‘80’li yılların sonundan başlayarak yaklaşık 30 yıllık bir örgütlü mücadele tarihinin temsilcisi olan Vefa Serdar’ın Karacaahmet Mezarlığı’nda düzenlenen cenaze törenine, devrimci-demokrat parti, kurum ve örgütlerin hemen hepsi temsilen katıldı.
Mezarlık girişinden Vefa’nın defnedileceği alana kadar yürüyen kitle törene devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan Vefa’nın avukatı ve yoldaşı Seher Dursun, onun ömrünü devrimci mücadeleye adadığını hatırlattı. Dursun, “Bugün bütün özellikleriyle kendisi bir devrim olan yoldaşımızı uğurluyoruz. Onu bütün yeni gelen nesillere anlatacağız” dedi.
‘Hiçbir zaman tereddüt etmedi’
Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) adına konuşan Muhammet Hizmetçi, zor günlere rağmen mücadelenin büyüyerek devam ettiğini vurguladı. Vefa Serdar ile 2012 yılında Antakya’da tanıştığını belirten Hizmetçi, “O da gençliğinde sıkı DÖB’lüydü. Yaşamının her gününü devrim düşüyle yaşıyordu. O, mücadelede veren, cezaevinde tutsak düşen, halk için ölen devrimcilerin verdikleri bedellerin bir gün karşılığını bulacağını bilerek yaşıyordu. Hiçbir zaman tereddüt etmedi. 1980’lerin sonunda tam da sosyalizmin geriye düştüğünü söyleyenlere inat, devrimin ve sosyalizmin kazanacağına inandı ve yolunu da buradan belirledi. Leninist çizgide devam etti ve ölene kadar da Leninist’ti. Vefa yoldaş bize çok şey bıraktı ve ona sözümüz devrim olacak” dedi.
‘Acıyı bal eyleyip yürümeyi devam edeceğiz’
Vefa’nın yoldaşlarından Nuran Güvenilir de konuşmasında, onun bütün ömrünü devrime adadığını hatırlatarak, bu kadar uzun soluklu mücadele içinde olanların en zor anının şu an olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: “Vefa yoldaşımız birçok yoldaşını omuz başından uğurladı ve onların hepsinin acısını yüreğinde bir bıçak yarası gibi taşıdı. Bugün biz de onu uğurluyoruz, bir parçamız onunla birlikte gidiyor. Onun taşıdığı gibi bu bıçak sızısını yüreğimizde taşıyacağız. Ve onun dediği gibi, bu sızıyı ne kadar taşısak da acıyı bal eyleyip yürümeye devam edeceğiz. Uğurlar olsun Vefa yoldaş. Sen ODTÜ’de Deniz’in yoldaşı olarak devrim meşalesini alıp bugüne kadar taşındın. Rahat uyu yoldaş o devrim meşalesi bugün ardıllarının elinde ve zafere mutlaka varacak.“
“Sağ Kolunu Devrime Verdi”
Tuner Tekin, 1995 yılında Ulucanlar ve Çanakkale Hapishanesi’nde Serdar ile beraber kaldıklarını aktararak, “19 Aralık katliamının ikinci gününün sonunda dışarıya çıkmak zorunda kaldığımızda kışlaya götürüldük. Ellerimiz arkadan kelepçeli vaziyetteydi. Vefa ile yan yandaydık. Ona döndüm ve nasıl olduğunu sordum. Kolu çok acıyordu. Koluna gaz bombası fişeği ağır yaralanmıştı. Saatlerce orada tutulduk, daha sonra o kolunu kaybetti” dedi.
Serdar’ın bugüne kadar tanıdığı en iyi satranç oyuncusu olduğunu ifade eden Tekin, “O sağ kolunu devrim mücadelesinde bıraktı” diye vurguladı. Vefa Serdar’ı anmanın en iyi yolunun verdiği mücadeleye sahip çıkmaktan geçtiğini kaydeden Tekin, “Yaşasın devrimci dayanışma!” diyerek sözlerini tamamladı.
“Onun Sevgisi Ve Mücadele Azmiyle Dimdik Duracağız”
Serdar’ın eşi Aysel Bölücek Serdar ise, eşinin kendisine en zor günlerde destek olduğunu vurgulayarak, “O bana hep iyi baktı, biz de Vefa için birbirimize daha fazla sarılacağız. O sevdiklerine ‘Seni seviyorum’ demekten hiç sakınmadı. Hiçbir zaman sevgisini sakınmadı. Biz Vefa’nın sevgisiyle ve mücadele azmiyle yine onun yolunda yürüyecek, onun gibi dimdik duracağız” dedi.
Vefa Serdar’ın yoldaşlarından Mücadele Birliği devrimci işçilerinden Yılmaz Ekşi tarafından yapıldı. Ekşi “Ben senden önce gitmeyi düşünürken seni sonsuzluğa uğurlamak çok çok zor. İyi ki seni tanıdım, iyi ki yoldaş olup birlikte mücadele ettik. Seni unutmayacak ve mücadeleni zafere ulaştıracağız. Güle güle yoldaşım” diyerek Serdar’ı uğurladı.
Vefa Serdar konuşmaların ardından marşlar, şiirler ve sloganlarla sonsuzluğa uğurlandı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!