Salı, 30 Haziran 2026

Kubilay Yalçınkaya: Aşı siyasi rant konusu olamaz!



SES Ankara Şube Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya ile son günlerde gündeme oturan aşı konusunu çeşitli boyutlarıyla konuştuk


Alınteri: Son günlerde aşı konusu gündemde. “Geldi, geliyor” derken aşı geldi ve yapılmaya başlandı. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Kubilay Yalçınkaya: Aşı dünya genelinde Kasım Aralık ayları itibariyle uygulanmaya başlandı. Bakanlığın açıklamasında “Aralık ayında aşılama başlanacak” denmişti ama bugüne kadar sarktı. Sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı aşı. Biz SES olarak aşının güvenirliği konusunda şüphe yaratmamak, vurulmasına yönelik olumsuz algı oluşmaması için özellikle çaba sarf ettik. Bunun yanında aşıya ilişkin bilgilendirmenin şeffaf, demokratik düzeyde yapılması gerektiğini hep vurguladık. Tüm alanlarda olduğu gibi Türkiye’de de bunun siyasi rant olarak görülmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Aşıyla ilgili açıklamaların şeffaf şekilde herhangi bir kaygıdan uzak bir şekilde iktidar ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılması gerektiğini ifade ettik.

Bugün itibariyle Türkiye genelinde kızamık, boğmaca aşılarında olduğu gibi bu aşının da uygulamasına yönelik farklı düşünen, özellikle muhafazakar yapıdaki cemaatler muhakkak var. Ama mevcut covid-19 aşısına yönelik halkımızda ve sağlık emekçileri arasında olumsuz bir algı da var. Bunu aşmanın yolunun Sağlık Bakanlığı tarafından açıklamaların şeffaf bir şekilde yapılması, sürecin bu şekilde yürütmesi olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bu algı ancak bu şekilde dağıtılabilir.

Alanda da gördüğümüz sağlık emekçileri arasında çok olumsuz bakış hakim değil. Sağlık emekçileri aşılarını olmaya başladı zaten, ancak şöyle bir sıkıntı var. İktidarın da gövde gösterisi yapar gibi aşı çalışmalarını sözde teşvik etme kapsamında görüntüler vermesinden ziyada aşının güvenilirliğine ya da yaygın şekilde uygulanmasına yönelik daha şeffaf bir yönetim içinde olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak halkımız nezdinde geniş kitlelerin aşılanmaya başlanmasının, bunu kabul etmesinin ancak şeffaf şekilde yaklaşıldığında olabileceğini düşünüyoruz.

Alınteri: Cumhurbaşkanı’nın, Sağlık Bakanı’nın kendileri aşı olduktan sonra Meclis’teki parti başkanlarına aşı olmaları için çağrı yapmasını doğru buluyor musunuz?

Kubilay Yalçınkaya: Aşı şu an sağlık emekçilerine yapılma aşamasında. Sağlık emekçilerinin aşıya yönelik bir algıları mevcut. Sadece sürecin şeffaf yürütülmesiyle beraber sağlık emekçilerinin aşılanması anlamında bir çalışma yürütülebilirdi. Daha sonra geniş halk kesimine yapılma aşamasında siyasi partilerin, önderlerin aşı olmaları daha doğru olurdu. Şu an zaten toplumun geneline yönelik bir aşılama söz konusu değil. Sadece sağlık emekçilerinin aşılanması söz konusu. Bu süreçte aşının Meclis’te gurubu bulunan partilerin üyelerine ya da başkanlarına yapılmasının çok doğru olmadığını düşünüyorum.

Alınteri: Şu an sağlık emekçileri aşı olmaya başladı. Bütün sağlık emekçileri aşı olabilecek mi? Yani hasta bakıcısı, teknik elemanı, stajyerleri, temizlikçisi…

Kubilay Yalçınkaya: Covid-19 kapsamında staj görenlere kota konuldu. Kısıtlı bir şekilde stajlara öğrenci alımı başladı. Bunlar korunaklı şekilde yürütülmeye çalışılıyor. Alandaki asıl sorun şu: Sağlık hizmetlerinin tedarikçileri, paydaşları dediğimiz hizmet sunan, hala taşeron statüsünde hizmet veren, yemekhanelerde hizmet veren, belli yataklı tedaviler dışında hizmet veren, özellikle özel hastaneler, özel poliklinikler gibi bu alandaki sağlık emekçilerinin aşı olmasında sıkıntı yaşandığı bize de gelen bilgiler içinde. Bu konularda sorunları aşmak için çetrefilli bir prosedürleri var. Bu prosedürün aşı öncesinde duyurusu bile yapılmadı maalesef. Duyurulmamasından kaynaklı bu arkadaşların aşı için var olan randevu sistemlerinde isimleri yok. Bu sorunun çözümünde prosedür çabuklaştıracak, en azından en kısa sürede bu sağlık emekçilerini de aşı programına dahil edilecek şekilde uygulanmaya geçilmesi gerekiyor. Bugün özel, küçük polikliniklerdeki, kamu kurumlarındaki sağlık kabinlerine, işletmelerdeki, atölyelerdeki sağlık birimlerine kadar tüm sağlık emekçilerinin bu kapsama alınması gerekiyor.

Alınteri: Aşının gelişinde yaşanan sıkıntılar toplumda olumsuz bir algı yarattı. Bir güvensizlik yarattı. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Kubilay Yalçınkaya: Bu Sağlık Bakanlığı’nın sorunu aslında. Pandemi yönetiminde demokratik olmayan tarzdaki ısrarda, süreci sağlık emek ve meslek örgütleriyle birlikte yürütmemesinden kaynaklı… Aslında bu süreç başından beri sağlık emek ve meslek örgütleriyle birlikte şeffaf bir şekilde yürütülmüş olsaydı, verilerden-tedavilere kamuoyunun bilgisi dahilinde yürütülmüş olsaydı bugün bu sorunlar yaşanmıyor olacaktı. Sağlık Bakanı kendisiyle çelişir duruma düştü. Kasım ve Aralık aylarındaki aşıya ilişkin açıklamalarında bir tutarsızlık içinde. Bu iktidar aşı olma konusunda bile hala siyasi rant peşinde. Hala ‘milli aşı’ vurgusuyla süreci götürebileceğini düşünmekte, yurtdışında bilim insanlarının bulmuş olduğu aşıların Türkiye’de üretilmesiyle ilgili kamuoyunda hala algı oluşturma peşinde. Buradaki eksikliğinin kamuoyu önünde hiçbir şekilde tartışılmasını istemiyor, tartışanlara da linç politikası gütmeye devam ediyor.

[Sürecek]