkıntıya sokuyorlar hem bizi sıkıntıya soktular. Bunun da artık azalacağını varsayıyoruz. Onlar bizim kahramanlarımız. Kendi hayatlarını ortaya koyan insanlar ama yeteri kadar dikkatli olmayınca sıkıntı yaşıyoruz” diyerek, devletin toplam beceriksizlik ve duyarsızlıklarının Zonguldak’taki faturasını sağlık çalışanlarına kesmiş, üstüne bir de aşağılayıcı ifadeler kullanmıştı.
Özür dilerken de aynı suçlamayı yineledi!
Bu ifadeleri sendika ve meslek örgütleri başta olmak üzere toplumda tepki yaratınca bugün, içinde özrün de olduğu fakat sorumluluğun aynı şekilde sağlık çalışanlarına kesildiği bir açıklama daha yaptı.
Sözlerinin yanlış anlaşıldığını ve sağlık çalışanlarından özür dilediğini söyleyen Vali Bektaş, şöyle dedi:
Bu çerçevede sağlık çalışanlarımızın kendilerini koruyamamalarından kaynaklı husus da gündeme gelmiş bu konunun çözümü için de yapılacaklar açıklanmıştır. Konuşmanın basına yansımasıyla konuşmada sağlık çalışanlarımızı, kastı aşsa da üzecek, yanlış anlamaya uygun ifadelerin telaffuz edildiği ortaya çıkmıştır. Tabii ki konunun asıl sahibi sağlık camiasını üzmek gibi bir kasıt asla söz konusu değildir. Her şeye rağmen bu sıkıntılı günlerde sağlık çalışanlarımızın üzülmesine sebep olmuşsak, kendilerinden açık yüreklilikle özür diliyorum. Olağanüstü bir dönemden geçtiğimiz açıktır. İlimizin de bu tabloyu çok şiddetli yaşadığı ortadadır. Pandemi de ülke geneli ölüm oranının, yoğun bakımdaki hasta sayısının üç katı rakamlarla ilimizde karşı karşıya kaldık. Buna rağmen bütün kamuyu seferber ederek, vatandaşımızı ciddi sınırlamalara zorlamışken, sayın Sağlık Bakanımızın açık beyanına da yansıdığı şekliyle izolasyonda yüzde 99’luk bir başarıyı yakalayarak tabloyu nerdeyse olumluya döndürmüşken, sağlık çalışanlarımızın özellikle son dönemde kendilerini koruyamamaları nedeniyle, tabloda istenen iyileşmenin sağlanamaması ile yaşanan hayal kırıklığı maalesef sözlerimize yansımıştır. Konunun bu çerçevede değerlendirilmesini ilgililerden bekliyor, bu mücadeleyi sırtlayan başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere bütün kamu görevlisi arkadaşlarıma ve STK temsilcilerimize, basın mensuplarımıza, yoksunluklara sabreden vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Biraz gecikmeli de olsa bu işi başaracağımıza umudumuz tamdır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!