Çarşamba, 24 Haziran 2026

‘Bütün Yolları Kapatıp Ankara’yı Açıkhava Hapishanesine Dönüştürseniz de NATO’ya Karşı Mücadelemiz Sürecek!’



NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, Kadıköy Süreyya Operası önünde yaptığı basın açıklamasıyla 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesinde estirilen ev basını ve gözaltı terörünü protesto etti


NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek 36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde devrimci, demokrat, ilerici güçlere yönelik ev baskını ve gözaltı terörünü Kadıköy Süreyya Operası önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla protesto etti.

“Gözaltılarla, tutuklamalarla, baskılarla NATO karşıtı mücadeleyi engelleyemezsiniz!” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın!”, “Emperyalistler, işbirlikçiler Efraim Elrom’u unutmayın!”, “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı.

Zirve öncesinde 12 Haziran’dan bu yana Eskişehir, İstanbul ve birçok ilde ev baskınları ve tutuklamalarla sonuçlanan gözaltıların yapıldığı hatırlatılarak, 23 Haziran sabahı da Ankara merkezli başlatılan operasyonda 200’den fazla devrimci, demokrat, ilericinin gözaltına alındığı belirtildi. Ankara’nın bir Açıkhava hapishanesine dönüştürüldüğü ve bunun da İçişleri Bakanı’nın deyimiyle “ülkenin itibarı için” yapıldığı kaydedildi.

Okunan basın açıklamasında şunlar ifade edildi:

Gözaltılar, tutuklamalar NATO düzenine karşı mücadeleyi engelleyemeyecek!

Geçen hafta İstanbul’da gerçekleştirilen ve tutuklamalarla sonuçlanan NATO operasyonlarından sonra bu sabaha karşı da ev ve kurum baskınları ile Ankara’da 200’ü aşkın anti-emperyalist, devrimci, sosyalist gözaltına alındı.

Sabaha karşı düzenlenen operasyonlar, dün akşam İçişleri Bakanlığının, “ülkenin itibarını korumak” için NATO zirvesine dönük açıkladığı Ankara’yı açık hava hapishanesine çeviren yasaklama kararından sonra geldi.

Evet, çok “itibarlı” devlet başkanları gelecek. Soykırımcı İsrail’e verdikleri desteğin itibarıyla gelecekler. İran’da 168 kız çocuğunu okullarında bombalayıp katlederek kazandıkları itibar ile gelecekler. Suriye’de Alevileri, Dürzileri, Hristiyanları katleden cihatçı çeteleri Suriye’nin başına getirerek kazandıkları itibar ile gelecekler. Venezuela’nın petrollerine çökerek kazandıkları itibar ile gelecekler. Avrupa’da, Filistin halkı ile dayanışma içinde olan insanlara onlarca yıl hapis cezası vererek kazandıkları itibar ile gelecekler. Ruanda’da geçekleştirdikleri soykırımın kazandırdığı itibar ile gelecekler. Kore’den, Vietnam’a ezilen halkların kurtuluş mücadelesine karşı yürüttükleri savaş ve katliamlarla kazandıkları itibar ile gelecekler.

Evet, NATO’nun itibarı dünya halkları nezdinde çok büyük!

Biz NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik olarak, tekrar hatırlatıyoruz!

NATO, İşçi sınıfı ve ezilen halkların kurtuluş mücadelelerini bastırmak için, sömürü ve savaş üzerine kurulmuş, kapitalist-emperyalist düzenin savaş ve iç-savaş örgütüdür!

Bizim ülkemizdeki, katliamların, darbelerin baş sorumlusudur. NATO üyesi olmak demek, bu sömürü ve savaş düzeninin bir parçası olmak demektir.

Bu toprakların devrimcilerinin tarihi, NATO düzenine karşı mücadelenin tarihidir, kesintisiz sürmektedir.

Ne tarih boyunca gerçekleştirilen katliamlar, darbeler, ne de bugün yapılan, gözaltılar, tutuklamalar bu mücadeleyi engelleyemedi, engelleyemeyecek.

NATO’nun koruduğu bu sömürü, yağma ve savaş düzeninin sahipleri, büyük bir kriz içinde yeni savaşlar, katliamlar, darbeler planlamaktadır. Ama bunun karşısında dünya çapında ve bu topraklarda, işçi-emekçilerin, ezilen halkların, kadınların ve gençlerin isyan ve direnişleri sürüyor ve sürecek. Aldığınız hiçbir önlem, toplamaya çalıştığınız hiçbir zirve bu gerçeği değiştiremeyecek!

Tarihin akışını durduramayacak, tarihin çöplüğüne gideceksiniz.

NATO’ya karşı mücadele, işçi-emekçilerin ekmeğine onuruna sahip çıkmasıdır!

NATO’ya karşı mücadele, gençliğin geleceğine sahip çıkmasıdır.

NATO’ya karşı mücadele, kadınların bedenlerinin savaş alanı olmasına izin vermemesi, özgürlüklerini savunmasıdır.

NATO’ya karşı mücadele, emekçi köylülerin toprağını, doğasını, yaşamını savunmasıdır.

Halklarımızın gerçek eşitliği, özgürlüğü NATO düzenine karşı mücadele ile savunulabilir.

Halkların Katili NATO’ya Hayır!

NATO’dan çıkılsın, emperyalist üsler kapatılsın!

7-8 Temmuz’da gerçekleştirilmesi planlanan bu zirveye karşı herkesi mücadeleye çağırıyoruz!