Pazartesi, 29 Haziran 2026

Ankaralı sanat emekçileri: Hayatı değil, Covid-19’u bitirin!



Kafe ve restoranlarda çalışan Ankaralı sanat emekçileri, işletmelerin saat 22:00 itibariyle kapatılması düzenlemesinin geri çekilmesi başta olmak üzere buralarda çalışan işçiler ve iflasa sürüklenen esnafın desteklenmesini içeren taleplerle 8 Kasım ve her gün saat 22:00’de Konur Sokak’ta eylemde olacak


Kafe ve restoranlarda çalışan Ankaralı sanat emekçileri, işletmelerin saat 22:00 itibariyle kapatılması düzenlemesinin geri çekilmesi; yaşamını kültür-sanat ve eğlence üretiminden idame ettiren işletme çalışanları, işletmeciler, sanatçılar, esnaf, taksiciler, gece işçileri vs. için maddi destek sağlanması (işten çıkarma yasağının fiilen uygulanması; tüm çalışanların kısa çalışma ödeneğinden koşulsuz olarak yararlanması, esnafa kira yardımı yapılması, vergiler ve  SGK prim borçlarının silinmesi, sanatçılara bütçe ayrılması…); her kriz durumunda bedelin kültür-sanat ve eğlence sektörüne etkileyecek şekilde ödetilmesine son verilmesi talepleriyle 8 Kasım Pazar ve her gün saat 22:00’de Konur Sokak’ta sosyal mesafeyi de gözetecek eylemler yapacak.

İzmir’de yapılmaya başlanan eylemlerin, Ankara’da başlamasını bir basın metniyle duyuran emekçiler, şunları ifade ettiler:

Sanatın Saati Olmaz!

 

Bizler hayatını sanat icra ederek kazanan kültür işçileriyiz. Bugün kapsamı genişletilerek uygulanmaya devam eden Covid-19 önlemleri kapsamında yapılan düzenlemeler nedeniyle çoğumuz işsiz kalmış olmakla birlikte, önlemler çerçevesinde kültür-sanat etkinliklerine yönelen kısıtlamalar nedeniyle iş yapabilmemiz de olanaksız hale getirilmiştir. Bu süreçte, şu an yanı başımızda duran restoran-kafe-bar emekçileriyle birlikte açlıkla sınamakta olduğumuz yetmez gibi, geleceğimiz de kısıtlamaları yapanların insafına terk edilmiş durumdadır. Üstelik kamuoyu yoklamasına gerek duymaksızın yapılan bu kısıtlamaların zamanı ve hudutları net olarak belirlenmediğinden, biz kültür işçileri bir belirsizlik girdabı içinde çırpınmaya terk edildik.

 

Biz kültür işçileri olarak pandeminin önlenmesi ve bu süreçte yaşattığı sancının en az hasarla atlatılması konusunda üzerimize düşeni yapmaya, gerekli olan kefareti ödemeye razıyız. Ancak yine kültür işçileri olarak farkındayız ki: Türkiye’de pandemi önlemlerinin bilinçli ve istikrarlı olarak kültür-sanat yaşamını kısıtlamaya yöneltilmiş olması asla rastlantı değildir. Sürekli “kültürel iktidar olamadık” yakınması yapan iktidarın hazırladığı önlem paketleri hususi olarak belirli türden bir yaşam tarzını hedef almaktadır. Geçtiğimiz dönem başlatılan etkinlik yasaklarının, müziğin sesini kısma telaşının ve özellikle kapatılan mekânların alkollü olmasının yegâne anlamı budur. İşte bugün de, bu yasaklar genişletilmiş olup, saat 22.00’nin ardından müzik ve sanatsal etkinlik yapılması engellenmeye başlanmıştır. Bunun kimi işletmeciler ve çalışanlar için yarattığı ekonomik buhran bir tarafa, kapsamı daraltılmak istenen kültürel üretim sürecine de verdiği hasarı tarif etmek imkânsızdır. Üstelik sanatın icra edildiği mekânlar kapatılır ya da etkinliği azaltılırken, ödemeye mecbur bırakıldıkları vergiler devam etmektedir. Hiçbir tampon oluşturmadan uygulanan yasaklarla çöküşün eşiğine gelen belirli bir işletme ağının yanı sıra, burada istihdam edilen kültür işçileri başta olmak üzere tüm emekçiler açlığa terk edilmektedir.

 

İnanıyoruz ki; bu pandemi kolektif olarak, dayanışmayla, diri tutulan bir kamusal vicdanın getirdiği sorumluluklarla atlatılması gereken bir süreçtir. Bu süreçte en çok ihtiyaç duyulan şeyleri bir araya getiren, dayanışmayı ören, kamusal sorumluluğun ve bilincin imlasını haykıran şey kültür-sanattır. Haliyle bu kısıtlamalar pandemiyi engellemek şöyle dursun, pandeminin yarattığı ekonomik ve toplumsal buhrana bir de kültürel sancıyı eklemekte, pandeminin şiddetini artırmaktadır.

 

Sanat öldürmez, sanat yaşatır! Sanat mekânla, sanat zaman ile kısıtlanamaz. Sanat hayatın ta kendisidir! Kültür-sanat işçileri olarak, etkinlikler ve etkinlik mekânları üzerindeki kısıtlamaların ivedilikle kaldırılmasını talep ediyoruz!